sıra ile cümle

sıra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu defa ödemek için sıra bende.This time it's my turn to pay.
O, yemekler sırasında gazete okumaya alışmış.He is in the habit of reading the newspaper during meals.
Ayin sırasında binlerce mum kiliseyi aydınlattı.Thousands of candles illuminated the church during the ceremony.
Lütfen kalkış ve iniş sırasında emniyet kemerinizi bağlayın.Please fasten your seat belt during takeoff and landing.
Öğretmen öğrencileri alfabetik sırayla çağırdı.The teacher called the students in alphabetical order.
Jack ve ben cumartesi günleri ofiste sırayla çalışmayı kabul ettik.Jack and I agreed to take turns working at the office on Saturdays.
Sırası gelmişken, Mike, evine nasıl gideceğimi lütfen bana söyler misin?By the way, Mike, please tell me how to get to your house.
Tatil sırasında ben Milton'ın tüm eserlerini okudum.I read the entire works of Milton over the holiday.
Biz öğrencilerin isimlerini alfabetik olarak sıralamalıyız.We ought to sort the students' names alphabetically.
Öğrencilerin isimlerini alfabetik sıraya göre sınıflandırmalıyız.We should sort the students' names alphabetically.
Tom cinsel eğitim dersi sırasında uykuya daldı.Tom fell asleep during sex ed class.
İyi bir doktor olmasının yanı sıra, o çok ünlü bir roman yazarıydı.In addition to being a doctor, he was a very famous novelist.
Yemek sırasında bir şey okumayınız.Do not read during the meal.
Sözcükleri alfabetik sıraya koyun.Put the words in alphabetical order.
Benim sıram nihayet geldi.My turn finally came.
Tom ikinci sırada bitirdi.Tom ended in second place.
Lütfen kitapları sırasıyla koy.Please put the books in order.
Lütfen yaz mevsimi sırasında suyu koruyun.Please conserve water during the summer.
Ara sıra kütüphanede ders çalışıyor musun?Do you sometimes study in the library?
Ara sıra kütüphanede ders çalışır mısın?Do you sometimes study in the library?
Onun şirketi kriz sırasında iflas etti.His company went under during the crisis.
O, devrim sırasında idam edildi.He was hanged during the Revolution.
Adınız listemde ilk sırada.Your name stands first on my list.
Arka bahçedeki korkuluk kasırga sırasında devrildi.The scarecrow in the backyard fell over during the hurricane.
Sıranı bekle.Wait your turn.
İki sıra yapın.Form two lines.
O, uykusu sırasında yüksek sesle horladı.He snored loudly during his sleep.
Bu sıra dışı.This is unusual.
Ben sadece kaybedecek hiçbir şeyi olmayan sıradan bir adamım.I'm just an ordinary guy with nothing to lose.
Adet sırasında kendini nasıl hissediyorsun?How do you feel during the period?
Bir daha asla ders sırasında konuşmayacağım.I'll never talk during class again.
Lütfen sıradaki yerimi tutun.Please hold my place in line.
O, toplam 56 koşucu arasında dördüncü sırada yer aldı.He ranked fourth on a total of 56 runners.
Sıra bende.It's my turn.
Ben Soğuk Savaş sırasında doğdum.I was born during the Cold War.
Okuma sırası sende.It's your turn to read.
O, ders sırasında uyuyakaldı.He fell asleep during class.
Ders sırasında uyuyakaldı.She fell asleep during class.
Bir sonraki sürüş benim sıram olacak.Next time it will be my turn to drive.
Bu filmdeki kadınlar çok sıradan bir şekilde giyinmişler.The women in this film are dressed in a very conventional way.
Odayı düzenlemek için sıra benimdi.It was my turn to straighten up the room.
Kızın yanı sıra anne babası da çok sempatikti.The girl, like her parents, was very sympathetic.
Otomatik imha sırası başlar.Auto-destruct sequence initiated.
Otomatik imha sırası kuruldu.Auto-destruct sequence was set.
Botanik bahçesinde birçok sıradışı bitki gördük.We saw many unusual plants in the botanical garden.
Ve şimdi, sıra bende!And now, it's my turn!
Bu arkeolojik site savaş sırasında hasar gördü.This archaeological site was damaged during the war.
Sürüş sırasında yola odaklanman gerekir.While you drive, you should focus on the road.
Biz sıradan insanlar için teknoloji geliştiriyoruz.We are designing technology for common people.
O, sürüş sırasında yemek yemeseydi, bir kaza geçirmezdi.If he hadn't been eating while driving, he wouldn't have had an accident.
Öğle yemeğini sıranda mı yedin?Do you eat lunch at your desk?
Türkçe'nin farklı bir sözcük sırası var.Turkish has a different word order.
Tom sırasından çıktı ve bir pencere açmak için gitti.Tom got out from behind his desk and went over to open a window.
Sıra dışı bir şey bulamıyorum.I can't find anything out of the ordinary.
Ben fırtına sırasında uyudum.I slept through the storm.
Parkta çok sıradışı bir şeyler oluyor gibi görünüyor.Something very unusual seems to be happening in the park.
Tom çok yorgundu ve toplantı sırasında uyuyakaldı.Tom was very tired and fell asleep during the meeting.
Bu sıradan bir görevdir.This is an ordinary task.
Yaz tatilin sırasında ne yapacaksın?What're you going to do during your summer vacation?
Bilet ofisinde sıra çok uzun.The queue is too long at the ticket office.

İlgili Sayfalar