Ana içeriğe geç
Sözlük

sırt ile cümle

sırt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Sırtında bir kartal taşır.An eagle is at their backs.
Okyanus ortası sırtları genellikle okyanus derinliklerinde batıktır.Mid-ocean ridges are generally submerged deep in the ocean.
Gövdenin üçte iki gerisine doğru yer alan sırt yüzgeci kısa, küt ve üçgen şeklindedir.The dorsal fin, located about two-thirds posterior along the back, is short, blunt, and triangular.
Sazın sırtında ses çıkması için küçük bir delik bulunur.A sound hole is cut on the back side.
Hekla, okyanus ortası sırt, bir levha sınırında yer almaktadır.Hekla is located on the mid-ocean ridge, a diverging plate boundary.
Sırtı, arkası ve kuyruğu gri ve koyu kahverengi çizgilidir ve bazen paslı bir tondadır.The back, rump, and tail are streaked with gray and dark brown, sometimes with a rusty hue.
Birçoğunun bacakları çarpık ve sırtları kamburdur.Many of them also have crooked backs and legs.
Bazı bireylerde sırtta ve kanatlarda beyaz lekeler bulunur.Some individuals have white patches on the back and wings.
Sırtında 2 sıra dikeni bulundurur.He is hit twice in the back.
Dişi de erkeğe benzer ancak sırtı ve tepesi kahverengidir.Female is similar to the male; though a bit robust and paler in colors.
Sırtında ağır bir şirpençe ve güçlü çıbanlar olmuştu.A warm, strong feeling for her came up.
En çok puanı toplayan bisikletçi yeşil mayoyu sırtına geçirir.Surprisingly enough, the blind man is behind the wheel.
Altı ay boyunca sırtüstü yatakta kaldı.He had been lying dead on his bed for six years.
Yine sırt hamallığına son vererek, yerine el arabasını koydurttu.Failing this, he instead held up the passenger car.
Onun dizilerinden biri iki motor arasındaki sırt iğnelerine eklemlenmiştir.One of its arrays is mounted in the dorsal sting between the two engines.
Sırttan inen yavrular yaklaşık 6-7 ay kadar annelerinin arkasında dolaşırlar.The young birds stay on with the parents for six to seven months.
Hıçkıdık ejderhanın sırtına binmek için bir de eyer yapmıştır.He then built a shrine to the dragon.
Sırtı kemik ve plakalarla kaplıdır.Her face is covered with spots and pimples.
Sırtlar dişteki doğrusal, düz yükseltilerdir ve konumlarına göre isimlendirilirler.Ridges are any linear, flat elevations on teeth, and they are named according to their location.
Tyson Chandler kronik sırt sakatlığı nedeniyle 30 maç bile oynayamadı.Tyson Chandler was plagued by a chronic back injury, missing more than thirty games.
Bedel: Sırtındaki dövme.Bug in a Rug.
Sırt tüyleri gri renklidir.The back is printed green.
Ploter isimli bir nişancı sırtından vurarak Dimitri'yi öldürdü.An unknown figure shoots Gorman in the back.
Sulu Denizi'nde bulunan Tubbataha Sırtı, 1993'te, Dünya Mirası listesine alınmıştır.The Tubbataha Reef in the Sulu Sea was declared a World Heritage Site in 1993.
Macquarie Adası, adının adadan alan Macquarie Sırtının üzerinde bulunur.Cape Toutcher, on the west coast of Macquarie Island, is named after him.
O sırtını arkaya cekip usulca yürümekle göstermiştirki, hiç bir zaman düşman karşısından kaçmayacak.He carries his charge through so that he is never shoved back upon his runner.
Sırtı, zeytin yeşili ve gümüşidir, genellikle sarımsı bir karın göze çarpar.The back is olive-green, and the belly is silver, usually with a yellow tinge.
Avustralyan Kriketi'nin kaptanı Ricky Ponting'in sırt numarası.He is the uncle of former Australian captain Ricky Ponting.
O yarışmada 100 m sırtüstü ve 200 m bireysel karışık yarışını kazandı.There he competed in the individual 100-metre and 200-metre backstroke.
Sırt yüzgeçlerinden kuyruklarına doğru uzanan iki beyaz çizgi bulunur.There are two snow white lines running towards the dorsum.
Sırt: Düz, güçlü, sağlamdır.The back is straight, strong and firm.
Deri sırtlıların temel gıdaları denizanalarıdır, ama başka deniz bitki ve hayvanlarını da yerler.Messor capitatus main food source is seeds but they also will eat remains of plants and animals.
Düete sırtları birbirine dönük bir şekilde oturarak başlarlar.They begin the duet seated, with their backs facing each other.
Daha büyüklerine Kofona ve Sırtıkara adı verilir.The faces are then called the Re-face and Si-face.
En üstte, sırt koyu gridir.The grey opisthosoma darkens posteriorly.
Ana karıncayiyenler, yavruları sütten kesilene kadar onları sırtlarında taşır.The Cardians are kept in cards until they are summoned by Ail.
"Sanki sırtımda iki tane el!".Hand back your OBE!"
Sırt yüzgeci oldukça belirgindir.The columella is rather reflexed.
Bu videoda size bir sır vereceğim ve onun sırt kaslarını her gün aynada görebileceksiniz.Jeff Cavaliere, ATHLEANX.COM
Sırtını geriye vererek yükselmeye başlar.Narrator: When he arches his back, he gains altitude.
Sırtımda 55 kilo kilo taşıyorum.I have 55 kilos on my back.
Ekstrem hallerde birine ön taraftan vurulmuştur ve sırtları incinmiş hasar görmüştür.In extreme cases guys have been known to strike someone in the front and then it injures their back.
Sırtıma binmeyi dene.Try getting on my back.
Kollarınız vücudunuza yakın olsun ve hareketin bu bölümünde sırtınızı sıkıştırınKeep your arms close to your torso and squeeze your back at the top of the movement.
"Duruşum yüzünden. "Sırtımı hep dik tutar ve yaşlı insanların çıkardığı sesleri çıkarmam."My back is always straight, and I don't make old people's noises."
Bile olmadan, onlara sırt, ya da bir dakika gözlerinizi onları keşfetmek.You may even tread on them, or have your eyes on them for a minute, without discovering them.
Kardeşinin sırtına vuruyor, telefon çalınca cevap veriyor, el sallayarak güle güle diyor.It'll pat his brother on the shoulder, it'll answer the phone when it rings, it'll wave goodbye.
Ve 2 saat sonra, sırtları ağrı içinde kaldığında, değişmişlerdi..And in two hours, after their backs were broke, they were changed.
Sırtımda bir dokunma.Nicole:
Sonrasında, sırtlarına, bacaklarına yardım edebilirsiniz.And then you would just help even out their back, their back their
Sırtında zor görünüyordu; bir şey gerçekten bir sonucu olarak bu olur düşer.His back seemed to be hard; nothing would really happen to that as a result of the fall.
Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.She had already cried while Gregor was still lying quietly on his back.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.On his back and his sides he carted around with him dust, threads, hair, and remnants of food.
Tanrının sırtını çevirdiği adam eğer insan diyebilirseniz.A man, if you could even call him that.. Whom God himself has turned his back upon!
Tanrının sırtını döndüğü adam - adam denilirse.A man - if you could even call him that - whom God himself has turned his back upon...
"O çarpık bir sırt var," dedi."He's got a crooked back," she said.
Ve 'onu sırtında onu izler, böylece onun gibi var.And it got to like him so it follows him about an' it lets him get on its back.
Onlar farklı boyutlarda ve bazı sırtlarını mahouts veya palanquins vardı.They were of different sizes, and some had their mahouts or palanquins on their backs.
Oraya ilk olarak sırt çantam ile gitmiştim;I first went there as a backpacker;
Biz gerçekten gupide yeni bir sırt omurgası bulmakla ilgili heyecanlanırız.I have to laugh; they don't call us fish nerds for nothing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod