sıra ile cümle
sıra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sıra dışı bir şey olmasını beklemiyorum.I don't expect anything out of the ordinary to happen.
Ben sırada bir sonrakiyim.I'm next in line.
Ben sırada sonuncuyum.I'm the last in line.
Sırada birinciyim.I'm first in line.
İlk sıradayım.I'm first in line.
Sırada üçüncüydüm.I was third in line.
Sorgulama sırasında, Fadıl herhangi bir soruyu cevaplamaya hazır ve istekli görünüyordu.During the interrogation, Fadil appeared to be ready and willing to answer any question.
Fadıl o sırada Rami'den daha tecrübeliydi.Fadil was more experienced than Rami at the time.
Sırada bekliyorum.I'm waiting in line.
Fadıl cinayet sırasında evindeydi.Fadil was in his house during the murder.
Fadıl'ın yeni gelini sıradan bir kız değildiFadil's new bride was no ordinary girl.
Fadıl o sırada 29 yaşındaydı ve Leyla 43 yaşındaydı.Fadil was 29 at the time and Layla was 43.
Leyla sıradan bir ev hanımıydı.Layla was an ordinary housewife.
Leyla sıradan bir ev kadınıydı.Layla was an ordinary housewife.
Fadıl, Büyük Bunalım sırasında doğdu.Fadil was born during the Great Depression.
Bankaya gittim ve neyseki sırayla girmek zorunda kalmadım.I got to the bank and luckily didn't have to get in line.
Bu sıra ne için?What's this line for?
Tom ve Mary bir yıldır ara sıra çıkıyorlardı.Tom and Mary have been dating off and on for a year.
Fırtına sırasında Tom Mary ile birlikte evde yalnızdı.Tom was home alone with Mary during the storm.
Ben hâlâ ara sıra Tom'a yazarım.I still write to Tom off and on.
Milyonlarca insan savaş sırasında hayatını kaybetti.Millions of people lost their lives during the war.
O sırada bölge çok izole edilmişti.The area was very isolated at the time.
Tom ve ben sırayla araba sürmeyi kabul ettik.Tom and I agreed to take turns driving.
Giyotin, Fransız Devrimi sırasında yaygın bir şekilde kullanıldı.The guillotine was widely used during the French Revolution.
Bu mevsim sırasında ağır kar yağışı olacak.During this season there will be heavy snow.
Sırada birinciydim.I was first in line.
Cinsel ilişki sırasında kondom kullanmazsan bir hastalık kapabilirsin.If you don't use a condom during sex, you can catch a disease.
Oh, sırası gelmişken bu en iyi site.Oh, this is the best site, by the way!
Yakınsak bir sıra sınırlandırılmıştır.A convergent sequence is bounded.
Tom benim için sıradan biri gibi görünüyor.Tom seems like an ordinary guy to me.
Tom ve Mary bilimsel bir sefer sırasında aşık oldular.Tom and Mary fell in love while they were on a scientific expedition.
Sırada Tom var.It's Tom's turn next.
Sıra Tom'da.It's Tom's turn next.
Sonra sıra Tom'da.It's Tom's turn next.
Sensörlerimiz sıra dışı bir şey algılamadı.Our sensors did not detect anything out of the ordinary.
Beyzbol maçı sırasında sahaya bir kedi girdi.A cat ran onto the field during the baseball game.
Sıraya girmek zorunda mıyım?Do I have to stand in line?
Leyla, uyuduğu sırada Sami'yi başından vurdu.Layla shot Sami in the head while he slept.
İngilizcenin yanı sıra, Almanca ve Fransızca biliyor.In addition to English, he knows German and French.
Birçok Roma teknolojisi ortaçağ sırasında kaybedildi.Many Roman technologies were lost during the Middle Ages.
ÖNY (Özne-nesne-yüklem), diller için en yaygın sözcük sırasıdır.SOV (subject-object-verb) is the most common word order for languages.
Tom saatlerce ara sıra ağladı.Tom cried off and on for hours.
Tenisin yanı sıra başka ne yapıyorsun?Besides tennis, what else do you do?
Tom'un kız arkadaşının sıra dışı bir ismi var.Tom's girlfriend has an unusual first name.
Sırada beklemekten bıkmadın mı?Aren't you tired of waiting in line?
Sırada beklemekten bıkmıyor musun?Aren't you tired of waiting in line?
Sami şu anda idam sırasında.Sami is currently on death row.
Sıradan oklar ejderhanın pullarını delemez.Ordinary arrows can't pierce the dragon's scales.
Ejderhanın pulları sıradan oklarla delinemez.The dragon's scales can't be pierced by ordinary arrows.
Ejderha sıradan silahlarla öldürülemez.The dragon can't be killed with ordinary weapons.
Sıradan silahlar ejderhaya zarar veremez.Ordinary weapons cannot harm the dragon.
Ejderhaya sıradan silahlarla zarar verilemez.The dragon cannot be harmed by ordinary weapons.
Tom, Gay Nineties sırasında doğdu.Tom was born during the Gay Nineties.
Tycho sıradan biri olan Kirsten'e aşık oldu.Tycho fell in love with Kirsten, a commoner.
Muhafız uyuduğu sırada hırsızlar tabloyu müzeden çaldılar.The thieves stole the painting from the museum while the guard slept.
Tom'un ön sırada oturduğunu fark ettim.I noticed that Tom sat in the front row.
Sami çok sıradan bir hayat sürdü.Sami led a very ordinary life.
Hayatımdaki en önemli insanlar sırayla karım, oğlum ve anne ile babamdır.The most important people in my life are my wife, my son, and my parents in that order.
Tom, sırası geldiğinde bunu yapacaktırTom will do that when his turn comes.
Ara sıra lütfen tüm iletileri Tom'a gönderin.In the interim, please send all communications to Tom.