Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Так что я сделала носимую стену, которую можно носить как рюкзак.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.אז יצרתי קיר לביש שיכולתי ללבוש בתור תיק גב.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.لذا قمت بعمل جدار ملبوس بحيث أتمكن من إرتداؤه كحقيبة الظهر.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.背負える壁を作りました これを背負えば なんとなく
Cape Cod Körfezi'nin balina sırtında baştan başa geçilebileceğini yazmışlardı.케이프 코드 만을 가로질러 걸을 수 있었다는 기록을 본 적이 있는데요.
Cape Cod Körfezi'nin balina sırtında baştan başa geçilebileceğini yazmışlardı.כתבו שיכולת ללכת לאורך מפרץ קייפ קוד על גבם של הלווייתנים הבלניים.
Cape Cod Körfezi'nin balina sırtında baştan başa geçilebileceğini yazmışlardı.كتبوا انه يمكنهم السير عبر خليج كيب كود على ظهور الحيتان الحق.
Cape Cod Körfezi'nin balina sırtında baştan başa geçilebileceğini yazmışlardı.ケープコッド湾を渡れたと聞いたことがあります。 今日、そのような光景を見る事は叶いませんが
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Ele arranca do seu corpo a flecha, que sai resplandecente do seu fel; terrores vêm sobre ele.
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.en Kni kommer ud af hans Ryg, et lynende Stål af hans Galde; over ham falder Rædsler,
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.gli uscirà il dardo dalla schiena, una spada lucente dal fegato. Lo assaliranno i terrori
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Ia kena panah, sehingga luka; ujung panah yang berkilat menembus tubuhnya, maka ketakutan meliputi hatinya
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Îşi smulge din trup săgeata, care schinteie la ieşirea din fierea lui, şi îl apucă spaimele morţii.
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Izdere pšico, in pride ven iz telesa njegovega, svetlo jeklo iz žolči njegove, strahote ga objamejo.
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Kihúzza és az kijön a testébõl és kivillan az epéjébõl; rettegés támad felette.
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.몸에서 그 살을 빼어 낸즉 번쩍번쩍하는 촉이 그 쓸개에서 나오고 큰 두려움이 그에게 임하느니라
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.kun hän vetää ulos selästään nuolen, käy hänen sappensa lävitse miekan salama. Kauhut valtaavat hänet,
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Nó nhổ tên ra khỏi thân nó , Mũi gươm bóng ngời rút ra khỏi gan nó ; Các sự kinh khiếp hãm áp nó .
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Nó nhổ tên ra khỏi thân nó, Mũi gươm bóng ngời rút ra khỏi gan nó; Các sự kinh khiếp hãm áp nó.
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Saldrá una flecha por su espalda; y la punta resplandeciente, por su hiel. Los horrores vendrán sobre él
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Vytasí meč, ale vyjde z jeho vlastného tela, a lesklá oceľ vyjde z jeho žlči, kým budú na ňom hrôzy smrti.
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.Той я изтръгва, и тя излиза из тялото му, Да! лъскавият й връх излиза из жлъчката му; Ужаси го обземат.
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.שלף ויצא מגוה וברק ממררתו יהלך עליו אמים׃
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.جذبه فخرج من بطنه والبارق من مرارته مرق. عليه رعوب.
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.他 把 箭 一 抽 、 就 從 他 身 上 出 來 . 發 光 的 箭 頭 、 從 他 膽 中 出 來 . 有 驚 惶 臨 在 他 身 上
Çekilince ok sırtından, Parıldayan ucu ödünden çıkacak, Dehşet çökecek üzerine.他 把 箭 一 抽 、 就 從 他 身上 出來.發光 的 箭頭 、 從 他 膽中 出來 . 有 驚惶臨 在 他 身上
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››(128:3) На хребте моем орали оратаи, проводили длинные борозды свои.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Các nông phu cày trên lưng tôi, Xẻ đường cày mình dài theo trên đó.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Các nông_phu cày trên lưng tôi , Xẻ đường cày mình dài theo trên đó .
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Des laboureurs ont labouré mon dos, Ils y ont tracé de longs sillons.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Die Pflüger haben auf meinen Rücken geackert und ihre Furchen lang gezogen.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››밭 가는 자가 내 등에 갈아 그 고랑을 길게 지었도다
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Kyntäjät ovat minun selkääni kyntäneet ja vetäneet pitkät vaot.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Los aradores araron sobre mis espaldas; hicieron largos sus surcos
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››mereka membuat luka-luka dalam di punggungku, seperti pembajak membuat alur-alur panjang di ladang
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Min rygg har plogmenn pløid, de har gjort sine furer lange.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Oráči orali po mojom chrbte a vyháňali dlhé brázdy.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Os lavradores araram sobre as minhas costas; compridos fizeram os seus sulcos.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››På min rygg hava plöjare plöjt och dragit upp långa fåror.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Plovmænd pløjed min Ryg, trak lange Furer;
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››plugarii au arat pe spinarea mea, au tras brazde lungi pe ea.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Po grzbiecie moim orali oracze, i długie przeganiali brózdy swoje.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Po hřbetě mém orali oráči, a dlouhé proháněli brázdy své.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Po hrbtu so mi orali orači, dolge so rezali brazde svoje.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Sul mio dorso hanno arato gli aratori, hanno fatto lunghi solchi
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Szántók szántottak hátamon, hosszúra nyujtották barázdáikat.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Zij hebben ons onderdrukt en zelfs gemarteld.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Οι γεωργοι ηροτριασαν επι των νωτων μου εσυραν μακρα τα αυλακια αυτων.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Орачите ораха по гърба ми, Проточиха дълги браздите си.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››על גבי חרשו חרשים האריכו למענותם׃
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››على ظهري حرث الحرّاث. طوّلوا اتلامهم.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››如 同 扶 犁 的 、 在 我 背 上 扶 犁 而 耕 . 耕 的 犁 溝 甚 長
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››如同 扶犁 的 、 在 我 背上 扶犁而耕.耕的 犁溝甚長
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.C'est ce qu'on va faire ?
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.- Das ist doch das, wo der Kojote sich in die Schleuder setzt UND auf seinem Rücken noch 'ne Rakete zündet!
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Đây là đoạn mà con sói đồng ngồi trên 1 cái ná thun lớn... và sau đó tự cột mình vào 1 hoả tiễn Acme...
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.De Coyote in een katapult, met een raket op z'n rug.
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.El Coyote se sienta en una honda y se amarra un cohete Acme. ¿Eso es lo que vamos a hacer?
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Itu dimana si serigala akan meluncur... ...dengan cara mengikatkan dirinya dengan roket Acme.
Çizgi filimdeki çakal, Road Runner'i kovalarken... ...sırtına roket bağlayıp böyle bir şey yapmıştı.Kelju K. Kojootti kiinnittyy katapulttiin- -ja sitoo itsensä kiinni rakettiin.