sırasında ile cümle
sırasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Film sırasında konuştular.They talked during the movie.
Tom oğlunun mezuniyeti sırasında çığlık attı.Tom cried during his son's graduation.
Mary, tatili sırasında dinlenmeyi çok ümit ediyor.Mary hopes to rest a lot during her vacation.
Onun seks skandalı serpintisi sırasında yüzünü korumak için saçma bir girişimde bulundu.He made a farcical attempt to save face during the fallout of his sex scandal.
Arkadaşlarım dava sırasında yanımda durdu.My friends stood by me during the court case.
Pastırma yazı sırasında Paris dünyevi bir cennettir.Paris during the Indian summer is an earthly heaven.
Bu masadaki beyler Birinci Körfez Savaşı sırasındaki deniz komutanlarıydı.The gentlemen at this table were naval commanders during the first Gulf War.
Birçok Amerikalı hâlâ savaş sırasında biriktirdikleri paraya sahipti.Many Americans still had money they had saved during the war.
Tartışma sırasında bir şey söylemedi.He had said nothing during the debate.
O, savaş sırasında orduya katıldı.He joined the Army during the war.
Senatör Dole, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir kahramandı.Senator Dole was a hero during World War Two.
Füze teknolojisi, İkinci Dünya Savaşı sırasında gelişti.Rocket technology improved during World War Two.
Büyük Oyun sırasında, Afganistan bir tampon devletti.During the Great Game, Afghanistan was a buffer state.
İşlem sırasında arkadaşlarım yanımda durdular.My friends stood by me during the process.
Oyun sırasında, aniden yağmur yağmaya başladı ve ayrıca gök gürledi.During the game, it suddenly began to rain and it thundered, too.
O, toplantı sırasında sessiz kaldı.He remained silent during the meeting.
Filiberto okyanusta bir banyo sırasında boğularak öldü.Filiberto died by drowning during a bath in the ocean.
Bilgisayarınız kurulum sırasında birkaç kez yeniden başlatılacaktır.Your computer will restart several times during installation.
Hayal sırasında, insanlar rahat bir hayatı hayal ettiler.During the bubble, people dreamt of a life of leisure.
Hamilelik sırasında çiğ balık yemek güvenli midir?Is it safe to eat raw fish during pregnancy?
Tom idam sırasındaki 3.000'den fazla mahkumdan biridir.Tom is one of the more than 3,000 inmates on death row.
Ben atalarımın kim olduğunu bilmiyorum. Bizim evraklar Nuh Tufanı sırasında kayboldu.I don't know who my ancestors are. Our papers got lost during the Flood.
Tom obua sırasında yüksek sesle burnunu sildi.Tom blew his nose loudly during the oboe solo.
Tom Mary'den toplantılar sırasında dikkatli olmasını rica etti.Tom asked Mary to be attentive during meetings.
Tom, babası Vietnam Savaşı sırasında helikopter pilotluğu yapmış bir adam tanıyordu.Tom knew a man whose father was a helicopter pilot during the Vietnam War.
Tom toplantı sırasında uyukladı.Tom dozed off during the meeting.
Tom Bostonda kalışı sırasında öldü.Tom died during his stay in Boston.
Tom ders sırasında uyanık kalamadı.Tom couldn't stay awake during class.
Tom reklamlar sırasında kanalları değiştirir.Tom changes channels during commercials.
Tom toplantı sırasında önemli bir konudan bahsettti.Tom brought up an interesting point during the meeting.
İç Savaş sırasında kaç tane atın öldüğünü merak ediyorum.I wonder how many horses died during the Civil War.
Tom toplantı sırasında notlar aldı.Tom took notes during the meeting.
Tom, ders sırasında notlar aldı.Tom took notes during class.
Amerikan siyasetini, özellikle başkanlık seçimi sırasında gözlemlemek ilginçtir.It's interesting to observe American politics, especially during a presidential election.
Yemek sırasında, ağzın dolu konuşma.At dinner time, don't speak with your mouth full.
Yaz tatili sırasında bir postanede çalıştım.I work in a post office during the summer holidays.
Yemek sırasında konuşmak iyi bir davranış değildir.It's not good manners speaking during the meal.
Dersim sırasında herhangi türde yorum kabul etmiyorum.I don't accept any kind of comment during my class.
Şu anda, tatil sırasında giymek için bazı uygun kıyafetler seçiyorum.Right now, I'm choosing some suitable clothes to wear during the vacation.
Yaz tatili sırasında dört gözle ziyaretini bekliyorum.I'm looking forward to your visit during the summer vacation.
Anayasa, diktatörlük sırasında ilan edildi.The Constitution was proclaimed during the dictatorship.
O, yemekler sırasında gazete okumaya alışmış.He is in the habit of reading the newspaper during meals.
Ayin sırasında binlerce mum kiliseyi aydınlattı.Thousands of candles illuminated the church during the ceremony.
Lütfen kalkış ve iniş sırasında emniyet kemerinizi bağlayın.Please fasten your seat belt during takeoff and landing.
Tatil sırasında ben Milton'ın tüm eserlerini okudum.I read the entire works of Milton over the holiday.
Tom cinsel eğitim dersi sırasında uykuya daldı.Tom fell asleep during sex ed class.
Yemek sırasında bir şey okumayınız.Do not read during the meal.
Lütfen yaz mevsimi sırasında suyu koruyun.Please conserve water during the summer.
Onun şirketi kriz sırasında iflas etti.His company went under during the crisis.
O, devrim sırasında idam edildi.He was hanged during the Revolution.
Arka bahçedeki korkuluk kasırga sırasında devrildi.The scarecrow in the backyard fell over during the hurricane.
O, uykusu sırasında yüksek sesle horladı.He snored loudly during his sleep.
Adet sırasında kendini nasıl hissediyorsun?How do you feel during the period?
Bir daha asla ders sırasında konuşmayacağım.I'll never talk during class again.
Ben Soğuk Savaş sırasında doğdum.I was born during the Cold War.
O, ders sırasında uyuyakaldı.He fell asleep during class.
Ders sırasında uyuyakaldı.She fell asleep during class.
Bu arkeolojik site savaş sırasında hasar gördü.This archaeological site was damaged during the war.
Sürüş sırasında yola odaklanman gerekir.While you drive, you should focus on the road.
O, sürüş sırasında yemek yemeseydi, bir kaza geçirmezdi.If he hadn't been eating while driving, he wouldn't have had an accident.