Belki sırf bunun hakkında bir video yaparım.오일러의 직선에 대해서는 다음 동영상에서 더 설명하겠습니다
Belki sırf bunun hakkında bir video yaparım.Måske kommer der en anden video, der kun handler om det.
Belki sırf bunun hakkında bir video yaparım.O tomhle možná udělám další video.
Belki sırf bunun hakkında bir video yaparım.Si poate voi face un alt video despre acesta. Deci oricum, sper ca vi s-a parut interesant.
Belki sırf bunun hakkında bir video yaparım.И може би ще направя друго видео само с това.
Bence konulara ilgi göstermeli ve sırf demokrat yada cumhuriyetçi olduğumuz için gidip öylece oy vermemeliyiz.Il faut faire attention aux enjeux et ne pas simplement voter ainsi car on démocrat ou on est républicain.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Alors je faisais tester mes yeux juste pour le plaisir.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Aşa că am profitat de ocazie pentru a-mi testa vederea, doar de amuzament.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.A tak jsem si nechávala vyšetřit své oči jen tak pro zábavu.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Così ero abituata a farmi controllare la vista per divertimento.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Dus ik liet mijn ogen testen, gewoon omdat het leuk was.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Então eu costumava também fazer exames aos meus olhos por pura diversão.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Ich ließ also meine Augen immer mittesten, nur so aus Spaß.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Jadi saya juga mengikuti tes mata hanya untuk iseng.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.그래서 전 동생대신 그냥 재미로 검사하기로 합니다.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Så jag brukade genomföra en synundersökning bara för skojs skull.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Solía hacerme exámenes visuales sólo por diversión.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Stąd często bywałam na badaniu wzroku dla zabawy.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Vì thế, tôi đã có một cuộc kiểm tra mắt chỉ để lấy lệ
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Zvykla som si nechať otestovať svoje oči, len tak pre zábavu.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Έτσι συνήθιζα να πηγαίνω στον οφθαλμίατρο για πλάκα.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.И я всегда тоже проверяла свое зрение, просто за компанию.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Така че аз тествах очите си, само за забавление.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.Я теж завжди перевіряла зір, просто за компанію.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.וכך גם אני הייתי עוברת בדיקת עיניים סתם בשביל הכיף.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.لذا ، كنت أفحص عيني فقط للمتعة.
Ben de sırf eğlencesine gözlerime baktırırdım.目の検査を受けたものです 私が17歳になった日
benim eserlerimin sırf para amaçlı olduğunu düşünüyor olabilirler. Benim eserlerimin bazıları para hakkında金儲けの部分もあるにはあります
benim eserlerimin sırf para amaçlı olduğunu düşünüyor olabilirler.mögen glauben, dass es sich bei meir Arbeit nur um Geld dreht.
benim eserlerimin sırf para amaçlı olduğunu düşünüyor olabilirler.mungkin berpikir bahwa pekerjaan saya hanya tentang uang.
benim eserlerimin sırf para amaçlı olduğunu düşünüyor olabilirler.peuvent croire que mon oeuvre parle d'argent.
benim eserlerimin sırf para amaçlı olduğunu düşünüyor olabilirler.potrebbero pensare che lavoro per i soldi.
benim eserlerimin sırf para amaçlı olduğunu düşünüyor olabilirler.pueden pensar que mi trabajo es sólo acerca del dinero.
benim eserlerimin sırf para amaçlı olduğunu düşünüyor olabilirler.μπορεί να νομίζουν ότι το έργο μου σχετίζεται με τα χρήματα.
benim eserlerimin sırf para amaçlı olduğunu düşünüyor olabilirler.עשויים לחשוב שעבודתי היא רק אודות כסף.
Benim yüzümden... Sırf gereksizce peşine takıldığım için...Din cauza mea totul pentru ca m-am intors inutil
Benim yüzümden... Sırf gereksizce peşine takıldığım için...나 땜애. . .
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba.Aku sendiri, hanya untukmu, kakek.
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba.Aku sendiri, hanya untukmu, kakek.
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba.C'est moi qui l'ai fait, juste pour toi, grand-père.
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba.Dělala jsem to sama, jen pro tebe, dědečku.
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba. Gerçekten tadı güzelmiş.Bunicul Sangmin a fost un vechi prieten și camarad de război
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba. Gerçekten tadı güzelmiş.Dziadek Sangmin był stary przyjaciel i towarzysz wojenny
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba. Gerçekten tadı güzelmiş.Ông của Sangmin là người bạn già, người đồng đội của ông
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba. Gerçekten tadı güzelmiş.Sangmin avô era um velho amigo e camarada de guerra
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba. Gerçekten tadı güzelmiş.Sangmin bedstefar var en gammel ven og krig kammerat
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba. Gerçekten tadı güzelmiş.Sangmin dědeček byl starý přítel a válečný soudruh
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba. Gerçekten tadı güzelmiş.Sangmin dedko bol starý priateľ a vojnový súdruh
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba. Gerçekten tadı güzelmiş.Sangmin Großvater war ein alter Freund und Kriegskamerad
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba. Gerçekten tadı güzelmiş.Sangmin isoisä oli vanha ystävä ja sota toveri
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba. Gerçekten tadı güzelmiş.Sangmin nagyapja volt egy régi barát és háborús elvtárs
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba. Gerçekten tadı güzelmiş.Sangmin παππούς ήταν ένας παλιός φίλος και σύντροφος του πολέμου
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba. Gerçekten tadı güzelmiş.Дід Sangmin був старого друга і товариша війни
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba.Ik heb het zelf, alleen voor jou, opa.
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba.Jag gjorde det själv, bara för dig, farfar.
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba.Lo hice yo misma, solo para ti, abuelo.
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba.Lo hice yo mismo, sólo para ti, abuelo.
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba.Tự tay cháu nấu cho ông đấy.
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba.Направих я за теб, дядо.
Ben yaptım, sırf senin için, büyükbaba.Я это сама готовила, специально для тебя дедушка.