Ana içeriğe geç
Sözlük

sırt ile cümle

sırt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Son zamanlarda sırtından çok ciddi bir şekilde rahatsızlanmıştı.Med tiden drabbades han av svåra ryggbesvär.
Bütün köşeler sırt haricinde üç bıçakla kesilir.Över hela ryggen löper tre ljusa strimmor.
Sıyır sırtı, qoy qoŋaçı.Hane, ryggsida.
Siyah bir şerit sırt ve kuyruk üzerinden geçer.Ett brett blågrått band sträcker sig över ryggen och bakdelen.
Anne akrep yavrularını bir süre sırtında taşır.Föräldrarna bär under perioder ungarna på ryggen.
Saat 18:00’de tümenler, İnönü doğusundaki sırtlar gerisinde toplanmıştır.Runt kl. 18:00 lade de märke till en man som smög omkring bland träden bakom dem.
Çizgili sırtlan, dağ keçisi, vaşak dağ çevresinde yaşayan memelilerdendir.Ludde Labb, en hundfixerad kille som bor uppe bland bergen.
Zaman zaman sırtında beyaz, düzensiz şekilli, çapı yaklaşık 5 mm olan noktalar bulunabilir.Den kan ofta ha upptill 5, ganska otydliga, mörkare tvärband på ryggen.
C. l. targia alt türüne benzer ancak sırt tüyleri daha soluktur.C. l. intermedia liknar C. l. neglectas, men är mörkare med mindre kontrasterande rygg.
Yeşil sırtlı incir kuşu (Anthus hodgsoni), kuyruksallayangiller familyasından küçük bir incir kuşu türüdür.Sibirisk piplärka (Anthus hodgsoni) är en liten tätting i familjen ärlor.
Dengesiz yapılmış bir semer düşer, ya da hayvanın sırtının yaralanmasına neden olur.Kan det vara ett dödande slag mot henne eller är det bara ett grävande djur som skadat kraniet?
Daha sonra Kayser beyaz bir atın sırtında şehir turuna devam etti.Häradsvapnet bar en vit häst mot ett grönt fält.
Sırt çıkıntısı ise arkaya doğru 3/4 baş kadardır.Передній спинний плавець на 3/4 більше за задній.
Sırtta kurulu bir köydür.Постать селянина зі спини.
Sırtı düzdür.Спина рівна.
Okyanusta rengi yanlarda gümüşî, sırtı koyu mavi renktedir.У морі вона срібляста, і лише спина забарвлена ​​в темно-синій колір.
Sırtında her zaman çantası vardır.Крім того, вони мають сумку на спині.
Ada Tayland'ın sırt çantalı gezgin merkezi olarak kabul edilmektedir.Регіон озера Тайху здавна вважається центром шовківництва.
Taarruz, zorunlu olarak bu sırttan yapılacaktır.А також, споруда, побудована таким способом.
Koyukon sırtta taşıma beşiği (tl’ołeł) huş kabuğundan yapılır.Дифузний зоб Вузловий зоб Змішаний (дифузно-вузловий) зоб Звичайно розташований.
Altı ay boyunca sırtüstü yatakta kaldı.Тоді вона пролежала в ліжку 6 місяців.
Hareket halinde sırt düz ve nispeten sabittir.В русі спина залишається міцною і прямою.
100 metre sırtüstü müsabakasına katılmadı.100 м на спині.
Gece at sırtında dolaşmayı sever.Вони люблять водити хороводи при місяці.
Sırtlarında uzun gri-kahverengi kıllar bulunur.Має м'яке щільне жовтувато-коричневе хутро на спині.
Sonra da adamlarından biri Zamira'yı makineli tüfekle sırtından vurarak öldürür.Потім найманець Соси стріляє йому в спину з дробовика.
Köylülerin sırtına yüklenen ağır vergiler azaltıldı.Зменшено податковий тягар на селян.
Erişkin deri sırtlılar büyük hayvanlar oldukları için, doğal düşmanları pek yoktur.Дорослі ведмеді майже не мають природних ворогів.
Sırtı kemik ve plakalarla kaplıdır.Тіло вкрите шипами і кістковими пластинками.
Merkle-Hellman da, anahtarlar birer sırt çantalarıdır.В системі Меркле-Хеллмана ключі складаються з послідовностей.
