sıra ile cümle
sıra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bulaşıkları yıkamak için benim sıram.It's my turn to wash the dishes.
Bulaşıkları yıkama sırası bende.It's my turn to wash the dishes.
Ben Boston'da yaşarken Tom ara sıra beni görmeye gelirdi.Tom occasionally visited me when I lived in Boston.
Çalışma saatleri sırasında sigara içemezsin.You can't smoke during work hours.
Maria çok kibar, sıradan bir kız.Maria is a very polite, simple girl.
Bu gün başka sıradan bir gün gibi başladı.This day started like any other ordinary day.
Kızım beni ara sıra ziyaret eder.My daughter visits me now and then.
Tom sırada birinci.Tom is first in line.
Tom şu an ilk sırada.Tom is in the lead at the moment.
Tom şu anda birinci sırada.Tom is in the lead right now.
Tom sıradan bir adam değil.Tom is no ordinary man.
Görüşme sırasında hiçbir şeyle uğraşmayın.Don't fumble with anything during an interview.
Brezilya eyaletlere bölünmüştür ve bunlar sırasıyla belediyelere bölünmüştürBrazil is partitioned into states, which in turn are partitioned into municipalities.
Parası için onunla evlendi ve onun sıradan yaşantısına katlanamadı.She married him for his money, and couldn’t put up with his plain way of living.
Mucizeler sıradan.Miracles are ordinary.
Mutluluk küçük bir kuş gibidir. O ara sıra uçar gider.Happiness is like a little bird. At some time or another it flies away.
İnsanlar, inşaatı sırasında Eyfel Kulesi'ni şiddetle eleştirdiler.People severely criticized the Eiffel Tower during its construction.
Tom tutuklandığı sırada Boston'da yaşıyordu.At the time of his arrest, Tom was living in Boston.
Ara sıra basketbol oynarım.I shoot hoops every now and then.
Tom ölüm sırasında on üç yıl geçirdi.Tom spent thirteen years on death row.
Tom idam sırasında on üç yıl geçirdi.Tom spent thirteen years on death row.
Tom sizin sıradan politikacınız değildir.Tom isn't your average politician.
Ara sıra kahkaha vardı.There was occasional laughter.
Öğeleri büyükten küçüğe doğru sıralayın.Sort the items from large to small.
Tom sıradışı bir kariyere sahipti.Tom has had an unusual career.
İlk sırada olmayı planlıyorum.I intend to be first in line.
Tom sıradışı bir adamdı.Tom was an extraordinary man.
Üst sıralara çıktığımıza sevindim.I'm glad we came out on top.
Bizim için sırada ne var merak ediyorum?I wonder what's next for us?
Tom sıradışı bir oyuncudur.Tom is an outstanding player.
Bu yıl oldukça sıradışıdır.This year is quite unusual.
Tom bu gece sıra dışıydı.Tom was outstanding tonight.
Tom ilk sıraya çıktı.Tom moved up to first place.
Tom ilk sıraya yükseldi.Tom moved up to first place.
Tom birinci sıraya yükseldi.Tom moved up to first place.
Tom sağdan üçüncü sırada.Tom is third from the right.
Onlar ara sıra et yerler.They eat meat on occasion.
Tom baskın sırasında öldü.Tom was killed in the raid.
Yarın bizim sıramız.Tomorrow it's our turn.
Koşullar sıradışıdır.Conditions are unusual.
Oldukça sıradandı.It was quite ordinary.
Bu çok sıradışıydı.It was very unusual.
Sıradaki olabilirsin.You may be next.
Mali kriz sırasında milyonlarca Amerikalı evlerini kaybetti.Millions of Americans lost their homes during the financial crisis.
Uçurumun üstünde salata yediler, ancak yürüyüş sırasında hastalandılar.They ate salad on the cliff, but got sick on the hike back.
Ekmek kızartma makinesi yoğun sabahlar sırasında kullanışlıydı.The toaster was useful during busy mornings.
Sırada oturan oğlan Tom'dur.The boy sitting on the bench is Tom.
Kamp gezisi sırasında, Tom dizanteri oldu.While on the camping trip, Tom got dysentery.
Fırtına sırasında, güç gitti ve yağmur çiftlik evinin pencerelerini vurdu.During the storm, the power went out and the rain battered the windows of the farmhouse.
Tom için günün bu saatinde burada olmak çok sıra dışı.It's very unusual for Tom to be here this time of day.
Sıra sende, Jim.It's your turn, Jim.
Jamal artık sadece sıradan bir adam değil.Jamal isn't just an ordinary man anymore.
Peki, sırada ne var?Well, what's next?
Senin sıran geldiğinde adını sesleneceğiz.We'll call your name when it's your turn.
Fadil, o sırada Dania'yla aynı zihniyet çerçevesine sahipti.Fadil had the same mindframe at that time as Dania.
Sıradaki ben olacağım.I'll be next.
Ben sıraya girdim.I got in line.
Onu ara sıra yapıyorum.I occasionally do that.
Sırada beklemedim.I didn't wait in line.
Hep ön sırada otururum.I always sit in the front row.