Altıdır altı Yedim yedi, elim sırtına değdi (Atlayıcılar ebenin sırtına hafifçe vururlar.)Selja mõis - 1326 Selja mõis (Selg).
1932 - Üsküdar ağaçlandırıldı, Harem-Salacak arasındaki sırta 1000 çam ağacı dikildi.1942 – algas metsaraie, mille käigus varuti üle miljoni tihumeetri puid.
Yerimizi çakallar, sırtlanlar alacak.Lähme ehitame lumememme.
Oynamayı ve suda sırtüstü yüzmeyi çok sever.Talle meeldib ujuda ja oma koertega mängida.
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28 de iaci mari şi puternici Cărând tot echipamentul pe muntele ăsta -- nu doar mi-am luat Speedo-ul meu.
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28 grandi, potenti yak hanno portato l'equipaggiamento sulla montagna... non è solo il mio costume da bagno.
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28 grote, krachtige jaks dragen alle apparatuur omhoog op de berg--
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28 hatalmas és erős jak cipeli fel a felszerelést a hegyre -- nem csak a Speedo úszónadrágomat vittem.
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28마리의 크고, 튼튼한 야크들을 동원해서 산으로 장비들을 옮겼고, 전 제 스피도 수영복조차도 짊어지지 않았습니다.
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28 lepih, velikih, močnih jakov nosi vso opremo na to goro -- nisem imel samo moje Speedo (plavalna obleka).
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28 veľkých, silných jakov nesúcich všetko naše zariadenie na túto horu -- Mám toho viac ako len plavky.
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28 wspaniałych, wielkich i silnych jaków niosło cały sprzęt na górę. Miałem nie tylko kąpielówki.
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28 yaks grandes y poderosos subiendo todo el equipo a esta montaña -- no llevo solamente mi Speedo.
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28 больших и мощных яков тащат все снаряжение на вершину горы - у меня с собой не только плавки.
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28 огромни, мощни яка носят цялото оборудване нагоре по тази планина... аз не си нося само банския "Спидо".
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.28 حيوان ياك كبير وقوي يحملون الأمتعة لأعلى الجبل-- لا أحمل ردائي للسباحة فقط
28 tane büyük, güçlü sığır bütün ekipmanı dağa sırtında taşıdı -- sadece Speedo ' m yoktu.すべての備品を運んでもらうほど 必要な道具は多いのです 世界中に映像を送るため
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.3일 동안 여기에 있었습니다. 등을 대고 누워있습니다.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.Bebek itu sudah ada di sana selama 3 hari dan terbaring dengan punggungnya.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.E acolo de trei zile, și stă pe spate.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.Era lì da tre giorni e giace sulla schiena.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.Estava ali há três dias e estava deitado de costas.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.Ha estado muerto 3 días y está tendido de espaldas.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.Hij ligt er al drie dagen en hij ligt op zijn rug.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.Il est là depuis trois jours, et il est couché sur le dos.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.Je tu už tri dni a leží na chrbte.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.Leżała tak przez trzy dni na grzbiecie.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.Ležela takhle už tři dny a navíc na zádech.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.Már három napja ott volt, és a hátán feküdt.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.Nó ở đó 3 ngày, và nằm ngửa.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.Sie lag da seit drei Tagen auf ihrem Rücken.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.Βρίσκεται εδώ για τρεις μέρες, και ξαπλώνει με την πλάτη της.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.Вона лежить там вже три дні, причому лежить на спині.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.Она пролежала там 3 дня, на спине.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.הוא היה שם במשך 3 ימים, הוא שוכב על הגב.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.كان هناك لأيّام، ملقيّا على ظهره.
3 gündür orada öylece, sırt üstü yatıyordu.仰向けになっています 私の屍姦の理論も水の泡です
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.A szenvedő emberek véréből csapolják le.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Ci de pe urma popurului în suferință.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Door het bijeen te harken over de ruggen van hun lijdende bevolking.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.En le râtissant sur le dos de leur peuple qui souffre.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Indem sie es von ihrem leidenden Volk stehlen.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.그들의 고통 받는 국민들의 등짝을 긁어모아 얻은 돈입니다.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Lo hacen rastrillándolo de las espaldas de su sufrido pueblo.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Prelevandone una quota dal loro popolo sovrano.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Κλέβοντας το φτωχό λαό τους.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Като го заграбват от гърбовете на техния страдащ народ.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.Они отнимают его у страдающего населения.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.בכך שהם גורפים אותו מגבם של אנשיהם הסובלים.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.بل على ظهر شعوبهم الذين يعانون.
Acı çeken insanlarının sırtından haksız kazanç elde ederek.富の創出ではなく 富の再分配です
Açıkça görülüyor ki bu, sırt sakatlıkları gibi명백히 이것은 주요한 몇몇 합병증을 유발합니다.
Açıkça görülüyor ki bu, sırt sakatlıkları gibiNatürlich führt dies zu einigen bedeutenden Komplikationen --
Açıkça görülüyor ki bu, sırt sakatlıkları gibiObviamente, esto conduce a algunas complicaciones importantes -
Açıkça görülüyor ki bu, sırt sakatlıkları gibiכמובן, התוצאה היא בסיבוכים מסויימים -
Açıkça görülüyor ki bu, sırt sakatlıkları gibiومما هو جلي ان هذا يؤثر بتبعات كبيرة على هؤلاء الجنود
Açıkça görülüyor ki bu, sırt sakatlıkları gibi様々な問題が起こってしまいます 厄介なのは腰痛で 兵士の30パーセントは
[Adam kendi dilinde konuşur]: Sırt kaslarını kullanman lazım.Du musst dazu deine Rückenmuskulatur einsetzen.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Sırt kaslarını kullanman lazım.Käytä selkälihaksia. nainen:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Sırt kaslarını kullanman lazım.남자: 등 근육을 사용해서 잡아당기는 거야.