sırasında ile cümle
sırasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom gösterisi sırasında uyuyakaldı.Tom fell asleep during the show.
Mary korkutucu sahneler sırasında gözlerini kapadı.Mary covered her eyes during the scary scenes.
Tom, Planetaryumdaki gösteri sırasında uyuyakaldı.Tom fell asleep during the show at the planetarium.
Çalışma saatleri sırasında sigara içemezsin.You can't smoke during work hours.
Görüşme sırasında hiçbir şeyle uğraşmayın.Don't fumble with anything during an interview.
İnsanlar, inşaatı sırasında Eyfel Kulesi'ni şiddetle eleştirdiler.People severely criticized the Eiffel Tower during its construction.
Tom ölüm sırasında on üç yıl geçirdi.Tom spent thirteen years on death row.
Tom idam sırasında on üç yıl geçirdi.Tom spent thirteen years on death row.
Tom baskın sırasında öldü.Tom was killed in the raid.
Mali kriz sırasında milyonlarca Amerikalı evlerini kaybetti.Millions of Americans lost their homes during the financial crisis.
Uçurumun üstünde salata yediler, ancak yürüyüş sırasında hastalandılar.They ate salad on the cliff, but got sick on the hike back.
Ekmek kızartma makinesi yoğun sabahlar sırasında kullanışlıydı.The toaster was useful during busy mornings.
Kamp gezisi sırasında, Tom dizanteri oldu.While on the camping trip, Tom got dysentery.
Fırtına sırasında, güç gitti ve yağmur çiftlik evinin pencerelerini vurdu.During the storm, the power went out and the rain battered the windows of the farmhouse.
Sorgulama sırasında, Fadıl herhangi bir soruyu cevaplamaya hazır ve istekli görünüyordu.During the interrogation, Fadil appeared to be ready and willing to answer any question.
Fadıl cinayet sırasında evindeydi.Fadil was in his house during the murder.
Fadıl, Büyük Bunalım sırasında doğdu.Fadil was born during the Great Depression.
Fırtına sırasında Tom Mary ile birlikte evde yalnızdı.Tom was home alone with Mary during the storm.
Milyonlarca insan savaş sırasında hayatını kaybetti.Millions of people lost their lives during the war.
Giyotin, Fransız Devrimi sırasında yaygın bir şekilde kullanıldı.The guillotine was widely used during the French Revolution.
Bu mevsim sırasında ağır kar yağışı olacak.During this season there will be heavy snow.
Cinsel ilişki sırasında kondom kullanmazsan bir hastalık kapabilirsin.If you don't use a condom during sex, you can catch a disease.
Tom ve Mary bilimsel bir sefer sırasında aşık oldular.Tom and Mary fell in love while they were on a scientific expedition.
Beyzbol maçı sırasında sahaya bir kedi girdi.A cat ran onto the field during the baseball game.
Birçok Roma teknolojisi ortaçağ sırasında kaybedildi.Many Roman technologies were lost during the Middle Ages.
Sami şu anda idam sırasında.Sami is currently on death row.
Tom, Gay Nineties sırasında doğdu.Tom was born during the Gay Nineties.
O, ölümü sırasında, acı çekiyor.At the time of her death, she suffers agony.
Tom film sırasında uyuyakaldı.Tom fell asleep during the movie.
İki oğlu savaş sırasında öldü.His two sons died during the war.
Konser sırasında uyuyakaldım.I fell asleep during the concert.
Toplantılar sırasında uyanık kalma sorunum var.I have trouble staying awake during meetings.
Film sırasında uyuyakalmışım.I fell asleep during the movie.
Fırtına sırasında mahallede birkaç ağaç patladı.Several trees blew down in our neighborhood during the storm.
Tom, Lyon'daki savaş sırasında yaşıyordu.Tom lived during the war in Lyon.
Sami, suç sırasında giydiği kıyafetleri attı.Sami dumped the clothes he had worn during the crime.
Sami'nin dedesi Meksika Devrimi sırasında yakalandı.Sami's grandfather was captured during the Mexican Revolution.
Tom filmin korkunç kısımları sırasında gözlerini kapadı.Tom closed his eyes during the scary parts of the movie.
Tarih dersleri sırasında uyanık kalmakta zorluk yaşıyorum.I've been having a hard time staying awake during history classes.
Bunu yaz tatili sırasında yaptım.I did that during the summer holidays.
Sami deprem sırasında Zelzele Suresi'ni okumaya başladı.Sami started to recite Surah Zalzalah during the earthquake.
Sami zikir sırasında cezbeye geldi.Sami fell into a state of ecstasy during the dhikr.
Tom tatiller sırasında çok fazla yemek yedi.Tom ate too much during the holidays.
Tom tatil günleri sırasında çok fazla yemek yedi.Tom ate too much during the holidays.
Düşme sırasında dirseğini vurdu.She hit her elbow during a fall.
Tom'un annesi doğum sırasında öldü.Tom's mother died in childbirth.
Benim işim toplantı sırasında alınan kararları kamuoyuna duyurmak.My job is to publicize the decisions made during the meeting.
Tom görev sırasında içki içiyordu.Tom has been drinking on the job.
Gezileri sırasında yediği enfes yemeklerden bahsediyordu.He was talking about the delicious food they had eaten on their trip.
Nöbet sırasında uyumakla suçlanıyordu.He was accused of falling asleep on guard duty.
Soğuk algınlığı sırasında burun tıkanıklığı, sinüs sorunları ve öksürük vardı.During the cold there were nasal congestion, sinus problems, and coughing.
Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı, burnunuzu tek kullanımlık mendille kapayın.Cover your mouth and nose with a disposable tissue when coughing or sneezing.
Tom deprem sırasında kakasını yapıyordu.Tom was taking a dump when the earthquake hit.
Size hiç uykunuz sırasında nefesinizin kesildiğini söyleyen oldu mu?Has anyone ever told you that you stop breathing when you are asleep?
William öğleden sonraki yürüyüşleri sırasında sıcak güneş ışığında güneşlenmeyi sever.William loves to bask in the warm sunshine during his afternoon walks.
Felix, fırtına sırasında Amelia'nın evine girdi.Felix broke into Amelia's home during the storm.
Hiç utanmıyordum gitarimi bir parti sırasında dışarı çıkarmaya.I wasn't shy about taking my guitar out at a party.
Mesajlaşma sırasında "T9" seçeneği var.There is "T9" option while messaging.
1979 yılında Jackson her zamanki dans rutini sırasında burnunu kırdı.In 1979, Jackson broke his nose during a dance routine.
Bu yılki tartışma oylama sırasında oldu.One controversy this year was during the voting.