Oyuncular, 1'den 21 sayısına kadar istedikleri sırt numarasını giyebilirler.Гравцям можуть бути присвоєні лише номери з 1-го по 23-й.
Sırt ve yanlarında bantlar bulunur.Має складки на спині та з боків.
Sırtlangiller eski bir memeli familyasıdır.Жуки-вусачі є відносно давньою родиною.
Sırtı beyaz çizgili siyatır.Є біла спинна смуга.
Sırtlarında kanatları bulunan Şekilsiz askerlerdir.Від смертних їх відрізняють лише невеликі крила за спиною.
Üç parçadan oluşmaktadır ve bu parçaların biri sırt diğer ikisi ön parçalardır.Напис складається з двох частин, друга її частина збереглася тільки частково.
Atının sırtında tüm Asya’yı dolaşır.На конях сидять зв'язані азійські вожді.
Kirikomi (切り込み): Kılıcın sırtındaki çentik.Легенда про удар ножем у спину (нім.
Alex'in arkadaşı Harper ona aşık.Asasını sırtında taşır.Син мельника — Робер закоханий в Мод і тому йде в похід за нею.
Sırtları dışbükey ya da düzdür.Привід - задній або повний.
Sırt ile aynı renkte olan kuyruğun üzerindeki ince şeritler daha belirgindir.Верхня частина хвоста має такий же колір, як і спина.
Çocuklar koçun sırtına binerler.Всі стають спиною до центру кола.
Sırt ve anal yüzgeçleri vücutlarının çok arka kısmında kalır.Спинний та анальні плавці зміщені дуже до заду тіла.
Jeolojik olarak, Atlantik Ortası Sırtı'nın kuzey ucuyla Laptev Deniz Çatlağı'nı birbirine bağlamaktadır.Геологічно з'єднує північну частину Серединно-Атлантичного хребета з Рифтом моря Лаптєвих.
Sırt yüzgeci başından kuyruğuna kadar uzanır.Спинна смуга простягається від плечей до основи хвоста.
Birinci sırt yüzgecinde boyunca sarı ve kırmızımsı renkli bantlar bulunur.На їхню думку, це нібито другий фронт після жовтого і червоного кольорів.
Gümüşi mavi sırt tüyleri de bu tarz davranışlarda diğer türlerden daha çok kabartılır.Жовті промені більш вузькі, ніж в інших видів цього роду.
Daha sonra sırt dönülerek yürünürdü.Потім вони попрямували в зворотній шлях.
Sırt yüzgeci vücudun arka tarafındadır.Звичайно, жало розташоване на задньому кінці тіла.
Bana durmadan yüzlerini değil, sırtlarını döndüler.Не гачкуватий, не закинутий за спину.
En yüzeyel sırt kasıdır.Голова темніша, ніж спина.
Sırtının alt tarafına sürel biçemde bir dövme yaptırdı.Спотворював її горб на спині.
Sırtımın alt tarafında berbat bir ağrım var.Я відчуваю сильний біль у попереку.
Tom'un sırt çantası orada.Рюкзак Тома он там.
Yolda bir eşek bulup, elbiselerimizi sırtına yükledik ve yola devam ettik."I své kvítí i své hloží odnesli jsme na soud Boží, pokoj máme v tomto hrobě, Bůh ho jednou dej i Tobě.
Rus televizyonu REN-TV'ye göre, olay öncesinde bir adam, trenin üzerine bir sırt çantası attığını iddia etti.Podle reportérů ruské televize REN-TV byla před explozí na metro vhozena aktovka.
Erkeklerin sırtında dişileri cezbeden sırt yüzgeci bulunur.Ze svědomitých národovců mi běhá mráz po zádech.
Ön yüzgeçleri kafaya yakın, sırt yüzgeçleri ise sırtın gerisindedir.Záda jsou prohnutá a hlava zvrácená dozadu (opistotonus).
Burada kendisi bandajlanmış bir şekilde Karasu’nun sırtında saklanmaktadır.Dostupné online. Kryla Karadžičovi záda při čistkách.
Sırt çantası sırtüstü giyilen bir tür çantadır.Typická školní aktovka se nosí na zádech.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod