sıra ile cümle
sıra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Biz ara sıra sinemaya gideriz.We go to the movies now and then.
Tom'a yazılan tüm mektuplar sıranın üzerinde.All the letters on the desk are addressed to Tom.
Din sıradan insanların metafiziğidir.Religion is the metaphysics of the common people.
Onlar sıradan insanlar.They're normal people.
İtalya'nın iki dağ sırası vardır, Alpler ve Apeninler.Italy has two mountain ranges, the Alps and the Apennines.
Savaş sırasında birçok tarihi binanın tahrip edilmesi üzücü.It's sad that many historical buildings got destroyed during the war.
Sen geçen gece sıradışı herhangi bir şey gördün mü veya duydun mu?Did you see or hear anything unusual last night?
Bugün okulda sıra dışı bir şey oldu mu?Did anything out of the ordinary happen at school today?
Sıra dışı bir şey oldu.Something extraordinary has happened.
Sıradışı bir şey oldu.Something extraordinary happened.
O ara sıra tuhaf şeyler anlatır.Once in a while she tells strange things.
O ara sıra bizi ziyarete gelir.She comes to visit us every now and then.
Sıradaki sorun ne?What's your next question?
Dağıtma sırası sende.It's your turn to deal.
Rusya, II. Dünya Savaşı sırasında 20 milyon insan kaybetti.Russia lost 20 million people during World War II.
Rusya, İkinci Dünya Savaşı sırasında 20 milyon insan kaybetti.Russia lost 20 million people during World War II.
İnsanlar bilet almak için sıraya girdiler.People were lined up to buy tickets.
Bu listeyi alfabetik sıraya koy.Put this list in alphabetical order.
Tom ayaklarını sırasının üstüne koydu.Tom put his feet up on his desk.
Beklendiği gibi ilk sırayı kazandı.As expected, he won first place.
Bana bir sır anlatma sırası sende.It's your turn to tell me a secret.
Sana bir sır söylemek için benim sıram.It's my turn to tell you a secret.
Sıradakini alacağız.We'll get the next one.
Sıradaki benden.The next one's on me.
Sıradaki senin için.The next one's for you.
Sıradaki sana.The next one's for you.
Senin sıran da gelecek.You'll get your turn.
Sıra sana da gelecek.You'll get your turn.
Tom ders sırasında uyuyakaldı.Tom fell asleep during class.
Tom İngilizcenin yanı sıra Fransızca da konuşur.Tom speaks French as well as English.
Tom akşam yemeği sırasında sessiz kaldı.Tom kept silent during dinner.
Tom deprem sırasında uyuyordu.Tom slept through the earthquake.
Tutulma sırasında, ay kan kırmızısı oldu.During the eclipse, the moon became blood red.
Lütfen sırada kalın.Please stay in line.
Sırayı bozmayın lütfen.Please stay in line.
Saman nezlesi mevsimi sırasında, Tom genellikle evde kalmaya çalışır.During hay fever season, Tom usually tries to stay indoors.
Yemek sırasında iş konuşma.Don't talk about work at meal time.
Biz öğle yemeği sırasında çalıştık.We worked through lunch.
Hava o gün soğuktu, ve bunun yanı sıra, yağmur yağıyordu.The weather was cold that day, and besides, it was raining.
Ön sırada oturalım.Let's sit in the front row.
Tom birinci sırada oturuyor.Tom is sitting in the first row.
Tom genellikle arka sırada oturur.Tom usually sits in the back pew.
Tom sınıfa geldi ve sırasına oturdu.Tom came into the classroom and sat at his desk.
Şimdi, gülme sırası benim.Now, it's my turn to laugh.
Bir kasırga sırasında evinizde en güvenli yerin neresi olacağını düşünüyorsunuz?Where do you think the safest place in your house would be during a tornado?
Sana ön sırada bir koltuk ayıracağım.I'll save you a seat in the front row.
Ben sadece sıradan bir erkeğim.I'm just an average guy.
Ben sadece sıradan bir kızım.I'm just an average girl.
yolculuk sırasında çok fazla giysi getirmeyin.Don't bring too much clothing when you travel.
Sınav sırasında yazmak için bir kalem kullanmayın.Don't use a pencil to write the exam.
Biz mola sırasında biraz daha sohbet edeceğiz.We'll chat some more during intermission.
Nice'teki kalışımız sırasında, denize yüzmeye gitmeyi planlıyorum.During our stay in Nice, I plan to go swimming in the sea.
Bu gezi sırasında birkaç ilginç ve çok nazik kişiyle tanıştım.During this trip I met several interesting and very kind individuals.
Yeni şeyleri ara sıra denemek yararlıdır.It's good to try new things once in a while.
O, tatiller sırasında ne yaptı?What did he do during the holidays?
O, dosyaları alfabetik olarak sıraladı.She sorted the files in alphabetical order.
Onunla ara sıra kulüpte karşılaşırım.I occasionally meet him at the club.
Bildirilecek sıradışı hiçbir şey yok.There's nothing unusual to report.
Tom şu anda dokuzuncu sırada.Tom is ninth at the moment.
Tom şu anda onuncu sırada.Tom is now in tenth place.