sıra ile cümle
sıra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tatilleri sırasında çalışmaları onlar için iyidir.It is good for them to work during their vacation.
Arabayı sırayla itmek zorunda kaldılar.They had to take turns pushing the car.
Onlar çöpü dışarıya taşımak için kimin sırası olduğu hakkında tartıştılar.They disputed about whose turn it was to take the trash out.
Konser salonunun ön sırasında oturdular ve orkestrayı açıkça duydular.They sat in the front row of the concert hall and heard the orchestra clearly.
Sıradan işlerle tanıştılar.They became acquainted with the routine.
Onlar bir sırada duruyorlardı.They were standing in a row.
Onlar beni ara sıra ziyaret ettiler.They visited me occasionally.
Savaş sırasında köyde yaşadılar.They lived in the countryside during the war.
Savaş sırasında kırsalda yaşadılar.They lived in the countryside during the war.
Onlar sahnede sırayla şarkı söylediler.They sang on the stage in turn.
Onlar sırada otobüs beklediler.They waited in line for the bus.
O sırada birinci.She is first in line.
O güzel olmasının yanı sıra zekiydi.She was intelligent as well as beautiful.
O sıradan bir şarkıcı değildir.She is no ordinary singer.
O sırada kız kardeşi ile oynuyordu.She was playing with her sister at that time.
O İspanyolcanın yanı sıra İngilizce de konuşabilir.She can speak Spanish as well as English.
İngilizcenin yanı sıra Fransızca da konuşabilir.She can speak not only English but also French.
İngilizcenin yanı sıra Fransızca da konuşur.She speaks English, and French as well.
İngilizcenin yanı sıra İspanyolca da konuşur.She speaks Spanish, not to mention English.
Arada sırada oğluna yazar.She writes to her son every now and then.
O bir bisikletin yanı sıra bir motosiklet sürebilir.She can ride a motorcycle, not to mention a bicycle.
O, bilginin yanı sıra bana tavsiye verdi.She gave me advice as well as information.
O, ona yiyeceğin yanı sıra para da verdi.She gave him money as well as food.
O, yolculuk sırasında kaybettiği yüzüğü buldu.She found the ring that she had lost during the journey.
Bana yolculuğu sırasında çektiği fotoğrafları gösterdi.She showed me the snaps which she had taken during her journey.
O bana yolculuğu sırasında çektiği şipşakları gösterdi.She showed me the snaps which she had taken during her journey.
Sıranın arkasına gitti.She went to the back of the line.
Önümdeki bir sırada güzel bir kadın oturmuştu.A beautiful woman was seated one row in front of me.
Sakar adam onun sıra dışı yeteneğini kıskandı.The clumsy man envied her unusual talent.
Babamız yatalak olduğu için ona sırayla baktık.Since our father is bedridden, we take turns looking after him.
Babam bana savaş sırasında yaşadıklarını anlattı.My father told me about his experiences during the war.
Babam yemekler sırasında sık sık gazete okuyacaktır.My father will often read the newspaper during meals.
Babam akşam yemeği sırasında tek kelime söylemedi.My father didn't say a word during dinner.
Sırada bekleyin lütfen.Wait in line, please.
Çalışmalarımda bir mola sırasında televizyon izledim.I watched television during a break in my studies.
Ara sıra annemden haber alıyorum.I hear from my mother once in a while.
Ben sıradışı bir ses duydum.I heard an unusual sound.
Biz konsere bilet almak için sıraya girdik.We queued up to get tickets for the concert.
Kız kardeşim ve ben odamızı sırayla temizleriz.My sister and I take turns in cleaning our room.
Binlerce küçük işletme durgunluk sırasında iflas etti.Thousands of small businesses went under during the recession.
Gözükara insanlar Antartika seferleri sırasında donarak öldü.The reckless men froze to death during their expedition to the Antarctic.
Tüm isimler alfabetik olarak sıralanmıştır.All the names are listed in alphabetical order.
Yarın ara sıra sağanaklar olabilir.Occasional showers are possible tomorrow.
Gece boyunca ara sıra yağmur yağıyordu.It was raining on and off all through the night.
Ünlü bir fizikçi olmanın yanı sıra, o büyük bir romancıdır.In addition to being a famous physicist, he is a great novelist.
Tüm yolcuları fırtına sırasında deniz tuttu.All the passengers got seasick during the storm.
Lütfen kalkış ve iniş sırasında emniyet kemerinizi takın.Please secure your seat belt during takeoff and landing.
Benim yokluğum sırasında köpeğime bakmanı istiyorum.I'd like you to look after my dog during my absence.
Yolculuk boyunca John ve ben arabayı sırayla sürdük.During the trip, John and I alternated driving the car.
Yolculuk sırasında üç kez yağmur yağdı.It rained three times during the trip.
Yolculuk sırasında kötü bir soğuk algınlığına yakalandım.I caught a bad cold during the trip.
Ailemiz bizimle ilgilendi ve şimdi onlarla ilgilenme sırası bizde.Our parents took care of us and now it's our turn to take care of them.
Tam o sırada aklıma iyi bir fikir geldi.A good idea occurred to me just then.
Sıraya gir ve kapıya doğru düzenli olarak yürü.Line up and walk to the door in order.
Temel etiketleri sırayla öğrenelim.Let's learn the basic tags in order.
Taşıma sırasında kutu ezildi ve içindekiler dışarı uçtu.The box was crushed during transport and the contents flew out.
Bu iş sırasında, sert surat yaparsan, müşteriler gelmez.In this line of work, if you make a grim face the customers won't come.
O, tatili sırasında bile asla çevrimiçi değil.She is never online, even during her vacation.
Sizin sıranız.It's your turn.
O sırada sadece on beş yaşındaydık.At the time, we were just fifteen years old.