sıra ile cümle

sıra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen bunu ön sıraya ilet.Please hand this in at the front desk.
Beni sadece sıradan bir insan gibi düşünmeyi bırak.Stop thinking of me as just an average person.
Yemekler sırasında terbiyeni takınmanı istiyorum.We want you to behave yourself during meals.
Tam o sırada parktaki işçiler bazı küçük oyun kartları getirdiler.Just then, the workers in the park brought over some small playing cards.
Sırada beklemek zorundasın.You have to wait in line.
Arkadaşımız yarışı ikinci sırada bitirdi.Our friend finished the race in second place.
Savaş sırasında Bob birçok tehlikeli maceralar yaşadı.Bob had had many dangerous adventures during the war.
Kimin sırası?Whose turn is it?
Şimdi sıra sizde.It's now your turn.
15. sırada birkaç biletim var.I have a few tickets in row 15.
Deprem sırasında birçok insan evini kaybetti.Many lost their homes during the earthquake.
Deprem sırasında birçok kişi evini kaybetti.Many lost their homes during the earthquake.
Savaş sırasında bir milyon kişi hayatlarını kaybetti.A million people lost their live during the war.
Ben sıradışı bir gürültü duydum.I heard an unusual noise.
Öğle yemeği için sıraya geç.Line up for lunch.
Öğle yemeği için sıraya geçin.Line up for lunch.
Ben sadece sıradan bir ofis çalışanıyım.I'm just a regular office worker.
O ara sıra dedektif romanları okur.He occasionally reads detective novels.
Sıranın sonunda durdum.I stood at the end of the line.
Bu gelenek Edo dönemi sırasında başladı.This custom began during the Edo period.
Bir konser sırasında konuşmak kabalıktır.Talking during a concert is rude.
Konser sırasında konuşmak kabalıktır.It's rude to talk during a concert.
Bir konser sırasında konuşmak terbiyesizliktir.It's bad manners to talk during a concert.
Kulübeye yetişinceye kadar onu tek sıra izledik.We followed him single file till we reached the cabin.
Ara sıra Esperanto çalışıyorum.Every once in a while I study Esperanto.
Benim sıram mı?Is it my turn?
Kazı sırasında insan kalıntıları bulundu.Human remains were found during the excavation.
Kuraklık sırasında, çiftçiler kıt kanaat zorlukla geçinebiliyorlar.During droughts, farmers are barely able to eke out a living.
Sıradan insanlar muazzam bir güce sahip.Ordinary people possess enormous power.
Benim tartışmayı destekleyecek adil bir miktar bilimsel veriyi sıralayacağımI will marshal a fair amount of scientific data to support my argument.
Kaynaklarınız sınırlı olduğunda öncelik sıralaması yapmanız gerekir.When your resources are limited, you have to prioritize.
Oğlunun yanı sıra kızı da ünlüydü.His daughter, as well as his son, were famous.
Gezimizde sıradışı hiçbir şey olmadı.Nothing out of the ordinary happened on our trip.
Gezimiz sırasında beklenmedik olaylarımız olmadı.We had no unexpected incidents during our trip.
İngilizcenin yanı sıra iki dil bilmekte.He speaks two languages besides English.
Savaş sırasında anarşi olabilir.Anarchy can happen during wartime.
Banka ekonomik durgunluk sırasında çöktü.The bank collapsed during the recession.
Büyük bir fırtına sırasında büyük bir tehlike vardır.There's a lot of danger during a big storm.
Film sırasında konuştular.They talked during the movie.
Tom oğlunun mezuniyeti sırasında çığlık attı.Tom cried during his son's graduation.
Sıradışı ilişkileri vardı.They had an extraordinary relationship.
Genler DNA'nın belirli bir sıralanmasından oluşur.Genes consist of a specific sequence of DNA.
Dosyalar doğru sırada.The files are in proper order.
Mary, tatili sırasında dinlenmeyi çok ümit ediyor.Mary hopes to rest a lot during her vacation.
Tanık duruşmada konuştuğu sırada gergin görünmüyordu.The witness did not seem nervous when he spoke at the trial.
Bulaşıkları yıkama sırası Mary'de.It's Mary's turn to wash the dishes.
Onun seks skandalı serpintisi sırasında yüzünü korumak için saçma bir girişimde bulundu.He made a farcical attempt to save face during the fallout of his sex scandal.
Arkadaşlarım dava sırasında yanımda durdu.My friends stood by me during the court case.
Pastırma yazı sırasında Paris dünyevi bir cennettir.Paris during the Indian summer is an earthly heaven.
Bu masadaki beyler Birinci Körfez Savaşı sırasındaki deniz komutanlarıydı.The gentlemen at this table were naval commanders during the first Gulf War.
Sıradaki kim?Who is next?
Birçok Amerikalı hâlâ savaş sırasında biriktirdikleri paraya sahipti.Many Americans still had money they had saved during the war.
Sıradan insanlara güvenmiyordu.He did not trust the common people.
Tartışma sırasında bir şey söylemedi.He had said nothing during the debate.
İngiliz kuvvetleri bu sırada zaferler kazanıyorlardı.British forces at this time were winning victories.
O, savaş sırasında orduya katıldı.He joined the Army during the war.
Senatör Dole, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir kahramandı.Senator Dole was a hero during World War Two.
Füze teknolojisi, İkinci Dünya Savaşı sırasında gelişti.Rocket technology improved during World War Two.
Yemek için bekleyen insan sıraları eskisinden daha uzundu.The lines of people waiting for food were longer than before.
Çalışan erkekler sert elma şırası içtiler.Working men drank hard apple cider.

İlgili Sayfalar