sıra ile cümle
sıra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ikinci sırada geldi.Tom came second.
Konuşma sırası sende.It's your turn to speak.
Sırası gelmişken, gelecek hafta üniversite mezuniyet törenimiz olacak.By the way, next week will be our university graduation ceremony.
Sorgulama sırasında suçunu itiraf etti.During the interrogation he admitted his guilt.
Sıradaki Tom mu?Is Tom next?
Yapı malzemeleri bu sıralar çok pahalı.Construction materials are very expensive at this time.
Boş zamanım sırasında arkadaşlarımla takılmak istiyorum.During my free time I like to hang out with my friends.
Filmin yapımı sırasında aktör yanlışlıkla vurularak öldürüldü.The actor was accidentally shot dead during the making of the movie.
O sıralarda adada hiç kimse yaşamadı.At that time nobody lived on the island.
Film sırasında, güvensizliğimi askıya almaya çalıştım, ama başaramadım.During the movie, I tried to suspend my disbelief, but failed.
Meryem oldukça sıradan biri, ama Tom onu bulunmaz Hint kumaşı gibi görüyor.Mary is fairly plain, but Tom thinks she's the bee's knees.
Hanuka bayramı sırasında dört taraflı dönen top ile oynamak gelenekseldir.During the feast of Hanukkah it is customary to play with a four sided dreidel.
Arada sırada bunu gene yapalım!Let's do this again sometime!
Bu sıra dışı mıdır?Is this uncommon?
Sırada Tom vardı.Tom was next.
Biz yaz tatilimiz sırasında yaptığımız hakkında konuştuk.We talked about what we had done during the summer break.
Tom'un sırası geldi.Tom's turn came.
Lütfen iş saatleri sırasında Facebook'u kullanma.Please don't use Facebook during business hours.
Bu ara sıra olur.That does happen occasionally.
Ön sıraya oturmak istiyorum.I want to sit in the front row.
Mağazanın sahibi soygun sırasında öldürüldü.The owner of the store was killed during the robbery.
Tom altı vuruş sırası fırlattı.Tom pitched six innings.
Sonuçlar sıradışıydı.The results were outstanding.
Biz önden üçüncü sıradaydık.We were in the third row from the front.
Durum çok sıradışıydı.The situation was very unusual.
Bunlar sıra dışı zamanlar.These are extraordinary times.
Şimdi Tom'un sırası.Now it's Tom's turn.
O, Tom'un sırasıydı.It was Tom's turn.
Ben sıradışı hiçbir şey görmedim.I didn't see anything out of the ordinary.
İsimler alfabetik sıraya göre listelenmiş.Names are listed in alphabetical order.
Meri sıradışı bir kadın.Mary is an extraordinary woman.
İlerleme kaydetmek için faaliyetlerini organize et, sıraya koy, düzenle.Get your act together.
Birçok Japon Amerikalılar 2.Dünya Savaşı sırasında toplama kamplarına gönderildi.Many Japanese-Americans were sent off to concentration camps during World War II.
Bu andan itibaren, Elsa'nın hayatı sıradan mutlu çocuğun hayatıydı.From this moment Elsa's life was that of the ordinary happy child.
Savaş sırasında, fabrikalar gece gündüz çalıştı.During the war, factories ran around the clock.
Tom sırada sonuncuydu.Tom is last in line.
Bulaşıkları yıkamak için Tom'un sırası.It's Tom's turn to wash the dishes.
Tom sırada beklemek zorunda değildi.Tom didn't have to wait in line.
Oldukça sıradışı bir kavram.It's quite an unusual concept.
Sıranın üstündeki sözlük Tom'undur.The dictionary that is on the desk is Tom's.
Tom ara sıra beni görmeye gelir.Tom comes and sees me once in a while.
Sırası gelmişken, adresin nedir?By the way, what's your address?
İlişkimiz sırasında ikimiz de istemeden bazı sözler ve davranışlarda bulunduk.During our relationship we both said and did things we didn't mean.
Vücudun yanı sıra zihnin de egzersize ihtiyacı var.The mind needs exercise as well as the body.
Tom ara sıra bizi ziyarete gelir.Tom comes to visit us every now and then.
Her zamanki gibi olacağını umuyorduk, ama sıra dışı bir durumla karşılaştık.We expected the routine, but we got the extraordinary.
Sırada duruyordu.He was standing in line.
Sırada bekliyordu.He was standing in line.
O sadece sıradan bir kız.She is just an ordinary girl.
Tom sırada duruyordu.Tom was standing in line.
Bu şeyleri önem sırasına göre sıralamaya çalış.Try to prioritise these things.
İşte öğrenmek istediğim diller, kabaca kronolojik sıra.Here are the languages I want to learn, in roughly chronological order.
Bu oldukça sıra dışı bir istek.This is a rather unusual request.
Bunu kaçıncı sıraya koyuyorsun?How do you rank that?
Tom sıra dışı iş yapıyor.Tom is doing extraordinary work.
Şu sıralar BT sertifikasyonlarına çalışmaya çok vakit harcıyorum.I've been spending a lot of time studying for IT certifications recently.
Tom üçüncü sırada tamamladı.Tom finished in third place.
Işık ara sıra gider.The light goes on and off.
Fransız Devrimi 16.Louis dönemi sırasında başladı.The French Revolution began during Louis XVI's reign.
Tom sırada birinciydi.Tom was first in line.