sıtma ile cümle

sıtma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.הנקודה היא שאם אתם רוצים לדעת אודות מלריה, הייתם שואלים מומחה למלריה.
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.الفكرة , بالطبع , إنه إذا أردت أن تعرف شيئاً عن الملاريا , فتسأل خبيراً في الملاريا .
Mesele şu, sıtma hastalığını merak ediyorsanız, sıtma hastalıkları uzmanına danışırsınız.マラリアの専門家に話を聞くでしょう 気候の問題については 気象学者に聞きます
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.Das Nil-Delta war ein Elend für die Kinder mit Durchfallerkrankungen und Malaria und vielen anderen Problemen.
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.Delta Nila je bila beda za otroke z diarejo in malarijo in veliko problemi.
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.Delta Nilu była niedolą dla dzieci z biegunkami, malarią i wieloma innymi problemami.
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.Delta Nilu byla pro děti trápením kvůli průjmovým onemocněním, malárii a spoustě dalších problémů.
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.Delta Nilului era o nenorocire pentru copiii cu boli diareice, malarie și multe alte probleme.
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.De Nijldelta was een ellende voor kinderen, met diarree en malaria en een hoop problemen.
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.El Delta del Nilo era una desdicha para los niños con diarrea y malaria y muchos otros problemas.
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.나일강 삼각주는 설사병과 말라리아, 수 많은 문제들로 아이들에게는 고통이었습니다.
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.Niilin suisto oli kurjuuden pesä lapsille, jotka kärsivät ripulista, malariasta ja monista ongelmista.
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.Nilendeltat var misär för barnen med diarrésjukdomar och malaria och en massa problem.
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.O delta do Nilo era uma miséria para as crianças, com doenças diarreicas e malária e muitos problemas.
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.Ústie Nílu bolo utrpením pre deti s hnačkami a maláriou a množstvom iných problémov.
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.Το δέλτα του Νείλου ήταν μια δυστυχία για τα παιδιά με διάρροια και ελονοσία και πολλά προβλήματα.
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.Делтата на Нил е била мизерна за деца с диария и малария и много проблеми.
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.Дельта Нила была проклятьем для детей с диареей, малярией и другими проблемами.
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.Дельта Нілу було прокляттям для дітей з діареєю, малярією та іншими проблемами.
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.הדלתא של הנילוס היה מקום נורא לילדים עם שילשולים ומלריה והרבה בעיות
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.وكانت دلتا النيل اسوء مكان للاطفال فقد كانت امراض الاسهال تفتك بهم والملاريا تسبب الكثير من المشاكل
Nil Deltası çocuklar için bir kabustu ishal yapan hastalıklar, sıtma ve diğer bir sürü sorun.下痢、マラリア、 無数の問題がありました その後、アスワンダムが作られ、家庭に電気が届きました
Önümüzdeki 4 yıl içinde 13 milyar dolar yatırım yaptığımızda, sıtma vakalarını yarıya düşürebiliriz.만약 앞으로 4년 정도 130억 달러를 투자한다면 감염율을 절반으로 떨어뜨릴 수 있습니다.
Önümüzdeki 4 yıl içinde 13 milyar dolar yatırım yaptığımızda, sıtma vakalarını yarıya düşürebiliriz.Dacă am investi 13 miliarde de dolari în următorii patru ani, am putea reduce incidenţa la jumătate.
Önümüzdeki 4 yıl içinde 13 milyar dolar yatırım yaptığımızda, sıtma vakalarını yarıya düşürebiliriz.Ha befektetnénk 13 milliárd dollárt a következő négy évben, akkor megfelezhetnénk a fertőzések számát.
Önümüzdeki 4 yıl içinde 13 milyar dolar yatırım yaptığımızda, sıtma vakalarını yarıya düşürebiliriz.Nếu ta đầu tư 13 tỉ đô trong 4 năm tiếp theo, ta có thể giảm mức ảnh hưởng xuống còn một nửa.
Önümüzdeki 4 yıl içinde 13 milyar dolar yatırım yaptığımızda, sıtma vakalarını yarıya düşürebiliriz.Se investissimo circa 13 miliardi di dollari nei prossimi 4 anni, potremmo dimezzare quell'incidenza
Önümüzdeki 4 yıl içinde 13 milyar dolar yatırım yaptığımızda, sıtma vakalarını yarıya düşürebiliriz.Якби ми інвестували близько 13 млрд доларів за наступні 4 роки, ми б знизили захворюваність вдвічі.
Önümüzdeki 4 yıl içinde 13 milyar dolar yatırım yaptığımızda, sıtma vakalarını yarıya düşürebiliriz.אם נשקיע כ-13 מיליארד דולר במשך 4 השנים הקרובות, נוכל להוריד את העלות הזאת לכחצי.
Önümüzdeki 4 yıl içinde 13 milyar dolar yatırım yaptığımızda, sıtma vakalarını yarıya düşürebiliriz.ولكن اذا قمنا باستثمار 13 مليار دولار في الاربع السنوات القادمة , فان معدل الاصابة بها سينخفض الى النصف .
Önümüzdeki 4 yıl içinde 13 milyar dolar yatırım yaptığımızda, sıtma vakalarını yarıya düşürebiliriz.罹患数を半減する事ができます 死者を50万人減らせますし もっと重要なのは
Onu sıtmayı tedavi etmesi için getirdiler ve o kolerayı getirdi.Lo llamaron para curar la peste y aportó el cólera.
Onu sıtmayı tedavi etmesi için getirdiler ve o kolerayı getirdi.On l'a appelé pour soigner la peste, il a apporté le choléra.
Örneğin, sıtmanın yaygın olduğuComme, vous savez, juste quand vous entrez dans la zone de paludisme,
Örneğin, sıtmanın yaygın olduğu다들 아시다시피, 말라리아가 성행하는
Örneğin, sıtmanın yaygın olduğu Sub-Sahara Afrika'sında.Asa cum stiti, chiar cum intrii in zona cu malarie, in Africa sub-sahariana.
Örneğin, sıtmanın yaygın olduğu Sub-Sahara Afrika'sında.Como ustedes saben, si entramos en la zona de la malaria en el África subsahariana.
Örneğin, sıtmanın yaygın olduğu Sub-Sahara Afrika'sında.Như là, giống như khi bạn đi vào vùng sốt rét, châu Phi hạ Sahara.
Örneğin, sıtmanın yaygın olduğu Sub-Sahara Afrika'sında.Per esempio nella zona malarica dell'Africa subsahariana.
Örneğin, sıtmanın yaygın olduğu Sub-Sahara Afrika'sında.Plaatsen waar je net in de malariazone zit, zoals sub-Sahara Afrika.
Örneğin, sıtmanın yaygın olduğu Sub-Sahara Afrika'sında.Właściwie, aż do granic strefy malarycznej, czyli Czarnej Afryki.
Örneğin, sıtmanın yaygın olduğu Sub-Sahara Afrika'sında.Ну, как, знаете, в зоне малярии в Африке южнее Сахары.
Örneğin, sıtmanın yaygın olduğu Sub-Sahara Afrika'sında.Сега, знаете, докато навлезете в зона на малария в суб-Сахарска Африка.
Örneğin, sıtmanın yaygın olduğuנגיד, אתם יודעים, כאשר נכנסים לאזור המלריה,
Örneğin, sıtmanın yaygın olduğuمثل, كما تعلمون, فقط الدخول فى مناطق الملاريا,
Örneğin, sıtmanın yaygın olduğuマラリア発生地域です
Pek çoğu salgın hastalıklar nedeniyle ölüyor Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.Многие умирают из-за разных пандемий, спида, малярии, бедности, из-за того, что не ходят в школу.
Pek çoğu salgın hastalıklar nedeniyle ölüyor Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.Много умират, заради всички тези видове пандемични болести, спин, малария, бедност, не ходейки на училище.
(Plasmodium; sıtma paraziti) enteresan bir hayat şekline sahip.Ça ressemble aux intrigues de séries TV.
(Plasmodium; sıtma paraziti) enteresan bir hayat şekline sahip.Het is een soort soap opera-achtige levensstijl.
(Plasmodium; sıtma paraziti) enteresan bir hayat şekline sahip.말라리아는 연속극 같은 생활방식을 가지고 있죠.
(Plasmodium; sıtma paraziti) enteresan bir hayat şekline sahip.Megvan ez a szappanoperaszerű életstílusa.
(Plasmodium; sıtma paraziti) enteresan bir hayat şekline sahip.Nó có cách sống như phim truyền hình vậy.
(Plasmodium; sıtma paraziti) enteresan bir hayat şekline sahip.Prowadzi taki telenowelowy styl życia.
(Plasmodium; sıtma paraziti) enteresan bir hayat şekline sahip. Seks yapıyorlar. Karaciğerinize sığınıyorlar.Ha questo ciclo di vita da soap-opera: fanno sesso, nidificano nel fegato, si infilano nei globuli rossi.
(Plasmodium; sıtma paraziti) enteresan bir hayat şekline sahip.Tem um estilo de vida tipo telenovela.
(Plasmodium; sıtma paraziti) enteresan bir hayat şekline sahip.Tiene un tipo de estilo de vida como de una telenovela.
(Plasmodium; sıtma paraziti) enteresan bir hayat şekline sahip.Свързана е с начин на живот като по теленовелите.
(Plasmodium; sıtma paraziti) enteresan bir hayat şekline sahip.יש לה סגנון חיים דמוי-אופרת סבון.
(Plasmodium; sıtma paraziti) enteresan bir hayat şekline sahip.له دورة حياة شبيهه بالمسلسلات.
İlgili Sayfalar