Ana içeriğe geç
Sözlük

sırt ile cümle

sırt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.نما اقتصادنا من 2000 إلى 2007 على خلفية أن المستهلكين يتسلفون على نطاق واسع.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.消費者がとてつもない過剰債務を 負うことで成しえました 今度はその債務を 返済しなければならないため
Ekstrem hallerde birine ön taraftan vurulmuştur ve sırtları incinmiş hasar görmüştür.Em casos extremos, eles foram conhecidos para atacar alguém na frente e, em seguida,
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Byltě zajisté Elam pochytil toul s vozy lidu vojenského, a Kir ukázal pavézu.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Denn Elam fährt daher mit Köcher, Wagen, Leuten und Reitern, und Kir glänzt daher mit Schilden.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Eelam nosti viinen, tullen vaunuineen, väkineen ja ratsumiehineen, ja Kiir paljasti kilven.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Ê - lam đeo giỏ tên , có xe binh_lính kỵ đi theo , và Ki-rơ để trần cái thuẫn ,
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Ê-lam đeo giỏ tên, có xe binh lính kỵ đi theo, và Ki-rơ để trần cái thuẫn,
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Élám fölvette a tegezt, és [jõ] szekeren emberekkel és lovagokkal, és Kir paizst meztelenít.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elam hade fattat kogret, vagnskämpar och ryttare följde honom; Kir hade blottat skölden.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elam ha tomado la aljaba; Siria ha irrumpido con carros; Quir ha desnudado el escudo
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elam løftede Koggeret, Aram satte sig til Hest, Kir tog Skjoldene ud;
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Élam porte le carquois; Des chars de combattants, des cavaliers, s`avancent; Kir met à nu le bouclier.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elam też wziął sajdak z wozami ludu wojennego, a Kir okazał tarczę swoję.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elamul poartă tolba cu săgeţi; cară de luptători, de călăreţi înaintează; Chirul desveleşte scutul.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Élam zodvihne túl dohrmiac na vozoch, obsadených ľuďmi, jazdcami, a Kír obnažil štít.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Elão tomou a aljava, juntamente com carros e cavaleiros, e Quir descobriu os escudos.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Gli Elamiti hanno preso la faretra; gli Aramei montano i cavalli, Kir ha tolto il fodero allo scudo
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.In Elam nosi tul, pelje zasedene vozove in konjike, in Kir odkriva ščit.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.엘람 사람은 전통을 졌고 병거탄 자와 마병이 함께 하였고 기르 사람은 방패를 들어 내었으니
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.Και ο Ελαμ ελαβε την φαρετραν με αμαξας ανδρων και ιππεις, και ο Κιρ εξεσκεπασε την ασπιδα.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.И Елам взе тула, С полкове войници и конници, И Кир откри щита.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.И Елам несет колчан; люди на колесницах и всадники, и Киробнажает щит.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.ועילם נשא אשפה ברכב אדם פרשים וקיר ערה מגן׃
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.فعيلام قد حملت الجعبة بمركبات رجال فرسان. وقير قد كشفت المجن.
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.以 攔 帶 著 箭 袋 、 還 有 坐 戰 車 的 和 馬 兵 、 吉 珥 揭 開 盾 牌
Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı.以 攔帶 著 箭袋 、 還有 坐戰車 的 和 馬兵 、 吉珥 揭開 盾牌
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››Azután kezemet elveszem rólad, és hátulról meglátsz engemet, de orczámat nem láthatod.
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››Daarna zal Ik mijn hand weghalen en zult u Mij van achteren zien. Mijn gezicht zult u nooit zien."
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››Depois, quando eu tirar a mão, me verás pelas costas; porém a minha face não se verá.
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››Después apartaré mi mano, y verás mis espaldas. Pero mi rostro no será visto
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››Et lorsque je retournerai ma main, tu me verras par derrière, mais ma face ne pourra pas être vue.
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››Iar cînd Îmi voi trage mîna la o parte dela tine, Mă vei vedea pe dinapoi; dar Faţa Mea nu se poate vedea.``
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››손을 거두리니 네가 내 등을 볼 것이요 얼굴은 보지 못하리라
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››Poi toglierò la mano e vedrai le mie spalle, ma il mio volto non lo si può vedere»
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››Potem odejmę dłoó moję, i ujrzysz tył mój; ale twarz moja nie będzie widziana.
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››Potem odmaknem roko svojo, in videl me boš odzadaj, a obličja mojega ne bode videti.
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››Potom odejmu ruku svou, i uzříš hřbet můj, ale tvář má nebude spatřína.
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››Potom odnímem svoju ruku, a vtedy uvidíš môj zad, ale moja tvár sa nemôže vidieť.
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››Så tager jeg min Hånd bort, og da kan du se mig bagfra; men mit Åsyn kan ingen skue!"
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››så vil jeg ta min hånd bort; da kan du se mig bakfra, men mitt åsyn kan ingen se.
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››Sedan skall jag taga bort min hand, och då skall du få se mig på ryggen; men mitt ansikte kan ingen se.»
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››Ta sẽ rút tay lại , và ngươi thấy phía sau ta ; nhưng thấy mặt ta chẳng được .
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››Ta sẽ rút tay lại, và ngươi thấy phía sau ta; nhưng thấy mặt ta chẳng được.
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››Und wenn ich meine Hand von dir tue, wirst du mir hintennach sehen; aber mein Angesicht kann man nicht sehen.
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››και θελω σηκωσει την χειρα μου και θελεις ιδει τα οπισω μου το δε προσωπον μου δεν θελεις ιδει.
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››и когда сниму руку Мою, ты увидишь Меня сзади, а лице Мое не будет видимо.
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››после ще дигна ръката Си, и ще Ме видиш изотдире; но Лицето Ми няма да се види.
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››והסרתי את כפי וראית את אחרי ופני לא יראו׃
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››ثم ارفع يدي فتنظر ورائي. واما وجهي فلا يرى
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››然 後 我 要 將 我 的 手 收 回 、 你 就 得 見 我 的 背 、 卻 不 得 見 我 的 面
Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.››然後 我 要 將 我 的 手 收回 、 你 就 得 見 我 的 背 、 卻不得見 我 的 面
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!1. 하나님이여 내 기도에 귀를 기울이시고 내가 간구할 때에 숨지 마소서
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!Al maestro del coro. Per strumenti a corda. Maskil. Di Davide
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!Az éneklõmesternek, hangszerekkel; Dávid tanítása.
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!Dá ouvidos, ó Deus, � minha oração, e não te escondas da minha súplica.
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!Een leerzaam gedicht van David voor de koordirigent. Te begeleiden door een snaarinstrument.
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!För sångmästaren, med strängaspel; en sång av David.
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!Lạy Ðức Chúa Trời, xin hãy lắng tôi nghe lời cầu nguyện tôi, Chớ ẩn mặt Chúa cho khỏi nghe lời nài xin tôi.
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!Lạy_Ðức_Chúa_Trời , xin hãy lắng tôi nghe lời cầu_nguyện tôi , Chớ ẩn mặt Chúa cho khỏi nghe lời nài_xin tôi .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod