Atlantik Ortası Sırtı, 1872 yılında HMS Challenger gemisinin keşif gezisinde keşfedildi.La chaîne fut découverte lors l'expédition du HMS Challenger en 1872.
Gece at sırtında dolaşmayı sever.En voyage elle aime dormir sur le dos de Coud.
Dişi de erkeğe benzer ancak sırtı ve tepesi kahverengidir.Le côté droit est semblable sauf que le lys et la palme sont desséchés.
Beraber çıktıkları bir av partisinde, Hagen, Siegfried'i sırtından bıçaklayarak öldürür.À l'occasion d'une partie de chasse, Hagen rend la mémoire à Siegfried.
Burada 17 numaralı formayı sırtına geçirmiştir.Il décide de porter le numéro 14 dans le dos.
Sırtı ve yanları gri-kahverengi, alt kısmı daha açık renktedir.L'auriculaire est posé, arrondi et sur son extrémité, sur le dessus de la baguette.
Kampta bir poker oyunu sırasında Wild Bill Hickok, Jack McCall tarafından sırtından vurularak öldürülür.Le jour suivant l'arrivée de Bullock, Wild Bill Hickok fut abattu d'une balle dans la tête par Jack McCall.
Sırt çıkıntısı ise arkaya doğru 3/4 baş kadardır.Le De Grasse vue de 3/4 arrière.
Tyson Chandler kronik sırt sakatlığı nedeniyle 30 maç bile oynayamadı.Tyson Chandler souffre d'un problème de dos chronique et manque plus de 30 matchs.
Ve sırtındaki yaralar görünüyor.Il souffre d'une blessure au dos.
Taylor ve Nova at sırtında giderler.À la fin du film, Taylor et Nova se sauvent à cheval.
Uzun ve kalın tüyleri özellikle sırtında yün yumak halindedir.Les poils sont longs et arqués, notamment sur le dos.
Sırt yüzgecinin gövdeye bağlandığı kısım uzundur ve yüzgecin ucu yuvarlaktır.Sur l’angle de l’arc, un tore, et sur la face, de larges feuilles rondes.
Astrid gönülsüz bir şekilde kabul eder ve Dişsiz'in sırtına biner.Sabrina consent, mais en croisant les doigts dans son dos.
Sırtı pıçılarla doludur.Futuna est ceinturée de récifs.
Böylesi bir sırtın varlığı 1925 yılında yapılan sonar ile doğrulandı.L'existence fut confirmée par sonar en 1925.
Sırt yüzgeci oldukça belirgindir.Le relief de la corniche est assez marqué.
Uzun, hilal şeklinde olan sırt yüzgeçleri uzunluklarının üçte ikisi kadar uzaklığından başlamaktadır.Il est appareillé en gros moellons retaillés jusqu'aux deux tiers de sa hauteur.
Kuruluş yeri sırttır.Son siège est Palatka.
Sırt yüzgeçlerinin arkasında koyu gri bir leke bulunur.Un point gris sombre apparaît au milieu de ces taches.
Tümen, bu sırtlara iki kola ayrılarak taarruz edecektir.Rapidement, il donnera ces terres à deux marguilliers.
Yarışların düzenlendiği alanda, yarışa katılan atlar sırtlarında binicileriyle 3 tur atarlar.Une fois partis, les chevaux doivent effectuer trois tours de la place.
Asıl sırtlanlar (Hyaeninae), sırtlangiller (Hyaenidae) familyasının bir alt familyası.Spira est issu d'une famille rabbinicale, et se trouve être un des descendants de Rachi.
Domuz boynuzlu öküzünün sırtında yolculuk yapar.Il ne voyageait que sur le dos d'une mule.
Bütün Angel ekibi Wesley'e sırt çevirir.Angel repart avec Wesley.
Daha sonra assinate denen eşek-sırtı yarışlara geçildi ve at-sırtı yarışlarda bu süreçte düzenleniyordu.Son logo est ainsi apparu sur les cuissards des coureurs durant cette course.
Sırtındaki iki kılıcı çeker ve birini Zeus'un sağ eline, öbürünü sol eline saplar.À droite, deux soldats, l'épée au côté, conversent.
Bazen sırt biraz açık renkli olur.La tête est souvent de couleur plus claire.
İki adet sırt yüzgeci vardır.Il a deux tentacules dans le dos.
Gümüşi mavi sırt tüyleri de bu tarz davranışlarda diğer türlerden daha çok kabartılır.La caille bleue est plus silencieuse que les autres espèces du même genre.
Timur Sırt.Mur arrière.
Sırtı kemik ve plakalarla kaplıdır.Son visage est couvert de taches et de boutons.
Sırtları dışbükey ya da düzdür.Oreilles droites ou trop petites.
Bu anlamda Sirtaki sözcüğü günümüzde bir parça aşınmıştır.De nos jours, le terme de goménol est quelque peu tombé en désuétude.
Sırtın adı bu teyitin ardından kâşif Gakkel'in adıyla tanımlanmıştır.Dans cette ville, on le trouve mentionné sous la dénomination de Giusto da Guanto.
Dış borçlar ülkenin sırtına yeni yükler bindiriyordu.Les arrières latéraux supplémentaires viennent soutenir le milieu de terrain.
Sırtım hala ağrıyor.La espalda todavía me duele.
Sırt çantasına açıkken birkaç böcek girmiş.Algunos insectos entraron a la mochila que estaba abierta.
Sırtlan güler.La hiena ríe.
Kendime yeni bir sırt çantası almalıyım.Debería comprarme una mochila nueva.
Sırtın hâlâ ağrıyor mu?¿Todavía te duele la espalda?
At sırtında Türk askerleri; biz onları tepelerde bizi öldürmeye gelen Yunanlar sanıyorduk.Soldados turcos a caballo; pensamos que eran griegos que venían a matarnos en las colinas.
Oyun genellikle şöyle devam eder: Genç bir adam at sırtında başlama çizgisinde bekler.El juego normalmente empieza con un hombre joven a lomos de caballo esperando en una línea de salida.
Bu sırada at sırtında dolaşan Edna'ya rastlar ve ona âşık olur.Ve a Edna cabalgando y se enamora de ella.
Ve sırtındaki yaralar görünüyor.Lesiones en la espalda.
Merkle-Hellman da, anahtarlar birer sırt çantalarıdır.En Merkle-Hellman, las claves están compuestas por secuencias.
Sırtı düzdür.Espalda recta.
Sırt çantası sırtüstü giyilen bir tür çantadır.Mochila, equipaje que se lleva en la espalda.
Sırt pulları düzdür.Faro trasero afilado.
Maçı sırtından sakatlanarak yarıda bırakmak zorunda kaldı.El juego fue abandonado en el medio tiempo.
Ayrıca sırtında da bir ejder dövmesi vardır.También le aparece un lazo en la espalda.
Sırtlangiller eski bir memeli familyasıdır.Los Rospigliosi son una antigua familia de Pistoia.
Sırtında bir kartal taşır.Un arco daba espaldas a la Av.
Sırt yüzgeci oldukça belirgindir.La espalda, por su parte, es manifiestamente ancha.
Sazın sırtında ses çıkması için küçük bir delik bulunur.Tiene una cavidad rectangular en la espalda.
Genç bir kadın da, yine at sırtında, adamın belirli bir mesafe arkasından dört nala gitmeye başlar.Una joven, también montada, empieza a galopar desde una distancia dada detrás del primer joven.
Kuşağı bırakan ya da sırtı yere değen kaybeder.Dejarla caer o darla fondo.
Sırtında bir nakkare asılıdır ve buna bağlı bir mızrap boynundan aşağıya sarkar.Lógicamente paga por lo que hizo y muere aferrada a un collar de fantasía.
Sırtları ve sırt yüzgeçleri vücutlarının geri kalanından daha koyu bir gri rengindedir.Las aletas dorsal y caudal son gris más oscuro que el resto del cuerpo.
Ya da avlarını almak isteyen benekli sırtlanlar onlar için tehlike arz edebilir.O las nuevas técnicas de caza, que pueden protegerlos de peligros.