Ana içeriğe geç
Sözlük

sırt ile cümle

sırt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!Náčelníkovi speváckeho sboru na neginót. Vyučujúci žalm Dávidov.
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!{Načelniku godbe; na strune. Pouk Davidov.} Sliši, o Bog, molitev mojo in prošnji moji se ne skrivaj!
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!Přednímu kantoru na neginot, vyučující žalm Davidův.
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!(Przedniejszemu śpiewakowi na Neginot pieśó Dawidowa nauczająca.)
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!Til Korherren. Til Strengespil. Maskil af David Lyt, o Gud, til min Bøn, skjul dig ej for min tryglen,
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!Til sangmesteren; med strengelek; en læresalme av David.
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!Veisuunjohtajalle; kielisoittimilla; Daavidin mietevirsi.
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!למנצח בנגינת משכיל לדוד האזינה אלהים תפלתי ואל תתעלם מתחנתי׃
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!لامام المغنين على ذوات الاوتار. قصيدة لداود‎. ‎اصغ يا الله الى صلاتي ولا تتغاض عن تضرعي‎.
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!〔 大 衛 的 訓 誨 詩 、 交 與 伶 長 、 用 絲 絃 的 樂 器 。 〕 神 阿 、 求 你 留 心 聽 我 的 禱 告 . 不 要 隱 藏 不 聽 我 的 懇 求
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!〔 大衛 的 訓誨詩 、 交與 伶長 、 用絲絃 的 樂器 。 〕 神阿 、 求 你 留心 聽 我 的 禱告 . 不要 隱藏 不 聽 我 的 懇求
Farkındasın değil mi, arkamı kolladığın için, beni istediğin an sırtımdan vurabilirsin?Capisci, vero, che affidando a te la mia protezione, potresti spararmi alle spalle in qualsiasi momento?
Farkındasın değil mi, arkamı kolladığın için, beni istediğin an sırtımdan vurabilirsin?Du förstår väl att om du står bakom mig- -kan du skjuta mig i ryggen när som helst?
Farkındasın değil mi, arkamı kolladığın için, beni istediğin an sırtımdan vurabilirsin?Du forstår vel, at hvis du står bag mig, - - kan du stikke mig i ryggen når som helst?
Farkındasın değil mi, arkamı kolladığın için, beni istediğin an sırtımdan vurabilirsin?Entende que, ao proteger-me, pode alvejar-me a qualquer altura?
Farkındasın değil mi, arkamı kolladığın için, beni istediğin an sırtımdan vurabilirsin?Rozumiesz chyba, że mając na oku moje plecy, możesz w każdej chwili do nich strzelić?
Farkındasın değil mi, arkamı kolladığın için, beni istediğin an sırtımdan vurabilirsin?Supongo que entiendes que al poner mi vida en tus manos puedes acabar con ella cuando quieras, ¿verdad?
Farkındasın değil mi, arkamı kolladığın için, beni istediğin an sırtımdan vurabilirsin?Ymmärräthän, että koska käännän selkäni sinulle- -voit ampua minut takaapäin?
Farkındasın değil mi, arkamı kolladığın için, beni istediğin an sırtımdan vurabilirsin?Καταλαβαίνεις ότι αφού σου εκθέτω τα νώτα μου, μπορείς να με πυροβολήσεις πισώπλατα.
Fransa'da bir adam bir metrelik bir kanat yaptı ve sırtına taktı.Di Perancis, seorang pria membuat sayap sepanjang 3 kaki dan mengikatnya di punggungnya
Fransa'da bir adam bir metrelik bir kanat yaptı ve sırtına taktı.Y cuando volvió estaba recto de nuevo
Fransa'da bir adam bir metrelik bir kanat yaptı ve sırtına taktı.Във Франция един човек направил еднометрови крила и ги прикрепил на гърба си.
Gerçekten beni sırtına almaya mı çalışıyorsun yani?A hátadon cipelsz?
Gerçekten beni sırtına almaya mı çalışıyorsun yani?Vous me portez sur votre dos ?
Gerektiğine kendi sırtımı bile sıvazlayabiliyorum, yani kimseden bir şey istememe gerek yok.E tutto per non dover chiedere niente a nessuno.
Gerektiğine kendi sırtımı bile sıvazlayabiliyorum, yani kimseden bir şey istememe gerek yok.필요하다면 내 스스로 어깨를 두드리며 격려해줄 수도 있어요 다 누구에게도 물어보지 않고 혼자 배운 거예요
Gerektiğine kendi sırtımı bile sıvazlayabiliyorum, yani kimseden bir şey istememe gerek yok.Wszystko by nikogo nie prosić o pomoc.
Gerektiğine kendi sırtımı bile sıvazlayabiliyorum, yani kimseden bir şey istememe gerek yok.Zelfs een schouderklopje kan ik mezelf geven, zodat ik niemand iets hoef te vragen.
Gerektiğine kendi sırtımı bile sıvazlayabiliyorum, yani kimseden bir şey istememe gerek yok.И всё это ради того, чтобы никого ни о чём не просить.
Gerektiğine kendi sırtımı bile sıvazlayabiliyorum, yani kimseden bir şey istememe gerek yok."אני אפילו טופח לעצמי על השכם כשצריך. "וכל זה כדי שלא אצטרך לבקש שום דבר מאיש.
Gerektiğine kendi sırtımı bile sıvazlayabiliyorum, yani kimseden bir şey istememe gerek yok.أستطيعُ أيضاً أن أربّت على نفسي إذا احتجت ، كل ذلك كي لا أطلب أيّ شيءٍ من أي شخص.
Gerektiğine kendi sırtımı bile sıvazlayabiliyorum, yani kimseden bir şey istememe gerek yok.そうすれば 誰にも頼らないで済むから そんな僕に必要なのは愛とリスペクトだけだ
Git, maymunun sırtına atla, evine git, dinlen, insanların da başına bela açılmasın, olmaz mı?Hopa sus în spatele maimuţei, te întorci liniştită şi gata, doar plăteşti transportul.
Git, maymunun sırtına atla, evine git, dinlen, insanların da başına bela açılmasın, olmaz mı?Hoppa upp på apan, återvänd, ta det lugnt. Rädda hundratals liv!
Git, maymunun sırtına atla, evine git, dinlen, insanların da başına bela açılmasın, olmaz mı?Nhảy lên lưng khỉ, quay về, nghỉ ngơi, mọi người đều vui. OK?
Git, maymunun sırtına atla, evine git, dinlen, insanların da başına bela açılmasın, olmaz mı?Pattanj a majom hátára, menj vissza, lazulj be, és mindenki hepi lesz.
Git, maymunun sırtına atla, evine git, dinlen, insanların da başına bela açılmasın, olmaz mı?Salta para as costas do macaco! Volta! Chill Out!
Git, maymunun sırtına atla, evine git, dinlen, insanların da başına bela açılmasın, olmaz mı?Sauter sur le dos du singe, revenir en arrière, se détendre. Des centaines s'en porteraient mieux.
Git, maymunun sırtına atla, evine git, dinlen, insanların da başına bela açılmasın, olmaz mı?Skoč zpátky na opičích zádech, jdi zpátky, vychladni, stovka ti bude stačit. Jo?
Git, maymunun sırtına atla, evine git, dinlen, insanların da başına bela açılmasın, olmaz mı?Spring auf den Rücken des Affen, geh zurück, beruhige idch. Hunderten würde es besser gehen, OK?
Git, maymunun sırtına atla, evine git, dinlen, insanların da başına bela açılmasın, olmaz mı?Súbete a la espalda del mono, vuelve, relájate, y con cien estará bien ¿de acuerdo?
Git, maymunun sırtına atla, evine git, dinlen, insanların da başına bela açılmasın, olmaz mı?Wskakuj na plecy małpy, wracaj do domu, nikomu nic się nie stanie.
Git, maymunun sırtına atla, evine git, dinlen, insanların da başına bela açılmasın, olmaz mı?Скочи на гърба на маймуната, върни се обратно, успокой се, стотици ще бъдат наред. Окей?
Git, maymunun sırtına atla, evine git, dinlen, insanların da başına bela açılmasın, olmaz mı?信用してなかったとか?
Greed! Neden babana sırt çeviriyorsun?!Greed, dlaczego odwracasz się od swojego ojca?
Greed! Neden babana sırt çeviriyorsun?!Greed, miksi käännyt isääsi vastaan?
Greed! Neden babana sırt çeviriyorsun?!Hvorfor vender du dig mod din far, Greed?
Greed! Neden babana sırt çeviriyorsun?!Varför vänder du dig mot din far, Greed?
Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.Cô đã khóc trong khi Gregor vẫn còn nằm lặng lẽ trên lưng.
Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.Dia sudah menangis ketika Gregor masih berbaring tenang di punggungnya.
Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.Ea a avut deja plâns în timp ce Gregor era încă culcat liniştit pe spate.
Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.Ela já havia chorado quando Gregor estava ainda deitado tranquilamente nas suas costas.
Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.Ella ya había llorado mientras Gregor todavía estaba tumbado tranquilamente en su espalda.
Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.Elle avait déjà pleuré tandis que Gregor était encore couché tranquillement sur son dos.
Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.Hän oli jo itkenyt kun Gregor oli vielä makasi hiljaa selällään.
Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.Hon hade redan grät medan Gregor fortfarande låg stilla på rygg.
Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.Hun havde allerede grædt, mens Gregor stadig lå stille på ryggen.
Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.Imela je že jokala, medtem ko je bil Gregor še vedno leži na hrbtu tiho.
Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.그레고르가 계속 그의 등에 가만히 누워있는 동안 그녀는 이미 울고 있었다.
Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.Lei aveva già pianto mentre Gregor era ancora tranquillamente sdraiato sulla schiena.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod