Ana içeriğe geç
Sözlük

sırf ile cümle

sırf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Sırf diğerlerinden farklısın diye seni seviyorum.Ich mag dich einfach, weil du anders als die anderen bist.
Sırf sinir etmemek için, ne çok bekler insan diğeri arasın diye.Wie oft wartet man drauf, dass sich der andere meldet, weil man selber nicht nerven will.
Sırf teşbihte bulunan kimse ise zâtın inkarcısıdır.Derjenige, der dies gutheiße, sei ebenfalls ein Ungläubiger.
Aklıyla sırf tenzihte bulunan kimse sıfatların inkarcısıdır.Und diejenigen, die mit ihm (gläubig) sind, sind den Ungläubigen gegenüber heftig, unter sich aber mitfühlend.
Bu durumda çevre kirliliğin önlenmesi ve kontrol altına alınması sırf ulusal düzeyde yer almamaktadır.Die Vermeidung und Kontrolle der Umweltverschmutzung kann hier also nicht allein nationalstaatlich erfolgen.
Alexander von Humboldt ise uçan balıkların bunu sırf keyiflerinden yaptıklarını savunmuştur.Alexander von Humboldt vertrat die Ansicht, dass sie es aus reinem Vergnügen tun.
Midelerinin sırf iki ya da üç kesesi vardır ve gevişgetirme yetenekleri yoktur.Ihr Magen ist zwei- oder dreikammerig und nicht zum Wiederkäuen befähigt.
İnsansılar genelde sırf bitkisel beslenir, sadece şempanze ve insan hepçildir.Menschenartige ernähren sich vorwiegend von Pflanzen, Schimpansen und Menschen sind jedoch Allesfresser.
Fakat onun serbest bırakılması ise sırf Pers Savaşlarında verdiği çabalardan ötürüdür.Seine Ernennung soll vor allem wegen seiner im Krieg geleisteten Dienste erfolgt sein.
Bazen sırf belgelemek için mimari çekim de yapılır.Gelegentlich werden auch Ableger an den Blättern gebildet.
Sırf senin için geldim.Je suis venu juste pour toi.
Sırf görüşme yapmak için görüşmeye hazır değiliz." dedi.Impossible d’attendre pour la mettre à disposition ».
Fakat onun serbest bırakılması ise sırf Pers Savaşlarında verdiği çabalardan ötürüdür.Il est décoré pour son engagement dans la guerre de la libération.
Böylece asıl gebelik süresi sırf bir ay olmasına rağmen, doğum çiftleşmekten 13 ay sonra gerçekleşir.En cas de cœur commun, la survie ne dépasse pas 3 mois après la naissance.
R2-D2 ile devamlı sırf bu yüzden tartışır.Il est le compagnon de toujours de R2-D2.
Neredeyse sırf karınca ve termit ile beslenirler.Elle se nourrit principalement de fourmis et de termites.
Ancak kimi yörelerde yalnızca büyükbaş hayvanlar (at ve inek) veya sırf inekler için kullanılır.Les seuls ossements qui y ont été découverts proviennent de grands mammifères (chevaux ou vaches).
Aklıyla sırf tenzihte bulunan kimse sıfatların inkarcısıdır.Se aplica solo a quienes no creen en los Vedas.
Yahudiler için, sırf varolduğu için, Kudüs kutsaldır...Estar solo es, para el judío, una terrible maldición.
Bir süre iki unvan birlikte kullanılmış ve sonunda sırf Çar unvanı kalmıştır.Duró unas dos horas, y empezó bien para el rey.
Karıncayiyenler sırf böcek ile beslenir.Se piensa que estas arañas se alimentan únicamente de hormigas.
Sırf görüşme yapmak için görüşmeye hazır değiliz." dedi.No voy a detenerme hasta generar un impacto".
Sırf görüşme yapmak için görüşmeye hazır değiliz." dedi.Non siamo disposti a un incontro fine a se stesso".
Ancak ahalisi sırf Hristiyan olan yerlerde üyelerin tamamı Hristiyan olacaktı.Naturalmente questo può valere solo in quei luoghi dove esiste il cristianesimo.
İnsanlar sırf Hıristiyan oldukları için ölümle cezalandırılabiliyordu.I coniugi vennero incoronati solo alla morte di Cristiano.
Karıncayiyengiller genelde Yalnız yaşar ve sırf çiftleşmek amaçlı birleşirler.La maggior parte dei carnivori sono solitari, radunandosi solo per accoppiarsi.
Sadece iç bölümünün 1/3´ü sırf alüminyumdandır.Ma il volume del cono è 1/3 di quello del cilindro.
Çoğu kişi, Nobel Edebiyat Ödülü'nü sırf bu oyunu yüzünden aldığını düşünmektedir.Secondo alcuni tale scoperta, da sola, sarebbe stata degna di un Premio Nobel.
Yahudiler için, sırf varolduğu için, Kudüs kutsaldır...Для евреев Иерусалим свят просто потому, что он существует...
Ama sırf hayvanlar değil, bitkiler ve mantarlar da etobur olabilirler.Не только растения и животные, но и насекомые.
Sırf teşbihte bulunan kimse ise zâtın inkarcısıdır.Тот, кто утверждает обратное, является неверующим джахмитом.
Sırf zevk için erkek kurbanlarına tecavüz etmiş ve öldürmüştür.Он презирал и ненавидел людей и убивал их просто ради удовольствия.
Sırf helikopterler için olan havaalanlarına heliport denir.До Каменского летательные аппараты называли лишь «аэропланами».
Sırf teşbihte bulunan kimse ise zâtın inkarcısıdır.والكفر لا يحل إلا على القوم الكافرين.
1838'den sonra, sırf Aden şehrinde 5000 Yahudi, vilayetin geri kalanında ise 2000 Yahudi bulunmaktaydı.بعد 1838 كان هناك ما يقرب من 5,000 يهودي في مدينة عدن نفسها وحوالي 2,000 في باقي محمية عدن.
Aklıyla sırf tenzihte bulunan kimse sıfatların inkarcısıdır.(إن الكافرون إلا في غرور).
Sırf yağlıboya kullanılmış olması, daha karanlık ve teatral bir duygu durumuna sebep olur.الاستخدام الوحيد لنفط على لوحة يسبب مزاجا أكثر قتامة وأكثر مسرحية.
Yahudiler için, sırf varolduğu için, Kudüs kutsaldır...Para os judeus, Jerusalém é sagrada simplesmente por existir...
Stewie, Janet'in kendisiyle sırf Stewie onunla kurabiyelerini paylaştığı için oynadığının farkına varır.Stewie percebe que Janet somente brincou com ele porque deu biscoitos a ela.
R2-D2 ile devamlı sırf bu yüzden tartışır.Problemas com R2-D2 são corriqueiros.
Tembel hayvanlar sırf otçuldur.Seus olhos animais são puramente instinto.
Ancak ahalisi sırf Hristiyan olan yerlerde üyelerin tamamı Hristiyan olacaktı.Tudo isso já ocorria numa época em que os cristãos eram somente uma minoria marginalizada.
Eşcinsel olan eşin sırf bu gerekçeyle evlilik içerisinde kusurlu sayılması kabul edilmiştir.Os reis não adquiriam um direito legítimo apenas por conta desse casamento.
Sırf helikopterler için olan havaalanlarına heliport denir.Tais aeronaves são chamadas de aeróstatos.
Bu açıdan tanrının kökeni sırf yunan uygarlığında aranmamalıdır.Em suma, a soberania de Deus conforma apenas na natureza.
İnsanlar sırf Hıristiyan oldukları için ölümle cezalandırılabiliyordu.Pode ser usado quando uma pessoa é morta por defender a Fé Cristã.
Makimsilerin doğal olarak yaşadıkları yer sırf Madagaskar adası'dır.Os membros desta família habitam exclusivamente a ilha de Madagascar.
Sırf şer işleyen, insanları yoldan çıkarmakla meşgul olan varlıklardır.Deze wordt alleen tegen kwaadwillende mensen uitgevoerd.
Sırf teşbihte bulunan kimse ise zâtın inkarcısıdır.Voor ongelovigen brengt het slechts ongeluk.
Neredeyse sırf karınca ve termit ile beslenirler.Ze voeden zich met mieren en termieten.
R2-D2 ile devamlı sırf bu yüzden tartışır.R2-D2 bleef hiervan gespaard.
Bütün maymunların arasında tutunmak için kullanılan kuyruk geliştirmiş türler sırf bu grupta bulunur.Ook de enige nachtactieve apen behoren tot deze groep.
Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım.Het was gebruik dat de tweede zoon de Kerk zou dienen.
Ama sırf hayvanlar değil, bitkiler ve mantarlar da etobur olabilirler.Można tam kupić nie tylko lekarstwa i zioła, lecz również suszone zwierzęta.
Buna da, sırf Federasyon zor durumda kalmasın diye itiraz etmedik.Spowodował m.in. brak powstania Federacji.
Karıncayiyengiller genelde Yalnız yaşar ve sırf çiftleşmek amaçlı birleşirler.Wiewióry kremowe żyją samotnie, łączą się w pary tylko w związku z rozrodem.
Altın köstebekler sırf yeraltında yaşar.Guldmullvadar lever nästan uteslutande under marken.
Midelerinin sırf iki ya da üç kesesi vardır ve gevişgetirme yetenekleri yoktur.Deras mage är delad i två eller tre kamrar och de saknar förmåga att idissla.
Makimsilerin doğal olarak yaşadıkları yer sırf Madagaskar adası'dır.Dess naturliga utbredningsområde är begränsat till ön Madagaskar.
Neredeyse sırf solucan ile beslenirler.De äter nästan uteslutande blad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod