Çünkü, tabii eyaletler federasyonlardan daha hızlı, sırf boyut yüzünden.물론, 주가 규모 면에서 연방 정부보다 더 민첩합니다.
Çünkü, tabii eyaletler federasyonlardan daha hızlı, sırf boyut yüzünden.Omdat staten wat flexibeler zijn dan de federale regering, alleen al door de grootte.
Çünkü, tabii eyaletler federasyonlardan daha hızlı, sırf boyut yüzünden.Parce que, bien sûr, les états sont plus flexibles que les autorités fédérales, à cause de leur taille.
Çünkü, tabii eyaletler federasyonlardan daha hızlı, sırf boyut yüzünden.Por supuesto, los estados son más ágiles dado su tamaño.
Çünkü, tabii eyaletler federasyonlardan daha hızlı, sırf boyut yüzünden.Questo perché gli Stati sono più agili del governo federale, viste le dimensioni.
Çünkü, tabii eyaletler federasyonlardan daha hızlı, sırf boyut yüzünden.W regionie przebiega to szybciej, ze względu na sam rozmiar.
Çünkü, tabii eyaletler federasyonlardan daha hızlı, sırf boyut yüzünden.Γιατί, βέβαια, οι πολιτείες είναι πιο ευέλικτες από ότι οι κεντρικές κυβερνήσεις, λόγω μεγέθους.
Çünkü, tabii eyaletler federasyonlardan daha hızlı, sırf boyut yüzünden.Защото, разбира се, щатите са по- бързи от федс, заради големината.
Çünkü, tabii eyaletler federasyonlardan daha hızlı, sırf boyut yüzünden.מפני, שכמובן, מדינות הן יותר זריזות מהממשל הפדרלי, רק בגלל הגודל.
Çünkü, tabii eyaletler federasyonlardan daha hızlı, sırf boyut yüzünden.ﻷنه، بطبيعة الحال، الولايات أكثر فطنة من المستوى الفيدرالي، بسبب حجمها فقط.
Çünkü, tabii eyaletler federasyonlardan daha hızlı, sırf boyut yüzünden.でも規模を重視していますから
Dünyaya dönüşmüş şekilde kısa süreli gelirler, sırf sizin sanatçı olmanızı engellemek için.Chúng xuống trái đất biến hình nhanh gọn để ngăn bạn khỏi nghệ thuật, khỏi trở thành nghệ sĩ.
Dünyaya dönüşmüş şekilde kısa süreli gelirler, sırf sizin sanatçı olmanızı engellemek için.Eles vieram à terra transformados para nos impedir de sermos artistas, de nos tornarmos artistas.
Dünyaya dönüşmüş şekilde kısa süreli gelirler, sırf sizin sanatçı olmanızı engellemek için.잠시 변신해서 우리 지구에 내려와서 여러분의 예술가 행을, 예술가가 되려는 걸 막고있는 사람들인데
Dünyaya dönüşmüş şekilde kısa süreli gelirler, sırf sizin sanatçı olmanızı engellemek için.Przychodzą na Ziemię przekształceni, by powstrzymać was od bycia artystami.
Dünyaya dönüşmüş şekilde kısa süreli gelirler, sırf sizin sanatçı olmanızı engellemek için.Scendono sulla Terra sotto altra forma per impedirvi di essere artistici, di diventare artisti.
Dünyaya dönüşmüş şekilde kısa süreli gelirler, sırf sizin sanatçı olmanızı engellemek için.Vin pe Pământ transformați repede ca să te oprească din a fi artist, din a deveni artist.
Dünyaya dönüşmüş şekilde kısa süreli gelirler, sırf sizin sanatçı olmanızı engellemek için.Ze komen vermomd naar de Aarde om je ervan te weerhouden kunstenaar te worden.
Dünyaya dönüşmüş şekilde kısa süreli gelirler, sırf sizin sanatçı olmanızı engellemek için.Вони прийшли на Землю, щоб не дати вам стати митцями.
Dünyaya dönüşmüş şekilde kısa süreli gelirler, sırf sizin sanatçı olmanızı engellemek için.Это самые настоящие дьяволы. Они прибыли на Землю в чужом обличье, чтобы помешать вашему творчеству.
Dünyaya dönüşmüş şekilde kısa süreli gelirler, sırf sizin sanatçı olmanızı engellemek için.הם מופיעים בקצרה על כדור הארץ בשינוי צורה, על מנת לעצור אתכם מלהיות אמנים, מלהפוך לאמנים.
Dünyaya dönüşmüş şekilde kısa süreli gelirler, sırf sizin sanatçı olmanızı engellemek için.أتوا إلى الأرض متحولين لوقت بسيط لإيقافكم عن أن تكونوا فنانين، من أن تصبحوا فنانين.
Dünyaya dönüşmüş şekilde kısa süreli gelirler, sırf sizin sanatçı olmanızı engellemek için.アーティストになるのを邪魔しに来たのです 彼らはすごい呪文を使います
Evet, sırf bu yüzden öldürülmek üzere!Ja, und es wird ihn gleich umbringen!
Evet, sırf bu yüzden öldürülmek üzere! Ona çok hızlı gittiğini söylemiştim!あら、シリルのプロフィールがあるわよ
Evet, sırf bu yüzden öldürülmek üzere!Oui et c'est sur le point de lui coûter la vie!
Evet, sırf bu yüzden öldürülmek üzere!Sim, e isso vai matá-lo!
Evet, sırf bu yüzden öldürülmek üzere!Si, per questo sarā ucciso!
Evet, sırf bu yüzden öldürülmek üzere!Ναι και πρόκειται να τον σκοτώσουν!
Evet, sırf bu yüzden öldürülmek üzere!И теперь его хотят убить.
Evet, sırf bu yüzden onu seviyorum işte.Da. De asta il plac.
Evet, sırf bu yüzden onu seviyorum işte.Đúng vậy. Đó là lí do vì sao mình thích cậu ấy.
Evet, sırf bu yüzden onu seviyorum işte.Ja. Daarom vind ik hem leuk.
Evet, sırf bu yüzden onu seviyorum işte.Ja. Das ist weshalb, ich ihn mag.
Evet, sırf bu yüzden onu seviyorum işte.Ja. Det är därför jag gillar honom.
Evet, sırf bu yüzden onu seviyorum işte.Ja. Prav zato mi je všeč.
Evet, sırf bu yüzden onu seviyorum işte.Oui. C'est pour ça que je l'aime.
Evet, sırf bu yüzden onu seviyorum işte.Si. Ecco perché lui mi piace.
Evet, sırf bu yüzden onu seviyorum işte.Właśnie dlatego go lubię
Evet, sırf bu yüzden onu seviyorum işte.Ya. Inilah sebabnya aku menyukai dia.
Evet, sırf bu yüzden onu seviyorum işte.Ναι. Γι'αυτό μου αρέσει.
Evet, sırf bu yüzden onu seviyorum işte.Да. Вот почему он мне нравится.
Evet, sırf bu yüzden onu seviyorum işte.ובגלל זה אני מחבבת אותו
Evet, sırf bu yüzden onu seviyorum işte.نعم ، لهذا أنا معجبة به
Evet, sırf bu yüzden onu seviyorum işte.そんな気になったわ
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikAber damals, speziell um das zu feiern, haben wir am JPL das "Miss Guided Missile" Event ins Leben gerufen.
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikApoi, ca să aniversăm asta, am organizat la JPL "Miss Racheta Ghidată".
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikMaar toen, gewoon om het te kunnen vieren, organiseerden we bij JPL de "Miss Guided Missile" verkiezingen.
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikMais ensuite, pour fêter ça, nous avons lancé au JPL le concours de "Miss Ile Guidé."
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikMa poi, proprio per celebrarlo, abbiamo inaugurato al JPL il concorso per "Miss Guided Missile".
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikNhưng sau đó chỉ để ăn mừng chuyện đó, chúng tôi tổ chức một cuộc thi tại JPL:
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikPero entonces también, para celebrar, creamos un evento en el JPL para "Miss Misil Mal Dirigido".
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikИ за да го отразнуваме, направихме събитие в JPL за "Мис Управляем Снаряд." ("Miss Guided Missile")
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için, JPL'de "Yolunu Şaşırmış Füze" için bir etkinlik düzenledikНо тогда, чтобы отпраздновать это, мы организовали мероприятие "Мисс Управляемая Ракета" в ЛРД.
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için,그러다가 이걸 축하하기 위해
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için,Żeby to uczcić, obchodziliśmy "Dzień Pocisków Nienakierowanych".
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için,אבל רק כדי לחגוג את זה,
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için,و لكن للاحتفال بذلك،
Fakat ardından, sırf bunu kutlamak için,「ミス誘導ミサイル」コンテストを始めました
Fakat, sırf ikinizin yüzünden. İçine sıçtım.Mais à cause de vous deux, j'ai merdé.