Ana içeriğe geç
Sözlük

sırt ile cümle

sırt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Kojot si sedne do praku a má raketu na zádech.
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Prærieulven sad i en slangebøsse - - og spændte sig fast til en raket.
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Prärievargen satte sig i en slangbåge... ...och spände fast sig i en Acmeraket.
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Takrat se kojot ujame v past, ki jo je pripravil za ptiča. Gre za to?
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Willy Coyote che si lega ad un missile e si schianta contro la roccia. Č quello che dobbiamo fare noi?
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Το Κογιότε κάθεται στη σφεντόνα και δένεται στον πύραυλο ACME.
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Уили Койота ляга в ракетата и го пристягат с ремъци.
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Уили Койота ляга в ракетата и го пристягат с ремъци. И с нас ли тъй ще направите?
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.?ראית את גרייס
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.عندما وقع الذئب البرى فى المصيدة وربط نفسه بالصاروخ
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Estamos al límite durante gran parte del tiempo.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Estamos no limite durante uma grande parte do tempo.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Hầu hết thời gian chúng tôi đều phải đối diện với hiểm nguy.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Ingerültek vagyunk az idő nagyrészében.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.하지만 우린 많은 시간을 내 줄 정도로 정말 이 일에 미친거죠.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Nous sommes en position périlleuse une majeure partie du temps.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Sme na hrane veľmi často.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Suntem stresaţi o mare parte din timp.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Viviamo al limite per la maggior parte del tempo
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.We leven aan de rand van de afgrond voor een groot deel van de tijd.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Większość czasu żyjemy na krawędzi.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Wir gehen an unsere Grenzen die meiste Zeit.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Φτάνουνε στα όρια μας τις περισσότερες φορές.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Живеем на ръба през по-голяма част от времето.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Ми були на межі практично більшу половину часу.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.Мы на грани большую часть времени.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.ואנחנו חיים על הקצה חלק גדול מהזמן.
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.وان نعيش على الحافة .. جُل اوقات حياتنا ..
Çoğu zaman... ...bıçak sırtında gibiyiz.ギリギリの状態です 私たちは10年間
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.Borzasztóan erős hátra van szükségünk, hogy a körülmények közepette tartani tudjuk magunkat.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.Chúng ta cần có một sức mạnh to lớn phía sau để có thể giữ chúng ta vững vàng trước mọi hoàn cảnh.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.Ci vuole una forza tremenda nella schiena per rimanere in equilibrio in mezzo al caos.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.É preciso ter uma força enorme por detrás, para permanecer firme no meio de condições.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.Il faut une force du dos formidable pour vous soutenir dans toutes les conditions.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.Je hebt een heel sterke rug nodig om stand te houden te midden van de omstandigheden.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.Kita memerlukan punggung yang sangat kuat untuk menegakkan tubuh kita di tengah kondisi-kondisi ini.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.그런 상황의 한 가운데서 자신을 지탱하는데에는 엄청나게 강한 힘이 필요합니다
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.Man braucht eine unglaubliche Stärke im Rücken, um inmitten von Umweltbedingungen beieinander zu bleiben.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.Se necesita de una gran fortaleza en la espalda para sostenernos en medio de la adversidad.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.Trebuie să ai un spate extrem de puternic ca să te susţii pe tine însuţi în mijlocul intemperiilor.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.Vyžaduje to velmi sílnou páteř stát vzpříma ve vřavě okolností.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.Wymaga ogromnej siły pleców, by utrzymać się w trudnych warunkach.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.Χρειάζεται τρομερή δύναμη στην πλάτη για να κρατηθείς εν μέσω των καταστάσεων.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.Для сохранения выдержки в сложных ситуациях необходим крепкий внутренний стержень.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.Нужна е невероятната сила на гърба, за да стоите изправени, когато е трудно.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.Треба мати дуже надійний тил, щоб вистояти у важких умовах.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.צריך כוח עצום מהגב בכדי להחזיק את עצמך באמצע תהליך.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.انك تحتاج قواعد قوية وصلبة لكي تصمد امام اعتى الظروف
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.確固とした強さを必要とします。 心の平静です。
Çok mu kötü? Bacağım kırık, sırtımda da bir gariplik var.-Am piciorul rupt... ...şi mă cam doare spatele.
Çok mu kötü? Bacağım kırık, sırtımda da bir gariplik var.Jeg trækker ham ud.
Çok mu kötü? Bacağım kırık, sırtımda da bir gariplik var.Mereka tahu apa yang mereka minta.
Compartir sırtlarından vurduAz Országos Sportegészségügyi van bejött
Compartir sırtlarından vurducompartir으로 그 죄값을
Compartir sırtlarından vurduהכה חזרה עם compartir
Compartir sırtlarından vurduردوا مع compartir
Compartir sırtlarından vurdu教授カールスウィッシャーは、イベントを目撃
Çünkü Afrika'da birey genellikle sırtında bir sürü insanı taşır.Car generalement en Afrique L'individu supporte beaucoup de personnes sur son dos
Çünkü Afrika'da birey genellikle sırtında bir sürü insanı taşır.Denn normalerweise trägt eine Person in Afrika eine Menge Menschen im Gepäck.
Çünkü Afrika'da birey genellikle sırtında bir sürü insanı taşır.왜냐하면 아프리카에서는 한 사람을 통해 여러 사람들에게 혜택이 돌아가곤 하니까요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod