sıra ile cümle

sıra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Matzo, mayasız ekmek, hamursuz bayramı sırasında yenir.Matzo, an unleavened bread, is eaten during Passover.
Grev sırasında trenlerin % 35'i çalışacak.During the strike, 35% of the trains will operate.
Latince sözcük sırası serbest ama keyfi değil.Latin word order is free, but not arbitrary.
Kral savaş sırasında esir edildi ve kafası kesildi.The king was captured during the battle and beheaded.
Bu çok, çok sıra dışı.This is very, very unusual.
Nihayet benim sıram.It's finally my turn.
Çeke miktarı rakamların yanı sıra kelimelerle de yaz.Write the amount on the check in words as well as figures.
Senin sıran, Tom.It's your turn, Tom.
Şu anda meşgulüm ancak öğle yemeği sırasında konuşabiliriz.I'm busy now, but we can talk during lunch.
Onlar yolculuk sırasında uzlaşmak zorunda kaldı.They had to compromise during the trip.
İşleri öncelik sırasına koymamız gerekiyor.We need to prioritize things.
Babam yemek zamanı sırasında tek söz söylemedi.My father didn't say a word during dinnertime.
Onlar ara sıra farkları üzerinde tartışırlar.Every now and then they clash over their differences.
Bir fırtına sırasında dağlara tırmanmak tehlikelidir.It's dangerous to climb mountains during a storm.
Bir fırtına sırasında bir dağa tırmanmak tehlikelidir.It's dangerous to climb a mountain during a storm.
Neden sırada bekliyorsun?Why are you waiting in line?
Tatilim sırasında hiçbir şey yapmadım.I didn't do anything during my vacation.
Sırayla kürek çekelim.Let's take turns rowing.
Her şeyi sırasıyla yapalım.Let's not put the cart before the horse.
Sen ve Tom için sırada ne var?What's next for you and Tom?
Onun ölümü sırasında ne yapıyordun?What were you doing at the time of his death?
Mary sıradışı bir iş kadınıdır.Mary is an outstanding businesswoman.
Tom sıradışı bir insan.Tom is an exceptional person.
Notaları doğru sırayla çalman gerekir.You need to play the notes in the correct order.
Hükümetin tarımı sübvanse etmesi sıra dışı değildir.It is not uncommon for the government to subsidize agriculture.
O, İngilizcenin yanı sıra matematik de öğretir.He teaches maths as well as English.
Brezilya Atlantik Okyanusu'nun yanı sıra on ülkeye sınır komşusudur.Brazil borders ten countries as well as the Atlantic Ocean.
Bu sıra kurtarılmış ahşaptan yapılır.This desk is made out of reclaimed wood.
Yağma, tecavüz ve talan, savaş sırasında yaygındır.Looting, raping, and plundering are common during wartime.
Tom düz, sıradan bir çocuktu.Tom was a plain, ordinary kid.
Harald? Bu gerçekten sıradışı bir isim.Harald? That is indeed an unusual name.
Şiir, en iyi sırada düzenlenmiş en iyi kelimelerden oluşur.Poetry consists of the best words arranged in the best order.
Bir uçuş sırasında uçak yakıt tüketirken uçağın ağırlığı sürekli değişir.During a flight, an airplane's weight constantly changes as the aircraft consumes fuel.
Bulaşık yıkamaya yardım sırası Tom'da.It's Tom's turn to help wash the dishes.
Bulaşığa yardım etme sırası Tom'un.It's Tom's turn to help wash the dishes.
Tom dördüncü sırada yer aldı ve bir madalya kazanmadı.Tom placed fourth and did not win a medal.
Olimpik atletler, oyunlar sırasında Olimpiyat köyünde yaşarlar.Olympic athletes live in the Olympic village for the duration of the games.
Sıra hareket etmiyor.The line isn't moving.
Tom çok geride, son sırada tamamladı.Tom finished far behind, in last place.
Benim adım alfabetik sırada sonda görünür.My name appears last in alphabetical order.
Konuşma sırasında, o benim bilmediğim beni cezbeden bazı sözler kullandı.During the talk, he used some words I didn't know that fascinated me.
Bu sadece Boston'da sıradan bir gün.This is just a usual day in Boston.
Ara sıra biraz gülümsersen canını yakmaz.It wouldn't hurt if you smiled a little once in a while.
Tom yürüyüş sırasında ayak bileğini burktu.Tom sprained his ankle while hiking.
Çoktan seçmeli testler sıradışı değildir.Multiple-choice tests are not uncommon.
Operasyon sırasında ciddi biçimde yaralandım.I was severely wounded during the operation.
O mükemmel sıradan bir kız.She's a perfectly ordinary girl.
Kavga sırasında birlikte oturmamız gerekiyordu.We were supposed to sit together during the fight.
Tom gösterisi sırasında uyuyakaldı.Tom fell asleep during the show.
Mary korkutucu sahneler sırasında gözlerini kapadı.Mary covered her eyes during the scary scenes.
Tom, Planetaryumdaki gösteri sırasında uyuyakaldı.Tom fell asleep during the show at the planetarium.
Piyanonun yanı sıra, herhangi başka enstrüman çalabilir misin?Besides the piano, can you play any other instruments?
Bizim için sırada ne var?What's next for us?
Sıra sıra patatesler topraktan çıkarılır ve bir çapayla toplanır.Row after row the potatoes are unearthed and collected with a hoe.
Biz sıra ile yapıyoruz.We're taking turns.
Onu yapmak için benim sıram.It's my turn to do that.
Tom sadece sıradan bir genç çocuk.Tom is just an average teenage boy.
Ara sıra erkek arkadaşıma o işteyken bir öğle yemeği götürürüm.Every once in a while, I take my boyfriend a lunch while he's at work.
Alfabetik sıralamaya göre öğrenci isimlerinin bir listesini yaptım.I made a list of the students' names in alphabetical order.
Şimdi erkek kardeşimin sırası.Now it's my brother's turn.

İlgili Sayfalar