Ana içeriğe geç
Sözlük

sırt ile cümle

sırt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
"Onunla sırtımı kuvvetlendir!"To strengthen me
"Allah'a yemin ederim, sırtınızı dönüp gidişinizden sonra, putlarınıza bir oyun çevireceğim."I swear by God I will do something to your idols when you have turned your backs and gone."
Dilerse rüzgârı durdurur da o akıp giden gemiler denizin sırtında donmuş gibi kalırlar.He could stop the wind if He pleased, then they would be stranded on its surface.
Melekler onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alacakları zaman, bakalım nasıl olacak?!How will it be when the angels draw out their souls striking their faces and their backs?
Gerçek şu ki, hiçbir günahkâr bir başka günahkârın yükünü sırtlamaz.That no one who carries a burden bears another's load;
Çağırır, sırtını dönüp uzaklaşanı,It will summon whoever turns his back and flees,
Yemin olsun geceye, sırtını döndüğünde;And the night when on the wane,
Sonra, sırtını döndü; koşuyordu.Then he turned away, deliberating,
Yalanlamış, sırtını dönmüştü o.Who denied (the truth) and turned away.
Gördün mü! Ya şu yalanlamış, sırt dönmüşse!Have you thought that if he denies and turns away,
Hayır, biz onlara şan ve şereflerini getirdik; fakat onlar kendi şereflerine sırt çevirdiIer.In fact We had sent them their reminder, but they turned away from good advice.
Ya melekler onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alırken durumları nasıl olacak!How will it be when the angels draw out their souls striking their faces and their backs?
En sonunda, kibirini yenemeyip sırt çevirdi.Then turned his back and waxed proud,
Sonra (inkar için) olanca çabasını göstererek sırtını döndü.Then he turned away, deliberating,
(O su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar.Issuing from (the pelvis) between the backbone and the ribs.
Bunlar da sırtına binilmesi yasaklanmış hayvanlar.""And the use of these cattle is forbidden for carrying burden."
"Bize kesin olarak vahyolundu ki, azab şüphesiz (gerçeği) inkâr edip ona sırt çevirenleredir."It has been revealed to us that punishment will befall him who denies and turns away.
Hayır, biz onlara şan ve şereflerini getirdik; fakat onlar kendi şereflerine sırt çevirirler.In fact We had sent them their reminder, but they turned away from good advice.
Çağırır, sırtını dönüp gideni,It will summon whoever turns his back and flees,
Öyle azgın ki, yalanlamış ve sırtını dönmüştür.Who denied (the truth) and turned away.
O senin sırtını ezen yükü.Which had left you devoid of hope,
Eğer ona sırtınızı dönerseniz bilin ki peygamberimizin görevi sadece tebliğden ibarettir.If you turn away, remember, that the duty of Our Apostle is to give you a clear warning.
Kim ona sırtını çevirirse, muhakkak ki o, kıyamet günü büyük bir vebal yüklenecektir. [11,17]Whoever turns away from it will surely carry a burden on the Day of Judgement,
Ama siz ona sırtınızı dönüyorsunuz.To which you pay no heed.
Eğer bu çağrıya sırtlarını dönerlerse, hoş biz de seni üzerlerine bekçi göndermedik ya!If they turn away (you are not responsible); We have not appointed you a warden over them.
Şimdi iyice dikkat edin şu sırtını çevirip uzaklaşana! [75,31-32]Have you seen him who turns his back,
Onların nübüvvetlerini inkâr edip, sırt çevirdiler, Allah da müstağnî olduğunu açıkladı.And they denied and turned away; but God was unconcerned.
Sonra da sırtını döndü, kibirinden kabardı, arkasına bakmadan çekip gitti!Then turned his back and waxed proud,
Hep hakkı yalan sayıp ona sırtını dönerdi.But only disavowed and turned away;
Sonra sırtını dönüp Mûsâ'ya karşı bir çalışma içine girdi.Then he turned away, deliberating,
Yanına görmeyen (âma) biri geldi diye yüzünü ekşitti ve sırtını döndü.HE FROWNED AND turned away,
Lâkin kim ki imana sırtını döner ve inkâr eder,Other than him who turns his back and denies,
O ateş ki dini yalan sayan ve ona sırtını dönenden başkası oraya girmez.No one will burn in it but the most wretched,
Melekler canlarını alırken nasıl da (pişmanlık içinde) yüzlerine ve sırtlarına vururlar?How will it be when the angels draw out their souls striking their faces and their backs?
Sonra, sırtını döndü, (aleyhte) çaba gösterdi.Then he turned away, deliberating,
O ki yalanladı ve sırtını döndü.Who denied (the truth) and turned away.
Benim taraftarlarım size göre Allah'tan daha mı değerlidir ki Allah'a sırt çevirdiniz?Is the pressure upon you from my relatives, worth more than Allah?
Benim akrabalarım size Allah'dan daha mı değerli ki, Allah'a sırt çevirip, onu unuttunuz?Is the pressure upon you from my relatives, worth more than Allah?
Sonra sırt çevirir giderler.Then they turn away.
Şu halde sen, Bizim zikrimize sırt çeviren ve dünya hayatından başkasını istemeyenden yüz çevir.So turn thou from him who turns away from Our Remembrance, and desires only the present life.
Şöyle demişlerdi: "Birbirini destekleyen iki büyü/sırt sırta iki büyücü."They said, 'A pair of sorceries mutually supporting each other.'
Ya şu yalanlamış, sırt dönmüşse!If he cries lies, and turns away -
Artık siz onlara sırt çevirin.So turn away from them.
Bütün bunlardan sonra siz, pek azınız müstesna, sırt çevirdiniz.Then you slid back, except a few of you, while you are backsliders.
Size verip hayaline daldırdığımız şeyleri de sırtlarınızın arkasında bıraktınız.You have left behind you all that which We had bestowed on you.
Fakat onlar, verdikleri sözü sırtlarının ardına attılar ve karşılığında birkaç para aldılar.But they disregarded it behind their backs, and exchanged it for a small price.
Böylece, onlardan kimi ona inandı, kimi ona sırt çevirdi.Among them are those who believed in it, and among them are those who held back from it.
And olsun ki, daha önce, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a ahd vermişlerdi.Although they had made a pledged to God, in the past, that they will not turn their backs.
Sizinle savaşırlarsa size sırtlarını dönerler. Sonra onlara yardım da edilmez.And if they fight you, they will turn around and flee, then they will not be helped.
Ama onlar Kitap'ı sırtlarının gerisine attılar, basit bir ücret karşılığı onu sattılar.But they disregarded it behind their backs, and exchanged it for a small price.
Andolsun ki daha önce onlar, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi.Although they had made a pledged to God, in the past, that they will not turn their backs.
Biraz eziyet dışında size asla zarar veremezler. Sizinle savaşırlarsa size sırtlarını dönerler.They will not harm you save a trifling hurt, and if they fight against you they will turn and flee.
Eğer küfredenler sizinle savaşsalardı, sırtlarını dönüp kaçacaklardı.If the faithless fight you, they will turn their backs [to flee].
Sırtlarındaki ağır yükleri indirmededir, bağlandıkları zincirleri kırmada.He will make good things lawful to them and prohibit all that is foul.
Bütün bunlardan sonra siz, pek azınız müstesna, sırt çevirdiniz. Hâlâ da yüz çevirip duruyorsunuz.But, except for a few, you all turned your backs and gave no heed.
Sizinle savaşırlarsa size sırtlarını dönerler.And if they fight against you, they will turn their backs.
Sırtlarından ağırlıklarını indirir, üzerlerindeki zincirleri, bağları söküp atar.He will relieve them of their burdens and of the shackles that weigh upon them.
Biz onlarla o bereket verdiğimiz memleketler arasında, sırt sırta şehirler meydana getirmiştik.And We placed between them and the cities which We had blessed [many] visible cities.
Kim de sırt çevirirse, onu acı bir azap ile azaplandırır.God will make whoever turns away suffer a painful torment.
Bunlar da sırtı(na binilmesi) yasaklanmış hayvanlar."So they claim!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod