sıra ile cümle
sıra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Arada sırada seni görüyorum.I see you every now and then.
Ben, bir kayak kazası sırasında iki yerden bacağımı kırdım.I broke my leg in two places during a skiing mishap.
Ara sıra okula gitmem.I am absent from school on occasion.
Ara sıra canım işimden ayrılmak istiyor.At times I feel like quitting my job.
Onu ara sıra kütüphanede görürümI see him in the library now and then.
Onun sıradan bir adam olduğunu bir bakışta anladım.I saw at a glance that he was an ordinary man.
Londra'da kalışım sırasında onunla arkadaş oldum.I made friends with her during my stay in London.
Yaz tatili sırasında sabahleyin okudum.I studied in the morning during the summer vacation.
Yaz tatili sırasında köyüme geri döndüm.I went back to my village during the summer vacation.
Şu sıralar çok fazla sorunum var.I have a lot of problems at the moment.
Bir sıradağ gördüm.I saw a chain of mountains.
Ara sıra tenis oynarım.I play tennis once in a while.
Midemde ara sıra olan ağrılar var.I have occasional pains in the stomach.
Ara sıra sinemaya giderim.I go to the movies once in a while.
Ara sıra ata binmeyi severim.I like to ride a horse now and then.
Ara sıra onunla okulda karşılaşırım.I meet her at school now and then.
Ders sırasında uykuya daldım.I went to sleep during the lesson.
Bahar tatili sırasında tuhaf işler yapacağım.I am going to do odd jobs during the spring vacation.
Ben sıranın sonunda yerimi aldım.I took my place at the end of the line.
Öğretmenimiz İngilizcenin yanı sıra Fransızca da konuşur.Our teacher speaks French as well as English.
Çok sıradan bir hayat sürüyoruz.We lead a very ordinary life.
Tatil sırasında teyzemin evinde kaldık.We stayed at my aunt's during the vacation.
Molalarım sırasında TV izledim.I watched TV during my breaks.
Ders sırasında diğerleriyle konuşma.Don't talk to others during the class.
Zaman yalanın yanı sıra gerçeği de ortaya koyar.Time reveals truth as well as falsehood.
Eğer zamanınız varsa, ara sıra birkaç satır yaz.If you have time, drop me a line now and then.
Amcam ara sıra beni limana götürür.Once in a while my uncle took me to the harbor.
Ara sıra onu boşamayı düşünüyorum.Now and then I think of divorcing him.
Ara sıra TV izlerim.I watch TV now and then.
Ara sıra televizyon izlerim.I watch TV off and on.
Lütfen ara sıra bana yazınız.Please write to me once in a while.
Sıradaki senin.The next is yours.
Daha sonraki sizin sıranız.It's your turn next.
Daha sonra benim sıram gelir.My turn comes next.
Ders sırasında elinde olmadan uyuyakaldı.During the class she fell asleep in spite of herself.
Sıran gelinceye kadar bekle.Wait until your turn comes.
Sırayla otobüse binin.Get on the bus in turn.
Sıranı bekle lütfen.Wait for your turn, please.
Sıcak mevsim sırasında oğlumun cildi kolayca çıtlar.During the hot season, my son's skin breaks out easily.
Yemek sırasında sessiz kaldı.He kept silent during the meal.
Yemek sırasında kapı zili çaldı.The doorbell rang during the meal.
Arada sırada kendinizi başkasının yerine koymak iyidir.It's good to put yourself in someone else's place now and then.
İnsanlar, Devlet Başkanı'nın imzasını almak için sıraya girdiler.The people were in a line to get the signature of the president.
Öğleden beri ara sıra yağmur yağıyor.It has been raining on and off since noon.
Öğrencilerin hepsi şimdi sıralarında.The students are all at their desks now.
Öğrenciler sırayla cevap verdi.The students answered in order.
Her öğrencinin kendi sırası vardır.Each student has his own desk.
Bir koltuğu sağlama almak için yapman gereken bütün şey sırada beklemektir.All you have to do to secure a seat is to wait in line.
Biletler başvuru sırasına göre ayrılacak.Tickets will be allotted in order of application.
Bilet alacağım sırada çantama göz kulak ol.Keep an eye on my bag while I buy a ticket.
Ara sıra kar yağıyordu.It has been snowing on and off.
Öğretmen boy sırasına göre çocukları sıraya dizdi.The teacher lined the children up in order of height.
Savaş sırasında, orduda görev yaptı.During the war, he served in the army.
Savaş sırasında hükümet eti karne ile verdi.The government rationed meat during the war.
Fiyatlar kesinlikle savaş sırasında düzenlendi.Prices were strictly regulated during the war.
Savaş sırasında, biz şekersiz yapmak zorunda kaldık.During the war, we had to do without sugar.
Savaş sırasında pek çok acı deneyimlerimiz oldu.We had many bitter experiences during the war.
Abd savaş sırasında İngiltere ile olan ticareti durdurmayı denedi.During the war, America tried to stop trading with England.
Nakliye sırasında kırılmış olmalı.It must have been broken during shipping.
Ön sıra koltuklar için ücret 5 dolar.The charge for a front row seats is 5 dollars.