Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Căci fărădelegile mele se ridică deasupra capului meu; ca o povară grea, sînt prea grele pentru mine.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Denn meine Sünden gehen über mein Haupt; wie eine schwere Last sind sie mir zu schwer geworden.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Det er intet friskt i mitt kjød for din vredes skyld, det er ingen fred i mine ben for min synds skyld.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Det finnes intet helt på min kropp för din vredes skull, intet helbrägda i mina ben för min synds skull.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Door Uw toorn ben ik ziek geworden; door mijn zonde heb ik mijn gezondheid verloren.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Ei ole lihassani tervettä paikkaa sinun vihastuksesi tähden eikä luissani rauhaa minun syntieni tähden.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.내 죄악이 내 머리에 넘쳐서 무거운 짐 같으니 감당할 수 없나이다
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Nic není celého v těle mém pro tvou hněvivost, nemají pokoje kosti mé pro hřích můj.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Niemasz nic całego w ciele mojem dla rozgniewania twego; niemasz odpoczynku kościom moim dla grzechu mojego.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Nieto ničoho celého na mojom tele pre tvoje žehranie, niet pokoja v mojich kostiach pre môj hriech.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Nincs épség testemben a te haragodtól; nincs békesség csontjaimban vétkeim miatt.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Per il tuo sdegno non c'è in me nulla di sano, nulla è intatto nelle mie ossa per i miei peccati
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Pois já as minhas iniqüidades submergem a minha cabeça; como carga pesada excedem as minhas forças.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Porque mis iniquidades han sobrepasado mi cabeza; como carga pesada me agobian
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.thi over mit Hoved skyller min Brøde som en tyngende Byrde, for tung for mig.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Vì sự gian ác tôi vượt qua đầu tôi; Nó nặng quá cho tôi, khác nào một gánh nặng.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Vì sự gian_ác tôi vượt qua đầu tôi ; Nó nặng quá cho tôi , khác_nào một gánh nặng .
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Zakaj krivice moje mi presezajo glavo, kakor težko breme me tlačijo, pretežke so zame.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Διοτι αι ανομιαι μου υπερεβησαν την κεφαλην μου ως φορτιον βαρυ υπερεβαρυναν επ' εμε.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.Защото беззаконията ми превишиха главата ми; Като тежък товар натегнаха на мене.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.כי עונתי עברו ראשי כמשא כבד יכבדו ממני׃
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.لان آثامي قد طمت فوق راسي. كحمل ثقيل اثقل مما احتمل.
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.我 的 罪 孽 高 過 我 的 頭 、 如 同 重 擔 叫 我 擔 當 不 起
Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.我的 罪孽 高 過 我 的 頭 、 如同 重 擔 叫 我 擔當 不起
Çürük elma, sırtına ve iltihaplı çevresi tamamen kapalı beyaz tozla, o pek fark ettim.A rohadt alma a hátán és a gyulladásos környékén, teljes mértékben fedezett fehér por, alig vette észre.
Çürük elma, sırtına ve iltihaplı çevresi tamamen kapalı beyaz tozla, o pek fark ettim.Det ruttna äpplet i ryggen och det inflammerade omgivningar, helt täckt med vitt damm, märkte han knappast.
Çürük elma, sırtına ve iltihaplı çevresi tamamen kapalı beyaz tozla, o pek fark ettim.Gnilo jabolko v hrbtu in vneto okolici, v celoti pokrita z belim prahom, se je komaj opazil.
Çürük elma, sırtına ve iltihaplı çevresi tamamen kapalı beyaz tozla, o pek fark ettim.그의 뒤로하고 염증이 주변에있는 썩은 사과가 완전히 적용
Çürük elma, sırtına ve iltihaplı çevresi tamamen kapalı beyaz tozla, o pek fark ettim.그의 뒤로하고 염증이 주변에있는 썩은 사과가 완전히 적용 하얀 먼지와 함께, 그는 거의 발견하지 않습니다. 그는 깊은 감정으로 그의 가족을 기억
Çürük elma, sırtına ve iltihaplı çevresi tamamen kapalı beyaz tozla, o pek fark ettim.Lembrou-se de sua família com profundos sentimentos do amor.
Çürük elma, sırtına ve iltihaplı çevresi tamamen kapalı beyaz tozla, o pek fark ettim.Mätä omena selässään ja tulehtunut ympäröivä alue, peittyy kokonaan valkoinen pöly, hän tuskin huomasi.
Çürük elma, sırtına ve iltihaplı çevresi tamamen kapalı beyaz tozla, o pek fark ettim.Shnilé jablko v zádech i zanícené okolí, zcela pokryta s bílým prachem, sotva všiml.
Çürük elma, sırtına ve iltihaplı çevresi tamamen kapalı beyaz tozla, o pek fark ettim.Zgniłe jabłko w plecach i stan zapalny okolicy, w całości pokryte z białego pyłu, ledwie zauważony.
Çürük elma, sırtına ve iltihaplı çevresi tamamen kapalı beyaz tozla, o pek fark ettim.Zhnité jablko v chrbte aj zapálené okolí, úplne pokrytá s bielym prachom, sotva všimol.
Çürük elma, sırtına ve iltihaplı çevresi tamamen kapalı beyaz tozla, o pek fark ettim.Гнила ябълка в гърба си и възпалени околностите, изцяло покрито с бял прах, той едва ли забелязали.
Çürük elma, sırtına ve iltihaplı çevresi tamamen kapalı beyaz tozla, o pek fark ettim.Гниле яблуко в спині і запаленої околицях, суцільно вкриті з білого пилу, він майже не помітив.
Çürük elma, sırtına ve iltihaplı çevresi tamamen kapalı beyaz tozla, o pek fark ettim.תפוח רקוב בגבו והסביבה מודלק, מכוסה כולה
Çürük elma, sırtına ve iltihaplı çevresi tamamen kapalı beyaz tozla, o pek fark ettim.תפוח רקוב בגבו והסביבה מודלק, מכוסה כולה אבק לבן, הוא בקושי שם לב. הוא זכר את משפחתו עם רגשות עמוקים
Çürük elma, sırtına ve iltihaplı çevresi tamamen kapalı beyaz tozla, o pek fark ettim.التفاحة الفاسدة في ظهره والمنطقة المحيطة بها ملتهبة ، غطى تماما
Çürük elma, sırtına ve iltihaplı çevresi tamamen kapalı beyaz tozla, o pek fark ettim.白い塵で、彼はほとんど気づいていない。彼は、深い感情と彼の家族を思い出した
Çürük elma, sırtına ve iltihaplı çevresi tamamen kapalı beyaz tozla, o pek fark ettim.白い塵で、彼はほとんど気づいていない。彼は、深い感情と彼の家族を思い出した 愛の。
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Terwijl je je opa de schuld zou moeten geven, leefde jij met die vreselijke last.
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Alors que tu aurais dû blâmer ton grand-père, tu as vécu avec ce terrible fardeau.
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Daca vrei sa dai vina pe bunicul tau , poate te vei simti mai bine.
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Kiedy powinieneś winić swojego dziadka, ty żyłeś ze strasznym znamieniem.
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...할애비를 탓해도 모자를 판에 니가 그 멍에를 짊어지고 살라니
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Kun sinun olisi pitänyt syyttää isoisääsi, sinä elit hirveän taakan kanssa.
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Mentre avresti dovuto incolpare tuo nonno, sei andato avanti a vivere con un terribile peso...
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Míg a nagyapádat kellett volna hibáztatnod,<br /><br />ezzel a szörnyű teherrel éltél együtt.
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Trong khi cháu nên trách tội người ông này, cháu đã phải sống với cái gánh nặng khủng khiếp đó.
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...Όταν έπρεπε να κατηγορείς τον Παππού σου,<br /><br />εσύ ζούσες με ένα τέτοιο βάρος.
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...في الوقت الذي كان عليك فيه إلقاء اللّوم على جدّك, كنت تعيش حاملا عبءا رهيبا
Dedeni suçlarken, sırtında büyük bir yükle yaşıyordun...今 たとえ死んでも
DH: Sırt sırta. BF:BF: どうもありがとう これでおしまいです
DH: Sırt sırta.DH: aan rug.
DH: Sırt sırta.DH: ...di schiena.
DH: Sırt sırta.DH: dos à dos.
DH: Sırt sırta.DH: hacia atrás.
DH: Sırt sırta.DH : 뒤로요.
DH: Sırt sırta.Spate în spate.