Ana içeriğe geç
Sözlük

sırt ile cümle

sırt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Buna Orta-Atlantik Dağ Sırtı deniyor.Αυτή ονομάζεται η Μεσοωκεάνια ράχη του Ατλαντικού.
Buna Orta-Atlantik Dağ Sırtı deniyor.Он называется Срединно-Атлантический хребет.
Bunting altında hafif gıcırdayan merdivenlerden dışında her şey hala sırt ve çalışmaya hafif hareketleri.impenetrably 블랙.
Bunting altında hafif gıcırdayan merdivenlerden dışında her şey hala sırt ve çalışmaya hafif hareketleri.impenetrably السوداء.
Bunting altında hafif gıcırdayan merdivenlerden dışında her şey hala sırt ve çalışmaya hafif hareketleri.すべてが氏ホオジロの下階段のかすかなきしむ除いてまだあった
Bunu, putları yüzünden bana sırt çeviren İsrail halkının yüreğini yeniden kendime çekmek için yapacağım.›Abych polapil dům Izraelský v srdci jejich, že se odvrátili ode mne k ukydaným bohům svým všickni napořád.
Bunu, putları yüzünden bana sırt çeviren İsrail halkının yüreğini yeniden kendime çekmek için yapacağım.›Abym ułapał dom Izraelski w sercu ich, że się odwrócili odemnie od plugawych bałwanów swoich wszyscy zgoła.
Bunu, putları yüzünden bana sırt çeviren İsrail halkının yüreğini yeniden kendime çekmek için yapacağım.›da ujamem hišo Izraelovo za njih srce, ker so se mi vsi vkup odtujili po grdih malikih svojih.
Bunu, putları yüzünden bana sırt çeviren İsrail halkının yüreğini yeniden kendime çekmek için yapacağım.›for å gripe Israels hus i deres hjerte, fordi de alle har veket bort fra mig ved sine motbydelige avguder.
Bunu, putları yüzünden bana sırt çeviren İsrail halkının yüreğini yeniden kendime çekmek için yapacağım.›for at gribe Israels Hus i Hjertet, fordi de faldt fra mig med alle deres Afgudsbilleder.
Bunu, putları yüzünden bana sırt çeviren İsrail halkının yüreğini yeniden kendime çekmek için yapacağım.›hầu cho ta bắt được nhà Y-sơ-ra-ên trong chính lòng nó , vì chúng_nó nhơn thần_tượng mình mà xa_lạ ta .
Bunu, putları yüzünden bana sırt çeviren İsrail halkının yüreğini yeniden kendime çekmek için yapacağım.›hầu cho ta bắt được nhà Y-sơ-ra-ên trong chính lòng nó, vì chúng nó nhơn thần tượng mình mà xa lạ ta.
Bunu, putları yüzünden bana sırt çeviren İsrail halkının yüreğini yeniden kendime çekmek için yapacağım.›Hogy megragadjam Izráel házát az õ szívökben, a kik elfordultak tõlem bálványaik miatt mindnyájan.
Bunu, putları yüzünden bana sırt çeviren İsrail halkının yüreğini yeniden kendime çekmek için yapacağım.›이는 이스라엘 족속이 다 그 우상으로 인하여 나를 배반하였으므로 내가 그들의 마음에 먹은대로 그들을 잡으려 함이니라
Bunu, putları yüzünden bana sırt çeviren İsrail halkının yüreğini yeniden kendime çekmek için yapacağım.›per raggiungere al cuore gli Israeliti, che si sono allontanati da me a causa di tutti i loro idoli
Bunu, putları yüzünden bana sırt çeviren İsrail halkının yüreğini yeniden kendime çekmek için yapacağım.›Want Ik zal hen die zich van Mij naar de afgoden keren, in hun hart treffen.
Bunu, putları yüzünden bana sırt çeviren İsrail halkının yüreğini yeniden kendime çekmek için yapacağım.›за да хвана Израилевия дом за самото им сърце, понеже те всички станаха чужди за Мене чрез идолите си.
Bunu, putları yüzünden bana sırt çeviren İsrail halkının yüreğini yeniden kendime çekmek için yapacağım.›Пусть дом Израилев поймет в сердце своем, что все они через своих идолов сделались чужими для Меня.
Bunu, putları yüzünden bana sırt çeviren İsrail halkının yüreğini yeniden kendime çekmek için yapacağım.›למען תפש את בית ישראל בלבם אשר נזרו מעלי בגלוליהם כלם׃
Bunu, putları yüzünden bana sırt çeviren İsrail halkının yüreğini yeniden kendime çekmek için yapacağım.›لكي آخذ بيت اسرائيل بقلوبهم لانهم كلهم قد ارتدوا عني باصنامهم.
Bunu, putları yüzünden bana sırt çeviren İsrail halkının yüreğini yeniden kendime çekmek için yapacağım.›好 在 以 色 列 家 的 心 事 上 捉 住 他 們 、 因 為 他 們 都 藉 著 假 神 與 我 生 疏
Bunu, putları yüzünden bana sırt çeviren İsrail halkının yüreğini yeniden kendime çekmek için yapacağım.›好在 以色列 家 的 心事 上 捉住 他 們 、 因為 他 們都 藉著 假 神與 我 生疏
Bu onun sırt çantası olmalı.Das muss sein Rucksack sein.
Bu onun sırt çantası olmalı.Αυτή πρέπει να είναι η τσάντα του.
Bu onun sırt çantası olmalı.Шкафчик Джейкоба.
Bu onun sırt çantası olmalı.電話
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Eén zo'n verhaal heb ik gedaan over de lederschildpad.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Egy ilyen sztori dokumentálta a kérgesteknőst.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Einer meiner Artikel berichtete über die Lederrückenschildkröte.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Eno izmed njih sem pripravil tudi sam, govori pa o usnjači.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.J'ai fait une histoire sur la tortue luth.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.그 일례가, 장수 거북에 대한 내용을 기록한 것입니다.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Một trong những câu chuyện như thế tôi đã thực hiện về loài rùa biển da lưng.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Och en sådan reportage gjorde jag om läderbaks-havssköldpaddan.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Una de esas notas que hice documentaba a la tortuga laúd.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Uno di questi tratta della tartaruga liuto.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Unul din aceste articole era despre broasca țestoasă pieloasă.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Zrobiłem m.in. reportaż o żółwiach skórzastych.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Σε ένα τέτοιο άρθρο παρουσίαζα την δερματοχελώνα.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Една такава история, която направих документира морската костенурка.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Например, я запечатлел кожистую морскую черепаху.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.Один з таких репортажів я зробив про шкіряну морську черепаху.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.בכתבה אחת כזאת תיעדתי את צב הים הגלדי.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.قمت بعمل قصة واحدة من هذا القبيل لتوثيق السلاحف البحرية الجلدية.
Bu öykülerden birinde deri sırtlı deniz kaplumbağasını inceledim.海ガメの中でも最大種で、広範囲に生息し
Bu sayede, sırtına ne kadar ayışığı vurduğunu anlayabiliyor.별빛과 달빛의 양을 감지해서
Bu sayede, sırtına ne kadar ayışığı vurduğunu anlayabiliyor.שמאפשרים לו לחוש כמה אור ירח או כוכבים פוגע בגבו.
Bu sayede, sırtına ne kadar ayışığı vurduğunu anlayabiliyor.مما يعطيه القدره على الاحساس بكمية ضوء النجوم او القمر على ظهره
Bu sayede, sırtına ne kadar ayışığı vurduğunu anlayabiliyor.例のシャッターを開閉して
Bu sırtından alınmış bir doku.C'est de la peau prise sur son dos.
Bu sırtından alınmış bir doku.Det är hud från hans rygg.
Bu sırtından alınmış bir doku.Đó là phần da từ lưng của anh ta.
Bu sırtından alınmış bir doku.É pele das suas costas.
Bu sırtından alınmış bir doku.È pelle prelevata dalla schiena.
Bu sırtından alınmış bir doku.E piele luată de pe spate.
Bu sırtından alınmış bir doku.Es ist Rückenhaut.
Bu sırtından alınmış bir doku.Es piel de su espalda.
Bu sırtından alınmış bir doku.Het is huid van zijn rug.
Bu sırtından alınmış bir doku.Je to kůže z jeho zad.
Bu sırtından alınmış bir doku.그것은 등에서 가져온 피부입니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod