Ana içeriğe geç
Sözlük

sırt ile cümle

sırt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben onların sırtını kaşımam.I don't scratch their backs.
Tom, geçmişine ve ailesine sırtını döndü ve yeni bir hayata başladı.Tom turned his back on his past and his family and started a new life.
Tom sırtının ağrılı olduğunu söyledi.Tom said his back was sore.
Bir dağ sırtı eteğinde güzel bir şehirde yaşamak çok hoştur.It's very pleasant to live in a beautiful city at the foot of a mountain ridge.
Kurbağalama yüzebilirim ama sırt üstü yüzemem.I can do breaststroke but not backstroke.
Çocuklar, babanın sırtında ve o her birinize bir hediye getirdi.Children, daddy's back, and he has brought each of you a gift!
O ağlarken Tom'un sırtını okşadım.I patted Tom's back while he cried.
Tom kitaplarını sırt çantasına tıkıştırdı.Tom shoved his books into his backpack.
Bir aceleci sırtlan boynuz ısırır.A hasty hyena bites the horn.
Tom kronik sırt ağrısından muzdarip.Tom suffers from chronic back pain.
Tom ağır bir sırt çantası taşıyordu.Tom was carrying a heavy backpack.
Bunu sırt çantana koy.Put this in your backpack.
Tom sırt çantasını açtı.Tom opened his backpack.
Tom sırt çantasından bir kitap çıkardı ve okumaya başladı.Tom took a book out of his knapsack and started reading.
Tom üç kez sırtından vuruldu.Tom was shot three times in the back.
Tom iki kez sırtından bıçaklandı.Tom was stabbed twice in the back.
Tom sırt masajlarına düşkündür.Tom is fond of back massages.
Tom sırtüstü yatıyordu.Tom was lying on his back.
Tom sırtüstü uzanmıştı.Tom was lying on his back.
Ordu fazlası mağazasında bir sırt çantası aldım.I bought a backpack at the army surplus store.
Sırtım serttir.My back is stiff.
Akupunktur sırt ağrısını hafifletmeye yardımcı olabilir.Acupuncture can help relieve back pain.
Ah, sırtım.Oh, my back.
Fadil Rami'yi bir kez sırtından vurmayı başardı.Fadil managed to shoot Rami once in the back.
Önemli bir sırt ağrısı ile uğraşıyorum.I've been dealing with major back pain.
Ağrıyan bir sırtım var.I have a sore back.
Birisi sırt çantamı çaldı.Someone stole my rucksack.
Biri benim sırt çantamı çaldı.Someone stole my rucksack.
Fadıl'a sırt çeviremezdim.I wouldn't turn my back on Fadil.
Sırt ağrısını nasıl engellersiniz?How do you prevent back pain?
Sırt çantamı tut.Hold my backpack.
Sırt çantanı unuttun.You forgot your backpack.
Sırt çantanı düşürdün.You dropped your backpack.
Biri sırt çantamı çaldı.Someone stole my backpack.
Ona güvendim ve o beni sırtımdan bıçakladı.I trusted her, and she stabbed me in the back.
Leyla'nın sırtında birden fazla izmarit yarası vardı.Layla had multiple stub wounds to her back.
Bana sırtını göster.Show me your back.
Sırt çantanızı boşaltın.Empty your backpack.
Tom'un sırtında bir çantası vardı.Tom had a pack on his back.
Sami, Leyla'yı sırtından vurdu.Sami shot Layla in the back.
Bu sırt çantasını al.Take this backpack.
Yere sadece yürüyerek veya at sırtında ulaşılabilir.The place is only accessible on foot or on horseback.
Sırtımı yaslayabileceğim kimsem yok.I don't have anyone to lean on.
Tom'un sırtını dayayabileceği kimsesi yoktu.Tom didn't have anyone to lean on.
Kitaplarımı sırt çantama koydum.I put my books in my pack.
Sami, Rab'be sırtını çevirdi.Sami turned his back on the Lord.
Bunlar Tom ve Mary'nin sırt çantaları mı?Are these Tom's and Mary's bags?
Sırtım acıyor.My back is sore.
Tom sırt çantasını bir yastık olarak kullanarak ağacın altında uyudu.Tom slept under the tree, using his knapsack for a pillow.
Tom ağacın altında sırt çantasını yastık yapıp uyudu.Tom slept under the tree, using his knapsack for a pillow.
Tom'un bir sırt çantası ve bir küçük valizi var.Tom has a backpack and one small suitcase.
At sırtında gitmekten keyif almıyorum.I don't enjoy horseback riding.
Tom sırt çantasını tezgahın üzerine attı.Tom tossed his backpack on the counter.
Tom sırt çantasını masaya attı.Tom tossed his backpack on the table.
Tom sırtıma vurup beni tebrik etti.Tom patted me on the back and congratulated me.
Tom sırt çantasını masaya koydu.Tom put his backpack on the table.
Tom'un tüylü bir sırtı var.Tom has a hairy back.
Develerin sırtında kaç tane hörgüç var?How many humps do camels have on their backs?
Sırt çantan var mı?Do you have a backpack?
Sırt çantamı evde bıraktım.I left my backpack at home.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod