Ana içeriğe geç
Sözlük

sırf ile cümle

sırf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
İlk başta sırf dış görünüşleri dikkate alınarak rakungiller familyasına yerleştirilmiştir.Z tohto dôvodu sú správne chápané len vtedy, keď sa berie do úvahy ich miesto v prvotnej kresťanskej komunite.
Arı sinek kuşları sırf nektarla beslenirler.Odrasle muhe se hranijo z nektarjem.
Henriette ile evliliği sırf onun parasına tamah ederek yapmak istediğini de itiraf eder.Edvard se hoče z Marico poročiti samo zaradi denarja.
Bazen sırf belgelemek için mimari çekim de yapılır.Kartais netgi gyvai atliekant kūrinius prireikia įrašų.
Ama sırf hayvanlar değil, bitkiler ve mantarlar da etobur olabilirler.Tam tikra prasme grobiu galima laikyti ne tik gyvūnus, bet ir augalus ar grybus, kuriuos suėda gyvūnai.
Cefne Klanı is sırf Yahudiydi.Kaliifi ihuarst oli peaaegu alati juut.
Neredeyse sırf karınca ve termit ile beslenirler.Soomusloomad toituvad peaaegu eranditult sipelgatest ja termiitidest.
Subaylarla askerlerin hareketi sırf yiğitlik ve fedakarlıktan ibaretti.Ordeniga autasustati ainult ohvitsere ning ainult sõjaliste teenete eest.
Sırf helikopterler için olan havaalanlarına heliport denir.Õhust kergemail lennuvahendeil lendajaid nimetatakse aeronautideks.
Ama bu da var olan birşey. Sırf Mooji "İzin ver" dedi diye izin vermeli miyim?Devrais-je le laisser faire parce que Mooji dit :
Ama bu da var olan birşey. Sırf Mooji "İzin ver" dedi diye izin vermeli miyim?Soll ich das einfach zulassen, weil Mooji gesagt hat "Lass es einfach zu" ?
Ama sırf adamı çok sevdiğim için bunu söylemiştim, sevgi bazen bize saçma şeyler yapmaya itiyor.Maar ik stelde het voor omdat ik de jongen echt aardig vond, en u weet hoe liefde tot dwaasheid kan leiden.
Ama sırf adamı çok sevdiğim için bunu söylemiştim, sevgi bazen bize saçma şeyler yapmaya itiyor.Mas eu só sugeri isso porque eu realmente gostava dele, e você sabe como o amor nos leva a fazer coisas bobas.
Ama sırf adamı çok sevdiğim için bunu söylemiştim, sevgi bazen bize saçma şeyler yapmaya itiyor.Pero solo lo sugerí porque me gustaba mucho el chico, y usted sabe cómo el amor nos lleva a hacer tonterías.
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.Kuuntelen sinua vain sen takia.
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.Pero parece que unidos tenemos más posibilidades. Esa es la única razón por la que te estoy escuchando.
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.- ser et samarbejde ud til at være nødvendigt. Kun derfor lytter jeg til dig.
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.To jedyny powód, dla którego cię słucham.
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.-verkar samarbete säkrare för segern. Bara därför lyssnar jag på dig.
Ama şu anda birlikte hareket etmek zaferimizi garantiye alacak, sırf bu yüzden seni dinliyorum.Αλλά τώρα; Μια συνεργασία μας διασφαλίζει τον θρίαμβο. Μόνο γι' αυτό κάθομαι και σε ακούω!
Ancak, sırf bu konu için bütün bir sömestr ayrılabilirdi.하지만 실은 이 주제 하나만으로도 한 학기 동안 강의를 할 수 있습니다
Ancak, sırf bu konu için bütün bir sömestr ayrılabilirdi.אולם אפשר בקלות להקדיש סמסטר שלם לחשיבה על שאלה זו בלבד.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Bukan karena kami mampu sehingga saya dapat mengemudi, tapi untuk memberi saya impian mengemudi.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Inte för att vi hade råd med mitt körkort utan för att låta mig drömma om att någon gång få köra.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Không phải để tôi lái xe, mà cho tôi giấm mơ được lái xe.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.저까지 운전할 수 있는 경제적 여유는 없었지만 제게 운전의 꿈을 키워주고 싶어 하셨어요
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Não que eles tivessem dinheiro para eu poder conduzir, mas para me darem o sonho de conduzir.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Nem mintha megengedhettünk volna magunknak, hogy vezessek, de megadták a vezetés álmát.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Ne, že bychom si mohli dovolit, abych řídila, ale spíše splnit mi sen o řízení.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Nie dlatego, że było nas stać na to, prowadziła samochód, ale aby spełnić moje marzenie.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Niet dat we het ons konden veroorloven dat ik zou rijden, maar om me het gevoel van het rijden te geven.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Nie že by sme si mohli dovoliť, aby som jazdila, ale len aby mi dali sen jazdy.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.No es que nos pudiéramos permitir que yo condujera, pero me dieron el sueño de conducir.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Non pas que nous aurions pu nous permettre que je conduise, mais pour me donner le rêve de conduire.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Non potevano permettersi di farmi guidare, ma volevano darmi il sogno di guidare.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Nu pentru că ne-am fi permis ca eu să conduc, dar pentru a-mi oferi visul de a conduce.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Όχι ότι το αντέχαμε οικονομικά, αλλά για να μου δώσουν το όνειρο της οδήγησης.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Не те щоб вони могли дозволити мені надалі керувати, але просто щоб втілити мою мрію у життя.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Не то, чтобы мы могли позволить себе чтобы я водила, но хоть дать мне мечту о вождении.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.Не че можехме да си позволим аз да карам, но да ми дадат мечтата за шофиране.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.הם לא יכלו לאפשר לי לנהוג ממש אלא רק לתת לי לטעום את חלום הנהיגה.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.وهذا لا يعني أننا كنا نتسطيع إحتمال أن أقود، لكن فقط لإعطائي حلم القيادة.
Araba kullanmamı maddi olarak karşılayamazlardı ama sırf bana o hayali verebilmek için.運転する夢を叶えてくれたのです 17歳の誕生日
Aslında beynin arka tarafında sırf görme ile ilgili 30 tane bölge var.사실상, 이 시각관련 영역은 뇌의 뒤쪽에 30군에 있구요,
Aslında beynin arka tarafında sırf görme ile ilgili 30 tane bölge var.Er zijn in het achterhoofd wel 30 delen uitsluitend bezig met het gezichtsvermogen.
Aslında beynin arka tarafında sırf görme ile ilgili 30 tane bölge var.Es gibt in der Tat 30 Bereiche an der Hinterseite des Hirns, die sich ausschließlich mit dem Sehen befassen.
Aslında beynin arka tarafında sırf görme ile ilgili 30 tane bölge var.Există 30 de arii corticale răspunzătoare de vedere.
Aslında beynin arka tarafında sırf görme ile ilgili 30 tane bölge var.Há 30 áreas na parte de trás do cérebro que se ocupam apenas da visão.
Aslında beynin arka tarafında sırf görme ile ilgili 30 tane bölge var.יש למעשה 30 אזורים באחורי המוח שמיועדים אך ורק לראייה,
Aslında beynin arka tarafında sırf görme ile ilgili 30 tane bölge var.في الحقيقة هناك ثلاثون منطقة في مؤخرة المخ مسؤولة فقط عن البصر،
Aslında beynin arka tarafında sırf görme ile ilgili 30 tane bölge var.それら全てで処理された後 メッセージは
Aslında sırf benimle savaşmak için buraya geri döndün.Anzi, siete tornati qui apposta per battervi contro di me.
Aslında sırf benimle savaşmak için buraya geri döndün.De hecho, habéis vuelto solo para luchar contra mí.
Aslında sırf benimle savaşmak için buraya geri döndün.Du kom tilbage bare for at slås mod mig.
Aslında sırf benimle savaşmak için buraya geri döndün.Du kom tillbaka bara för att slåss mot mig.
Aslında sırf benimle savaşmak için buraya geri döndün.Na verdade, vieste aqui para lutar comigo.
Aslında sırf benimle savaşmak için buraya geri döndün.Te tulitte takaisin taistelemaan minua vastaan.
Aslında sırf benimle savaşmak için buraya geri döndün.Ty wróciłeś tylko po to, żeby ze mną walczyć.
Aslında sırf benimle savaşmak için buraya geri döndün.Αντίθετα, επιστρέψατε για να πολεμήσετε εμένα.
Aslında sırf benimle savaşmak için buraya geri döndün.Ведь вы вернулись для того, чтобы сражаться со мной.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod