sıra ile cümle

sıra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Genç bir adam onu görmek için sırada bekledi.A young man waited in line to see him.
Büyük Oyun sırasında, Afganistan bir tampon devletti.During the Great Game, Afghanistan was a buffer state.
İşlem sırasında arkadaşlarım yanımda durdular.My friends stood by me during the process.
Oyun sırasında, aniden yağmur yağmaya başladı ve ayrıca gök gürledi.During the game, it suddenly began to rain and it thundered, too.
Oh, sırası gelmişken: başarın için tebrikler!Oh, by the way: Congratulations on your success!
O, toplantı sırasında sessiz kaldı.He remained silent during the meeting.
Filiberto okyanusta bir banyo sırasında boğularak öldü.Filiberto died by drowning during a bath in the ocean.
O, ikinci sırayı aldı.He took second place.
Sadece kitap okumayın. ara sıra dışarı gidin ve biraz egzersiz yapın.Don't just read books. Go outside once in a while and get some exercise.
Bilgisayarınız kurulum sırasında birkaç kez yeniden başlatılacaktır.Your computer will restart several times during installation.
Hayal sırasında, insanlar rahat bir hayatı hayal ettiler.During the bubble, people dreamt of a life of leisure.
Şu sıralar bu problemi tartıştık.We have recently discussed this problem.
Sıra beyazda ve kazandı.White to play and win.
Arada sırada artık yaşamayan annemi düşünüyorum.From time to time, I think about my mother who is no longer living.
Hamilelik sırasında çiğ balık yemek güvenli midir?Is it safe to eat raw fish during pregnancy?
Tom idam sırasındaki 3.000'den fazla mahkumdan biridir.Tom is one of the more than 3,000 inmates on death row.
Ben atalarımın kim olduğunu bilmiyorum. Bizim evraklar Nuh Tufanı sırasında kayboldu.I don't know who my ancestors are. Our papers got lost during the Flood.
Tom çocuklara sıraya girmelerini söyledi.Tom told the boys to line up.
Tom ön sıraya oturdu.Tom sat in the front row.
Tom terfi için sırada bir sonrakidir.Tom is the next in line for promotion.
Tom obua sırasında yüksek sesle burnunu sildi.Tom blew his nose loudly during the oboe solo.
Tom her zaman ön sırada oturmak ister.Tom always wants to sit in the front row.
Tom Mary'den toplantılar sırasında dikkatli olmasını rica etti.Tom asked Mary to be attentive during meetings.
Tom ve Mary genellikle ön sırada oturmaktan hoşlanırlar.Tom and Mary usually like to sit in the front row.
Eski olanlarının yanı sıra çağdaş Farsça şiirler batı dünyasında bilinmemektedir.Contemporary Persian poems haven’t been known in west world as well as ancient ones.
Polis Tom'a sıradan bir suçlu gibi davrandı.The police treated Tom like a common criminal.
Tom, babası Vietnam Savaşı sırasında helikopter pilotluğu yapmış bir adam tanıyordu.Tom knew a man whose father was a helicopter pilot during the Vietnam War.
Tom ara sıra Boston'a gider.Tom goes to Boston every once in a while.
Tom ara sıra bir bardak şarabı sever.Tom enjoys a glass of wine every now and then.
Tom toplantı sırasında uyukladı.Tom dozed off during the meeting.
Tom Bostonda kalışı sırasında öldü.Tom died during his stay in Boston.
Tom ders sırasında uyanık kalamadı.Tom couldn't stay awake during class.
Tom düşüncelerini sıraya koyamadı.Tom couldn't put his thoughts in order.
Tom reklamlar sırasında kanalları değiştirir.Tom changes channels during commercials.
Tom'la ilgilenmek ara sıra zor olabilir.Tom can be difficult to deal with at times.
Tom toplantı sırasında önemli bir konudan bahsettti.Tom brought up an interesting point during the meeting.
İç Savaş sırasında kaç tane atın öldüğünü merak ediyorum.I wonder how many horses died during the Civil War.
Bulaşıkları yıkama sırası sende. Dün ben yıkamıştım.It's your turn to do the washing up. I did it yesterday.
Şimdi onun sırası.Now it's his turn.
Şimdi sıra onda.Now it's his turn.
Tom sırada üçüncü idi.Tom was third in line.
Tom sırasını bekledi.Tom waited his turn.
Tom toplantı sırasında notlar aldı.Tom took notes during the meeting.
Tom, ders sırasında notlar aldı.Tom took notes during class.
Tren istasyonunu önünde bir sıra var.There is a bench in front of the train station.
Ciddi ve sıradışı bir sorunum var.I have a serious and extraordinary problem.
Davranışı sıradışıydı.Her behaviour was out of the ordinary.
Lütfen sıran gelene kadar bekle.Please wait until your turn.
Düz bir sıra oluşturun.Form a straight line!
Amerikan siyasetini, özellikle başkanlık seçimi sırasında gözlemlemek ilginçtir.It's interesting to observe American politics, especially during a presidential election.
Yakında sıra sende, Beşar!It's your turn soon, Bashar!
Sıra bendedir.That's my line!
Yemek sırasında, ağzın dolu konuşma.At dinner time, don't speak with your mouth full.
Yaz tatili sırasında bir postanede çalıştım.I work in a post office during the summer holidays.
Yemek sırasında konuşmak iyi bir davranış değildir.It's not good manners speaking during the meal.
Dersim sırasında herhangi türde yorum kabul etmiyorum.I don't accept any kind of comment during my class.
Şu anda, tatil sırasında giymek için bazı uygun kıyafetler seçiyorum.Right now, I'm choosing some suitable clothes to wear during the vacation.
Yaz tatili sırasında dört gözle ziyaretini bekliyorum.I'm looking forward to your visit during the summer vacation.
Anayasa, diktatörlük sırasında ilan edildi.The Constitution was proclaimed during the dictatorship.
Bu defa ödeme sırası bende.This time it's my turn to pay.

İlgili Sayfalar