Sazın sırtında ses çıkması için küçük bir delik bulunur.هنا ستجد حائط صغير للاحتماء خلفه.
Bay John eşine bu duyduklarından sonra sırtını döner.حالما سمع مايكل ما قالته المرأة ابتسم للمرة الثالثة.
En aktif ayrılan levha sınırı, okyanus plakaları arasında meydana gelen ve orta okyanus sırtlarıdır.وتحدث معظم حدود الصفائح المتباعدة النشطة بين الصفائح المحيطية والتي توجد في شكل حدبة وسط المحيط.
C. l. targia alt türüne benzer ancak sırt tüyleri daha soluktur.وضعية ترندلنبرغ يشبه وضع الاستلقاء ولكن يكون الجذع العلوي منخفضًا.
Sırtı düzdür.Dorso firme.
Numarası omur boyun ve sırt toplamları yirmi iki.O número de vértebras do pescoço e as costas totalizam vinte e dois.
"Sanki sırtımda iki tane el!".Eu levei dois tiros nas costas"!
Genç bir kadın da, yine at sırtında, adamın belirli bir mesafe arkasından dört nala gitmeye başlar.Uma mulher jovem, também montada a cavalo, passa a galope a uma determinada distância atrás do jovem.
Hücumun amacı Kaddafi'nin memleketi Sirte'ye kısa bir sürede ulaşmaktı.A ofensiva foi feita para que as forças rebeldes chegassem rapidamente à cidade natal de Gaddafi, Sirte.
Sonraki hafta Raw programında Amore, yarıağırsiklet ligini sırtında taşıdığını söyledi.Na semana seguinte, no Raw, Amore afirmou que ele estava carregando a divisão dos pesos-médios nas costas.
Bacaklar kısa, ense ve sırtta tüyler arasında kıllar bulunur.As pernas são subdivididas em coxa, trocanter (pequeno segmento entre coxa e fêmur), fêmur, tíbia e tarsos.
Uzun ve kalın tüyleri özellikle sırtında yün yumak halindedir.Possui pêlos compridos e macios, em especial na cauda.
Gece at sırtında dolaşmayı sever.Nas horas vagas, gosta de andar a cavalo.
Erişkin deri sırtlılar büyük hayvanlar oldukları için, doğal düşmanları pek yoktur.Enquanto que os Colossi são os únicos inimigos, há animais naturais no ambiente.
Bir defasında balık tutmaya götürmüş, dönüşte de sırtına alıp merdivenleri çıkartmıştı.Deslocava-se laboriosamente, içando-se sobre as patas anteriores e arrastando as traseiras.
Ve sırtındaki yaralar görünüyor.Ela toca nas cicatrizes de suas costas.
Sırt: Güçlü ve kısa.Pescoço: Curto e forte.
Sonra cesedi sırtına alarak götürür.Ele a leva para a enfermaria em suas costas.
Rollins'in Jinder Mahal ile olan maçından sonra Elias, bir gitarla Rollins'in sırtına vurdu.Depois do combate de Rollins, Elias quebrou uma guitarra em suas costas.
2005 Nisan ayında koruma alanında 26 sırt yüzgeçsiz yunus olduğu bilinmektedir.Em abril de 2005, se sabia que 26 botos-do-índico estavam vivendo na reserva.
Bazıları yüzükoyun, bazıları sırt üstüydü.Alguns precisarão fechar o nariz com a mão, enquanto outros não.
Bu kabuklar okyanus sırtlarındaki yenilenmenin sürekli halidir.A combinação destes processos recicla continuamente a crosta oceânica no manto.
Baş düşmanları aslan ve sırtlanlardır.Seus principais predadores são os leões e os leopardos.
Sırtında bir kartal taşır.Há uma semente nas suas costas.
Binicilerin at sırtında rahat hareket edebilmesi için önü iliklenmezdi.Não podem capturar as cabras com movimento para trás.
Arka sırt yüzgeci anal yüzgeçle aynı boyutlardadır ve üst hizasındadır.A barbatana dorsal posterior é semelhante em tamanho à barbatana anal e está situado acima dela.
Daha sonra assinate denen eşek-sırtı yarışlara geçildi ve at-sırtı yarışlarda bu süreçte düzenleniyordu.Esta inclinação indica que as corridas ocorriam no sentido anti-horário.
Ayrıca bir sırt yüzgeçleri ve bir kuyrukları vardı.Também tinha nariz melhorado e torretas de cauda.
Sırtlarında simsiyah kocaman kanatları vardır.E tinha asas grandes recolhidas nas costas.
Benekli sırtlanlar grup halinde avlanırlar.Guepardos podem se associar para caçar em grupos.
Sırt üstü yüzme suyun üzerinde sırt üstü yatarak yapılmaktadır.A saída do nado de costas é realizada dentro da piscina.
Taarruz, zorunlu olarak bu sırttan yapılacaktır.O taekwondo passará a ser modalidade obrigatória a partir dessa edição.
Dişi de erkeğe benzer ancak sırtı ve tepesi kahverengidir.A fêmea é semelhante ao macho, exceto pelo topete castanho (preto nos machos).
Sırtkan, sinir bozucu bir varlık olarak anlatılır.É uma substância classificada como irritante.
Deri sırtlıların temel gıdaları denizanalarıdır, ama başka deniz bitki ve hayvanlarını da yerler.A dieta principal dos girinos são algas, mas também comem outros animais se disponíveis.
Saat 18:00 dolaylarında taarruz, Kılıçbayır sırtlarına ulaşmıştır.Às 18:00, a esquadra chegou ao ancoradouro.
Sırt yüzgeçleri sırtlarının çok gerisinde yer alır.As mãos ficarão na parte de trás da cabeça.
Sırt üstü yatıp bulutların geçişini izlemekten hoşlanıyorum.Eu gosto de me deitar de costas e observar as nuvens passando.
Sırtı düzdür.De rug goed afdekkend.
Annelerinin bacakları yardımıyla sırtlarına tırmanırlar.Met hun grijpstaarten houden ze zich vast aan moeders rug.
Bu arada at sırtında gezerek ticaretini sürdürenler de az değildi.De paarden waren later niet meer in trek als rijdier en hadden geringe handelswaarde.
Sırt ve yanlarında bantlar bulunur.Op de rug ontbreken stippels en vlekken.
Sırt kabuğunun iki yanında 9'ar adet diken bulunur.Op de bovenzijde van de rug zijn aan weerszijden negen stekeltjes aanwezig.
O sırada Michonne, Vali'nin arkasından gelerek kılıcını Vali'nin sırtına saplar.Uiteindelijk weet Michonne de Gouverneur met haar zwaard neer te steken.
Şu an hala sırtında kemer izleri vardır.Op de rug zijn dezelfde stippen aanwezig.
Sırtındaki kabuğu ataklara karşı önemli koruma sağlar.De giftige stekels op de rug dienen als bescherming tegen mogelijke aanvallers.
Zaman zaman karında, sırtta veya bacakta ağrı hissedilir.De vrouw kan pijn hebben in haar buik of in haar rug.
Bir defasında balık tutmaya götürmüş, dönüşte de sırtına alıp merdivenleri çıkartmıştı.Hij keerde op zijn stappen terug en draaide zich vervolgens met zijn rug naar het podium.
Baş düşmanları aslan ve sırtlanlardır.De belangrijkste vijanden zijn luipaarden en leeuwen.
Maçı sırtından sakatlanarak yarıda bırakmak zorunda kaldı.Halverwege de wedstrijd lag Pragt echter op kop.
Altı ay boyunca sırtüstü yatakta kaldı.Het jong blijft zes maanden lang in de buidel.
Sırtı sarı-turuncu arası bir renge sahip kıllarla kaplıdır.De rug is bedekt met gelijkmatig verdeelde knobbels.
Oyuncular, 1'den 21 sayısına kadar istedikleri sırt numarasını giyebilirler.Spelers kunnen een spel waarderen op een schaal van 1 tot 10.
Sırt yüzgeci başından kuyruğuna kadar uzanır.Deze strepen lopen van vooraan de kop tot op de staart.
Sirte Körfezi’ndedir.Het ligt aan de Baai van Galway.
Bu familya ait balıkların iki adet sırt yüzgeçleri vardır.Vissen uit deze familie hebben kleine ronde schubben.
Sırtı pıçılarla doludur.De halsgevel is versierd met klauwstukken.
İyi gelişmiş gözler, kafanın sırt bölgesine yakın yerleşmiştir.De ogen staan ver naar achteren in de afgeronde kop.
Avrupa'da en çok karıştırılan tür kara sırtlı martıdır.De zwarte specht is de grootste specht in Europa.
Bu insanlara sırt çevir."Laat mensen die opmerkingen maar maken."