Ana içeriğe geç
Sözlük

sırt ile cümle

sırt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Hep birilerinin sırtına bindin.Always rode on somebody's back.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.It's been there for three days, and it's laying on its back.
Gerilimin en üst olduğu anda sırt kaslarınızı sıkın ve kısa bir an bekleyinAt the top contracted position, squeeze the back muscles and hold for a brief pause.
Mr. Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.Mr. Henfrey had intended to apologise and withdraw, but this anticipation reassured him.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.Our economy grew from 2000 to 2007 on the back of consumers massively overborrowing.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.I hunched my shoulder, I picked my backpack up again and I started walking.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, sırt çantamı aldım ve Wisconsin Üniversitesine gittim.I hunched my shoulder, I got my backpack and I went on to the University of Wisconsin.
Peki, sırt çantamı tekrar giydim.Well, I put on my backpack again.
Sadece ırkçı dostlarımla konuşup bütün arkadaşlarının sana sırtını çevirmesini sağlayacağımYou need to wash up, / Here, / take a step inside my shower! /
Budizm'de deriz ki, "güçlü bir sırt ve yumuşak bir ön cephe gereklidir."In Buddhism, we say, "it takes a strong back and a soft front."
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.It takes tremendous strength of the back to uphold yourself in the midst of conditions.
Kısa kollu bir tişört alarak ve sırt üstü yatırarak başlayın.Start by taking a short sleeved shirt, and lying it out on its back
Bacağım kırık, sırtımda da bir gariplik var.This is Garrison.
Telif olayının keskin bıçak sırtında olan insanlar için-Not copyright as a huge control mechanism-
Sırtı düzelmezse ne olacak?Hey! What will you do if he can't use his back anymore?
Sırtını mı yaraladın?Did you hurt your back?
Yeni yok ediciler, sırtlanlar hala hızlanmaya devam ediyor.New predators, hyenas, getting faster and faster still.
Sırtını dayayacağı birileri olursa, Prenses daha da güçsüzleşecektir.If the princess has somewhere to lean on right now, she'll weaken.
Beni her zaman terk edip sırtımdan bıçaklıyor...He's always stabbing me in the back, and abandons me...
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.It's where the coyote sat his ass down in a slingshot and he strapped himself to an Acme rocket.
"Aynanın karşısında, sırt üstü uzanacaksınız, boylu boyunca."You've got to get down there on your back, in front of a mirror, full-length preferred.
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu." Meşguldü.You're twisting your head up, arching your back, it's exhausting."
- Isabela 100 mil uzunluğundaki volkan sırtlarıyla dev bir denizatını andırır- Isabela It's shaped like a giant sea horse, almost 100 miles long with a backbone of volcanos
Yani 20'li yaşlarındaki birinin sırtını sıvazlayıpSo what do you think happens when you pat a twentysomething on the head and you say,
Daha sonra sırtınızın doğal konumunu bozmayacak şekilde eğilin ve kulpları tutunNext, lean over while keeping the natural alignment of your back and grasp the handles.
Başlangıç pozisyonu almak için sırt kaslarınızda hoş bir gerilim hissetmelsinizYou should feel a nice stretch on your lats as you hold the weight in front of you.
Seni sırtımda mı taşıyacaktım?Should I carry you on my back and run?
Kelebek aletine oturun ve sırtınızı yaslayınSit at the butterfly machine with your back flat on the pad.
Kelebek aletine oturun ve sırtınızı yaslayın Kelebek aletine oturun ve sırtınızı yaslayınAdjust the arms of the machine so there is a slight stretch when you grasp the handles.
Kelebek aletine oturun ve sırtınızı yaslayın ve dirsekleriniz hafif bükülü olmalıYour upper arms should be positioned parallel to the floor and your elbows should be slightly bent.
Hindistan'ı dolaşacağım, bir filin sırtında.I'm going to go across India on the back of an elephant.
Sırtıma bir kubbe dövmesi yapTattoo a dome on my back
Sırtınız yere paralel olduğu an Halteri yukarıdan kavrayarakOnce your torso is parallel to the floor, flare your elbows out and away from your body.
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...When you should have been blaming your Grandfather, you had been living with that terrible burden.
Sırt çantası ve seyahat için mükemmel.Perfect for backpacking and travel.
İmzaladın ama! Dost bir çamaşırcı yoldaşa sırtımı dönmem.Well, wouldn't want to turn my back on a fellow... laundry...person.
Sırtınız dik olsun ve dengenizi koruyunKeep your torso upright, and maintain balance.
Sırtına semer koyarlar onların.They put saddles on them.
Sırtlarında da bir bilgisayar çipi var ve bu böcekleri laboratuvarda uçurabiliyorlar.They have a computer chip strapped to their backs, and they can fly these creatures around the lab.
Sırt üstü uzanın ve dizleriniz bükün Sırt üstü uzanın ve dizleriniz bükünLie on your back on a mat with your knees bent and your hands to your side.
Sırt üstü uzanın ve dizleriniz bükünLift your legs and bend your knees to 90 degrees.
Sırtım bile soğuk.Even my back is cold.
Eğik bençe sırt üstü uzanın ve iki elinizle♪♪♪
Eğik bençe sırt üstü uzanın ve iki elinizle bacaklarınızı dümdüz uzatınYour legs should be fully extended with a slight bend in your knees.
Riskin bedelini ABD'li vergi ödeyen kişiler sırtlanıyor.The American taxpayer bears the risk.
Sırtlarına vurup onaylıyorlar.They pat themselves on the back.
Ve tüm zaman boyunca sizde koltuğunuzun sırt kısmına yapışmış bir şekilde olurdunuz.And the entire time you would have kind of been pasted to the back of your seat.
Eğik bir bençe sırt üstü uzanınLie back on an incline bench.
Eğik bir bençe sırt üstü uzanın Eğik bir bençe sırt üstü uzanınLift the bar from the rack and hold it straight over you with your arms locked.
Gerektiğine kendi sırtımı bile sıvazlayabiliyorum, yani kimseden bir şey istememe gerek yok.I can even pat myself on the back when necessary, all so I don't have to ask anyone for anything.
Sırtını şuna yasla.Rest your back on this.
Her zaman seni sırtında taşırdı, bizim küçük Sangmin.He carried you on his back all the time, that Sangmin.
Buna Orta-Atlantik Dağ Sırtı deniyor.This one's called the Mid-Atlantic Ridge.
Sonra yedekleri üzerinize alırsınız ve ardından ağır çantayı sırtınıza takarsınız.And then you put on your reserve, and then you put on your heavy rucksack.
O akıllı idi. Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.She had already cried while Gregor was still lying quietly on his back.
Şimdi sırtınızı yaslayıp Where The Bears Are sezon finalinin keyfini çıkarın.So, sit back, relax and enjoy the Season Finale of Where the Bears Are.
Bu hanımlar sırtlarına, O presleri onlara yalan Hag ve onlara ayı ilk öğrenirThis is the hag, when maids lie on their backs, That presses them, and learns them first to bear,
Sırtıma o 't' diğer tarafında, O, sırtıma, sırtıma!My back o' t' other side,--O, my back, my back!--
Senin sırtına nimetler ışıkları paketi; Mutluluk mahkemeler sana onu en iyi dizi;A pack of blessings lights upon thy back; Happiness courts thee in her best array;
Hor ve beggary senin sırtına asılı, dünya senin arkadaş, ne dünyanın yasası değildir:Contempt and beggary hangs upon thy back, The world is not thy friend, nor the world's law:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod