sırasında ile cümle
sırasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Çok yorgun olduğum için öğle yemeği molası sırasında biraz uyudum.I slept a little during lunch break because I was so tired.
Orkestra akort etme sırasında kulak tırmalayan sesler yapar.The orchestra makes discordant noises when tuning up.
Tanıtım sırasında bir sonraki kişisin.You are the next in line for promotion.
Hastalığım sırasında yaptığınız yardım için size borçlu hissediyorum.I feel indebted to you for your help during my illness.
Mola sırasında biraz kahve içelim.Let's have some coffee during recess.
O, tatil sırasında canlı.He is lively during recess.
Tatil sırasında hiçbir şey yapmadım.I did nothing during the holidays.
Lütfen tatil sırasında bazen bizi görmeye gel.Please come and see us sometime during the vacation.
Japonyanın savaş sırasında açlığa karşı sürekli bir mücadele verdiğini söyleyebiliriz.We can say that Japan was fighting a constant battle against hunger during the war.
Toplantı sırasında karnım guruldamaya başladı. Bu utanç vericiydi.My stomach started growling right there in the meeting. It was embarrassing.
Savaş sırasında benzinsiz yapmak zorunda kaldık.We had to do without oil during the war.
Ben yaz tatili sırasında genellikle saat onda yatmaya gittim.I usually went to bed at ten during the summer vacation.
Yaz tatili sırasında Hokkaido'yu ziyaret ettim.I visited Hokkaido during summer vacation.
Ben yaz tatili sırasında Amerika'ya gitmeyi düşünüyorum.I'm thinking of going to the States during the summer vacation.
Onlar yaz tatili sırasında kampta bizi ziyaret etti.They visited us at the camp during summer vacation.
Yaz tatili sırasında bir yere gittin mi?Did you go anywhere during the summer vacation?
Yaz tatili sırasında sadece dinleneceğim.I'm just going to rest during the summer vacation.
Yaz tatili sırasında ziyaretini sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to your visit during summer vacation.
Yaz sırasında Miami'ye giderdim.During summers, I used to go to Miami.
İngilizce dersi sırasında öğretmeni dinledik.We listened to the teacher during the English lesson.
Bir doktor olmak yolculuk sırasında bana çok yardımcı oldu.Being a doctor helped me greatly during the journey.
Londra'daki kalışı sırasında İngilizcesini tazeledi.He brushed up his English during his stay in London.
Bob savaş sırasında pek çok tehlike geçirdi.Bob went through many dangers during the war.
Betty tatil sırasında dört hikaye okudu.Betty read four stories during the vacation.
Tom'a ders sırasında konuştuğu için gözaltı cezası verildi.Tom was given detention for talking during class.
Tur sırasında gruptan ayrıldı ve kendi yolunu buldu.During the tour he broke apart from the group and found his own way.
1912'de Titanik ilk yolculuğu sırasında battı.It was in 1912 that the Titanic sank during her first voyage.
Asker, operasyon sırasında öldürüldü.The soldier was killed in action.
Elektrikli cihaz, taşınma sırasında hasar görmüş olmalıdır.The electrical appliance must have been damaged in transit.
Kasaba savaş sırasında tahrip edildi.The town was destroyed during the war.
Birçok insan o savaş sırasında açlıktan öldü.A lot of people starved during that war.
Ders sırasında Japonca konuşmamalısın.You must not speak Japanese during the class.
Ders sırasında Japonca konuşmamalısınız.You must not speak Japanese during the class.
Ordu savaş sırasında bir dizi görkemli eylemlerde yer aldı.The army was involved in a number of brilliant actions during the battle.
Salgın hastalık sırasında binlerce insan öldü.Thousands of people died during the plague.
Tekne fırtına sırasında battı.The boat sank during the storm.
Bu kitap, İç Savaş sırasında Amerika'daki yaşamın iyi bir resmini verir.This book gives a good picture of life in America during the Civil War.
Bu tartışma sırasında o sessiz kaldı.He remained dumb during this discussion.
Biz bu yaz tatili sırasında Nikko'yu ziyaret etmek istiyoruz.We would like to visit Nikko during this summer vacation.
Sıkıcı bir konser sırasında, kahve benim uyanık kalmamı sağladı.The coffee enabled me to stay awake during the dull concert.
Ders sırasında Tanrı aşkına lütfen sessiz olun.Please be quiet for mercy's sake during the lesson.
Deney sırasında yaralandım ve yara oldukça ciddiydi.I got hurt during an experiment, and the injury was pretty serious.
Atlanta ziyaretim sırasında harcadığın zaman için size teşekkür ederim.Thank you for the time you spent with me during my visit to Atlanta.
Konuşmacı konuşma sırasında notlarına bakmadı.The speaker did not refer to his notes during his talk.
Ders sırasında çok sıkıldı.She was very bored during the lecture.
Büyük babam savaş sırasında bir askerdi.My grandfather was a soldier during the war.
Dedem 2. Dünya Savaşı sırasında öldürüldü.My grandfather was killed in World War II.
Bildiğim kadarıyla, ilk dönem sırasında hiçbir sorun yoktu.As far as I am aware, there were no problems during the first semester.
Annem yokluğum sırasında öldü.My mother died during my absence.
Ben, bir kayak kazası sırasında iki yerden bacağımı kırdım.I broke my leg in two places during a skiing mishap.
Londra'da kalışım sırasında onunla arkadaş oldum.I made friends with her during my stay in London.
Yaz tatili sırasında sabahleyin okudum.I studied in the morning during the summer vacation.
Yaz tatili sırasında köyüme geri döndüm.I went back to my village during the summer vacation.
Ders sırasında uykuya daldım.I went to sleep during the lesson.
Bahar tatili sırasında tuhaf işler yapacağım.I am going to do odd jobs during the spring vacation.
Tatil sırasında teyzemin evinde kaldık.We stayed at my aunt's during the vacation.
Molalarım sırasında TV izledim.I watched TV during my breaks.
Ders sırasında diğerleriyle konuşma.Don't talk to others during the class.
Ders sırasında elinde olmadan uyuyakaldı.During the class she fell asleep in spite of herself.
Sıcak mevsim sırasında oğlumun cildi kolayca çıtlar.During the hot season, my son's skin breaks out easily.