Ana içeriğe geç
Sözlük

sırf ile cümle

sırf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Bu mahkumların çoğu, sırf meraktan, onu dinlemek için müzakereleri izlemeye başladılar.그 얘기 들을 그냥 궁금해 서 하는 데 사용 하는 친구 들.
Bu mahkumların çoğu, sırf meraktan, onu dinlemek için müzakereleri izlemeye başladılar.Οι περισσότεροι έρχονταν από περιέργεια απλώς για να τον ακούσουν να μιλάει.
Bu mahkumların çoğu, sırf meraktan, onu dinlemek için müzakereleri izlemeye başladılar.الأشخاص الذين اعتادوا أن يأتوا لدافع الفضول فقط ليسمعونهم يتحدثون
Bu oyuna yatrım yapmaktan sırf benden dolayı vazgeçmeniz...Abandonner ceux qui sont sous ma responsabilité parce que vous ne m'aimez pas...
Bu oyuna yatrım yapmaktan sırf benden dolayı vazgeçmeniz...Att ge upp dom under mig för att ni ogillar mig...
Bu oyuna yatrım yapmaktan sırf benden dolayı vazgeçmeniz...Bỏ đi những gì liên quan đến cháu vì ngài ghét cháu...
Bu oyuna yatrım yapmaktan sırf benden dolayı vazgeçmeniz... Çocukça mı?Mar ni otročje pustiti na cedilu moje podrejene, samo zato, ker vam nisem všeč?
Bu oyuna yatrım yapmaktan sırf benden dolayı vazgeçmeniz...Het opgeven van degenen onder mij omdat u een hekel aan mij heeft...
Bu oyuna yatrım yapmaktan sırf benden dolayı vazgeçmeniz...Karanie tych, którzy są pode mną, ponieważ pan mnie nie lubi...
Bu oyuna yatrım yapmaktan sırf benden dolayı vazgeçmeniz...Rinunciare a queste ragioni solo perché io non le piaccio...
Bu oyuna yatrım yapmaktan sırf benden dolayı vazgeçmeniz...Sa lasati pe cei mai putini destepti pentru ca nu va place de mine....
Bu oyuna yatrım yapmaktan sırf benden dolayı vazgeçmeniz...Sie aufzugeben, nur weil sie mich nicht mögen...
Bu oyuna yatrım yapmaktan sırf benden dolayı vazgeçmeniz...Untuk melepaskan semuanya hanya karena anda membenci saya ...
Bu oyuna yatrım yapmaktan sırf benden dolayı vazgeçmeniz...Το να παρατάτε αυτούς που είναι κάτω από μένα επειδή με αντιπαθείτε...
Bu oyuna yatrım yapmaktan sırf benden dolayı vazgeçmeniz...Отказываться от всего из-за неприязни ко мне...
Bu oyuna yatrım yapmaktan sırf benden dolayı vazgeçmeniz......לוותר על אלו מתחתי בגלל שאתה לא אוהב אותי
Bu oyuna yatrım yapmaktan sırf benden dolayı vazgeçmeniz......أن تتخلى عن هؤلاء العاملين لأننى لا أعجبك
Bu oyuna yatrım yapmaktan sırf benden dolayı vazgeçmeniz...大人気ない?
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.Aici nu se foloseşte în impact cam toată maşina, ştiţi-- nu merită să distrugi toată maşina ca să-l faci.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.Aqui eles não utilizam um carro inteiro. Não vale a pena destruir um carro inteiro, para o fazer.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.Aquí, realmente no chocan el auto completo, ya saben, no vale la pena arruinar un auto entero para hacerlo.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.In realtà, non distruggono tutta la macchina-- non serve distruggerla tutta.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.보다시피 실제로 자동차 전부를 충돌시키진 않습니다. 테스트 하는데 차 전부를 쓸 필요는 없거든요.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.Man krockar ju inte en faktisk bil -- det lönar sig inte att förstöra en hel bil för testets skull.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.Nie wykorzystuje się w nim całego samochodu. To nieopłacalne.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.Sie bauen keinen Unfall mit einem ganzen Auto, es wäre es gar nicht wert, ein ganzes Auto zu verschrotten.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.Εδώ δεν προσκρούουν ολόκληρο το αυτοκίνητο - δεν αξίζει να καταστραφεί ένα ολόκληρο αυτοκίνητο.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.Тук всъщност не разбиват цялата кола, разбирате ли... няма смисъл да се съсипва цяла кола за целта.
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.-כאן, הם לא ממש מרסקים את כל הרכב, אתם יודעים .זה לא שווה להרוס רכב שלם כדי לעשות את המבחן
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.هنا ، في الواقع لا يتم تحطيم السيارة بالكامل ، كما تعلمون انها لا تستحق تدمير سيارة بالكامل للقيام بذلك
Burada aslında tüm arabayı çarpmıyorlar, -- yani bütün arabayı sırf bunun için heba etmeye değmez.その必要はないのです ベンチシートだけあります
Bu sitenin içeriği yetişkinler için. Yani, kesinlikle, çok açık seçik içerikler var, sırf dili açısından bile.Die Seite hat Ü-18-Inhalt, offensichtlich hat es einigen sehr obzönen Inhalt, alleine durch die Sprache.
" Bu sırf uslupsüz, uygarlaşmamış olmakla kalmayıp senin nasıl bi zihne sahip olduğunu gösteriyor.Aceasta este pur si simplu nu numai lipsit de maniere, necivilizat, arata ce fel de minte ai.
" Bu sırf uslupsüz, uygarlaşmamış olmakla kalmayıp senin nasıl bi zihne sahip olduğunu gösteriyor."Das ist einfach nicht nur unmanierlich, unzivilisiert, es zeigt, deine ganze Denkweise.
" Bu sırf uslupsüz, uygarlaşmamış olmakla kalmayıp senin nasıl bi zihne sahip olduğunu gösteriyor."Dit is gewoon niet alleen onfatsoenlijk en onbeschaafd, het laat zien hoe jij denkt.
" Bu sırf uslupsüz, uygarlaşmamış olmakla kalmayıp senin nasıl bi zihne sahip olduğunu gösteriyor."Questa non solo è maleducazione, mancanza di civiltà, rivela che tipo di mente hai.
" Bu sırf uslupsüz, uygarlaşmamış olmakla kalmayıp senin nasıl bi zihne sahip olduğunu gösteriyor."Tämä ei ole ainoastaan epäkohteliasta, sivistymätöntä, vaan se osoittaa minkälainen mieli sinulla on.
" Bu sırf uslupsüz, uygarlaşmamış olmakla kalmayıp senin nasıl bi zihne sahip olduğunu gösteriyor."هذا هو ببساطة ليس فقط غير مهذب، غير متمدن، انه يظهر
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın.Ahelyett, hogy aggódnánk miatta, egyszerűen felhasználjuk.
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın.Ainsi, au lieu de s'en inquiéter à leur sujet, on les utilise.
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın.Anstatt sich darüber den Kopf zu zerbrechen, verbrennen Sie es einfach. Eine tolle Sache.
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın. Bu harika.Dus in plaats van zorgen, levert dat nieuwe brandstof, dat is geweldig!
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın. Bu harika.폐기물을 걱정하는 대신에 연료로 사용하면 됩니다. 멋진 일이죠.
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın. Bu harika.כך שבמקום לטפל בפסולת מנצלים אותה.זה דבר גדול
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın. Bu harika.إذاً، بدلاً من القلق حيالهم، نقوم فقط بأخذ ذلك. إنه شئ عظيم.
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın. Bu harika.ウランを取り込んで燃焼します ローソクのようなものです
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın.Em vez de nos preocuparmos com eles, aproveitamo-los.
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın.Entonces, en lugar de preocuparse por ellos, los utilizas. Es una gran cosa.
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın.În loc să ne facem griji pentru ele, le folosim. E un lucru grozav.
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın.Jadi, ketimbang merisaukannya, Anda justru memanfaatkannya.
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın.Namísto starostí s ukládáním ho prostě spálíme.
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın.Takže namiesto starostí s jeho skladovaním ho jednoducho spálite.
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın.Thế nên, thay vì lo lắng về chúng, bạn hãy nắm lấy điều này.
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın.Więc zamiast się o nie martwić po prostu je wykorzystamy.
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın.Συνεπώς, αντί να ανησυχούμε γι' αυτά, απλώς τα χρησιμοποιούμε.
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın.Вместо да се тревожим за тях, просто ги оползотворяваме. Страхотно е.
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın.Замість того, щоб перейматися ними, ви просто використовуєте їх.
Bu yüzden bu konuda endişelenmek yerine sırf buna bakın.Так что, не волноваться за их судьбу надо, а просто перерабатывать их.
Çünkü ailem, sırf kız olarak doğdum diye- van me hielden omdat ik een dochter was.
Çünkü, tabii eyaletler federasyonlardan daha hızlı, sırf boyut yüzünden.Karena, tentu saja, negara bagian lebih gesit daripada pemerintahan pusat, hanya karena ukuran.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod