sırasında ile cümle

sırasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Yemek sırasında sessiz kaldı.He kept silent during the meal.
Yemek sırasında kapı zili çaldı.The doorbell rang during the meal.
Savaş sırasında, orduda görev yaptı.During the war, he served in the army.
Savaş sırasında hükümet eti karne ile verdi.The government rationed meat during the war.
Fiyatlar kesinlikle savaş sırasında düzenlendi.Prices were strictly regulated during the war.
Savaş sırasında, biz şekersiz yapmak zorunda kaldık.During the war, we had to do without sugar.
Savaş sırasında pek çok acı deneyimlerimiz oldu.We had many bitter experiences during the war.
Abd savaş sırasında İngiltere ile olan ticareti durdurmayı denedi.During the war, America tried to stop trading with England.
Nakliye sırasında kırılmış olmalı.It must have been broken during shipping.
Taksiler sağanak sırasında seyrekti.Taxis are few and far between during a rainstorm.
İç savaş sırasında, ülke anarşik bir durum içindeydi.While the civil war went on, the country was in a state of anarchy.
Tatil sırasında onun nereye gitmeyi planladığını ona soracağım.I'll ask him where he is planning to go during the vacation.
Onun konuşması sırasında garip bir olay oldu.A strange incident happened during his speech.
Onun konuşması sırasında öğrenciler istekli olarak dinlediler.The pupils listened eagerly during his speech.
O yaz sıcağı sırasında bir kravat takmaktan nefret eder.He hates wearing a tie during the summer heat.
Konferans sırasında şirketimizi temsil etti.He represented our company at the conference.
O, tatili sırasında günden güne golf oynadı.He played golf day after day during his vacation.
O bize tatil sırasında yazmamız için bir kompozisyon verdi.He gave us an essay to write during the vacation.
Oyun sırasında kolunu kırdı.He had his arm broken during the game.
O, ders sırasında uyuyordu.He was asleep during the lesson.
Savaş sırasında Doğuda yakalandığı sıtmayı asla gerçekten atlatamadı.He has never really got over malaria he caught in the East during the war.
Hastalığı sırasında büyük cesaret gösterdi.He showed great courage during his illness.
O, seyahatleri sırasında çok sayıda etkileyici insanlarla tanıştı.He met many fascinating people in the course of his travels.
O, yolculuk sırasında hastalandı.He got sick during the trip.
Tatilleri sırasında çalışmaları onlar için iyidir.It is good for them to work during their vacation.
Konser salonunun ön sırasında oturdular ve orkestrayı açıkça duydular.They sat in the front row of the concert hall and heard the orchestra clearly.
Savaş sırasında köyde yaşadılar.They lived in the countryside during the war.
Savaş sırasında kırsalda yaşadılar.They lived in the countryside during the war.
O, yolculuk sırasında kaybettiği yüzüğü buldu.She found the ring that she had lost during the journey.
Bana yolculuğu sırasında çektiği fotoğrafları gösterdi.She showed me the snaps which she had taken during her journey.
O bana yolculuğu sırasında çektiği şipşakları gösterdi.She showed me the snaps which she had taken during her journey.
Babam bana savaş sırasında yaşadıklarını anlattı.My father told me about his experiences during the war.
Babam yemekler sırasında sık sık gazete okuyacaktır.My father will often read the newspaper during meals.
Babam akşam yemeği sırasında tek kelime söylemedi.My father didn't say a word during dinner.
Çalışmalarımda bir mola sırasında televizyon izledim.I watched television during a break in my studies.
Binlerce küçük işletme durgunluk sırasında iflas etti.Thousands of small businesses went under during the recession.
Gözükara insanlar Antartika seferleri sırasında donarak öldü.The reckless men froze to death during their expedition to the Antarctic.
Tüm yolcuları fırtına sırasında deniz tuttu.All the passengers got seasick during the storm.
Lütfen kalkış ve iniş sırasında emniyet kemerinizi takın.Please secure your seat belt during takeoff and landing.
Benim yokluğum sırasında köpeğime bakmanı istiyorum.I'd like you to look after my dog during my absence.
Yolculuk sırasında üç kez yağmur yağdı.It rained three times during the trip.
Yolculuk sırasında kötü bir soğuk algınlığına yakalandım.I caught a bad cold during the trip.
Taşıma sırasında kutu ezildi ve içindekiler dışarı uçtu.The box was crushed during transport and the contents flew out.
Bu iş sırasında, sert surat yaparsan, müşteriler gelmez.In this line of work, if you make a grim face the customers won't come.
O, tatili sırasında bile asla çevrimiçi değil.She is never online, even during her vacation.
Yemekler sırasında terbiyeni takınmanı istiyorum.We want you to behave yourself during meals.
Savaş sırasında Bob birçok tehlikeli maceralar yaşadı.Bob had had many dangerous adventures during the war.
Deprem sırasında birçok insan evini kaybetti.Many lost their homes during the earthquake.
Deprem sırasında birçok kişi evini kaybetti.Many lost their homes during the earthquake.
Savaş sırasında bir milyon kişi hayatlarını kaybetti.A million people lost their live during the war.
Bu gelenek Edo dönemi sırasında başladı.This custom began during the Edo period.
Bir konser sırasında konuşmak kabalıktır.Talking during a concert is rude.
Konser sırasında konuşmak kabalıktır.It's rude to talk during a concert.
Bir konser sırasında konuşmak terbiyesizliktir.It's bad manners to talk during a concert.
Kazı sırasında insan kalıntıları bulundu.Human remains were found during the excavation.
Kuraklık sırasında, çiftçiler kıt kanaat zorlukla geçinebiliyorlar.During droughts, farmers are barely able to eke out a living.
Gezimiz sırasında beklenmedik olaylarımız olmadı.We had no unexpected incidents during our trip.
Savaş sırasında anarşi olabilir.Anarchy can happen during wartime.
Banka ekonomik durgunluk sırasında çöktü.The bank collapsed during the recession.
Büyük bir fırtına sırasında büyük bir tehlike vardır.There's a lot of danger during a big storm.

İlgili Sayfalar