Bu sırtından alınmış bir doku.To skóra z jego pleców.
Bu sırtından alınmış bir doku.Това е кожа от гърба му.
Bu sırtından alınmış bir doku.Через те, що шкіра зі спини.
Bu sırtından alınmış bir doku.Это кожа с его спины.
Bu sırtından alınmış bir doku.זה עור מהגב שלו.
Bu sırtından alınmış bir doku.انها بشرة من المؤخرة.
Bu sırtından alınmış bir doku.厚く 色も濃いうえ キメも粗く丸みはありません
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken"Kiedy jechaliśmy granią górującą nad Morzem Martwym
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken"산등성이를 타고 가며 사해를 내려다 보았을 때
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken"Quand on était sur cette crête surplombant la Mer Morte
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken -- şu noktadan bahsediyor -- aklıma"Khi bọn cháu đạp xe gần đến đỉnh núi cháu nhìn xuống Biển Chết" cậu ấy đang nói về chỗ này
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken -- şu noktadan bahsediyor -- aklıma"Saat kita bersepeda di gunung yang menghadap ke Laut Mati -- dia berbicara tentang tempat ini --
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken"כאשר רכבנו על המצוק הזה המשקיף על ים המלח --
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarkenعندما كنا نجول بالدراجات على الحافة .. وننظر الى البحر الميت ..
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken尾根を走っている時...」 彼が言っているのはこの場所です ー
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.Concentrou-se nesta hiena, e vai apanhá-la.
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.E' concentrato su questa iena e la prenderà.
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.Er hat diese Hyäne ins Visier genommen und er geht auf sie los.
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.Está concentrado en esta hiena y la va a atrapar.
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.Hij is gefocust op deze hyena, en hij zal hem te pakken krijgen.
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.Il est concentré sur cette hyène, et il va l'avoir.
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.하이에나를 목표로 삼았고 그대로 잡으려 합니다.
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.Koncentrál erre a hiénára, és próbálja elkapni.
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.Nó chăm chú đuổi theo, để bắt cho bằng được con linh cẩu này.
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.S-a concentrat pe hiena lui, şi o va prinde.
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.Skupił się na tej hienie, i dopadnie ją.
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.Sústreďuje sa na túto hyenu a ide sa jej zmocniť.
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.Έχει επικεντρωθεί σε αυτήν την ύαινα, και θα την πιάσει.
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.Вся його увага звернена на цю гієну, і він збирається її вполювати.
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.Его внимание сосредоточено на этой гиене, и он собирается ее схватить.
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.Той се е фокусирал върху хиената, и ще я достигне.
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.הוא ממוקד בצבוע, והוא ישיג אותו.
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.فهو يركز على الضبع وسوف ينال منه
Bu sırtlana odaklanmış... ...ve onu ele geçirecek.捕まえようとしています (動物の声)
Bu suçunuz yüksek bir surda Sırt veren çatlağa benziyor. Böyle bir sur birdenbire yıkılıverir.bởi cớ đó , tội các ngươi như tường nẻ sắp vỡ , lồi ra trên cao , chỉ trong giây_phút sẽ thình_lình đổ xuống .
Bu suçunuz yüksek bir surda Sırt veren çatlağa benziyor. Böyle bir sur birdenbire yıkılıverir.bởi cớ đó, tội các ngươi như tường nẻ sắp vỡ, lồi ra trên cao, chỉ trong giây phút sẽ thình lình đổ xuống.
Bu suçunuz yüksek bir surda Sırt veren çatlağa benziyor. Böyle bir sur birdenbire yıkılıverir.이 죄악이 너희로 마치 무너지게 된 높은 담이 불쑥 나와 경각간에 홀연히 무너짐 같게 하리라 하셨은즉
Bu suçunuz yüksek bir surda Sırt veren çatlağa benziyor. Böyle bir sur birdenbire yıkılıverir.לכן יהיה לכם העון הזה כפרץ נפל נבעה בחומה נשגבה אשר פתאם לפתע יבוא שברה׃
Bu suçunuz yüksek bir surda Sırt veren çatlağa benziyor. Böyle bir sur birdenbire yıkılıverir.لذلك يكون لكم هذا الاثم كصدع منقض ناتئ في جدار مرتفع ياتي هدّه بغتة في لحظة.
Bu suçunuz yüksek bir surda Sırt veren çatlağa benziyor. Böyle bir sur birdenbire yıkılıverir.故 此 、 這 罪 孽 在 你 們 身 上 、 好 像 將 要 破 裂 凸 出 來 的 高 牆 、 頃 刻 之 間 、 忽 然 坍 塌
Bu suçunuz yüksek bir surda Sırt veren çatlağa benziyor. Böyle bir sur birdenbire yıkılıverir.故此 、 這罪孽 在 你 們 身上 、 好像 將 要 破裂 凸出 來 的 高牆 、 頃刻 之 間 、 忽然 坍塌
Bu videoda size bir sır vereceğim ve onun sırt kaslarını her gün aynada görebileceksiniz.Jeff Cavaliere, ATHLEANX.COM
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Alors, je me suis fabriqué un vêtement-mur que je pouvais porter à la façon d'un sac à dos.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Also habe ich eine tragbare Wand gebaut, die ich wie einen Rucksack aufsetzen konnte.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Aşa că am făcut un perete care poate fi purtat pe care îl căram ca pe un rucsac.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Dus maakte ik een muur die ik zou kunnen dragen als een rugzak.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.E così ho realizzato un muro da indossare che potevo portare come uno zainetto.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Entonces hice una pared portátil para usar como mochila.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Jadi saya membuat dinding yang bisa dikenakan yang bisa saya pakai sebagai tas punggung.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.그래서 전 배낭처럼 멜 수 있는 착용 가능한 벽을 만들었어요
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Nên tôi đã tạo ra bộ trang phục bức tường mà tôi có thể mặc như đeo một cái ba lo.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Por isso fiz uma parede para vestir que podia usar como uma mochila.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Så jag gjorde en vägg man kunde ta på sig på samma sätt som en ryggsäck.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Stworzyłam więc ścianę, którą noszę jak plecak.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Takže jsem vytvořila obléknutelnou zeď, kterou lze nosit jako batoh.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Takže som vyrobila nositeľnú stenu, ktorú som mohla nosiť ako ruksak.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Úgyhogy csináltam egy hordható falat amit, mint egy hátizsákot tudtam viselni.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Έτσι έφτιαξα ένα φορετό τοίχο που μπορούσα να φοράω σαν σακίδιο.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Отже, я зробила переносну стіну, яку можна носити як рюкзак.
Bu yüzden sırt çantası gibi takabileceğim giyilebilir bir duvar yaptım.Така че направих преносима стена, която можех да нося като раница.