sıklıkla ile cümle

sıklıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sonraları flamlar makina damgalarında da sıklıkla kullanılmıştır.Flags are also frequently used on the stage.
Ülserler sıklıkla enfekte olur ve irin oluşur.Ulcers often become infected, and pus forms.
Sıklıkla klor floridlerinin oksijen kaynakları ile olan reaksiyonlarında yan ürün olarak görülür.It is commonly encountered as side-product in reactions of chlorine fluorides with oxygen sources.
Bileşik sıklıkla Lewis asiti olarak anılır.The compound is often cited as a Lewis acid.
Levrek de ayrıca sıklıkla tüketilir.As a result, she frequently gets sunburned as well.
Şekerleme çubuğu sıklıkla her zaman olmasa da çikolata içerir.A candy bar frequently, though not necessarily, includes chocolate.
Diktatörler bu nedenle sıklıkla vitrin seçimlerde yüksek katılım oranları uydurular.Dictators have often fabricated high turnouts in showcase elections for this purpose.
Fakat duygular sıklıkla korundu.The emotions are often involved.
Günümüzde kablosuz klavyeler, sıklıkla kablosuz fareler ile beraber satılmaktadır.It is common for wireless keyboards available these days to be accompanied by a wireless mouse.
Jeff Hardy bu hareketi sıklıkla uygulamaktadır.Thomas Hardy often did this.
Sıklıkla id est yani i.e. ile karıştırılır.Often confused with E. maior.
Parazitler ve patojenlere karşı kafes ve yuvalar sıklıkla temizlenmelidir.Screens that trap particles and debris must be cleaned consistently.
Savaş zamanında savaş gemisi ile ticari gemi arasındaki fark sıklıkla bulanıktır.In wartime, the distinction between warships and merchant ships is often blurred.
Bu nedenle gerçek bir Porfirogennetos (Mor Oda'da Doğan) prenstir, sıklıkla bu unvanla anılmıştır.He was hence a true porphyrogennetos ("purple-born") prince, and was often referred to as such.
Pembe çiçeklere bazen rastlanmasına rağmen çiçekleri sıklıkla mavidir.Flowers are most often blue, although pink flowers are sometimes observed.
Bu tarz maçlar sıklıkla Las Vegas'ta yapılan Raw bölümlerinde uygulanmıştır.WWE usually made use of this when Raw was in the Las Vegas area.
Bu sebepten sıklıkla Diffüz Astrositoma ile karıştırılabilir.For this reason phytophthora dieback can often be confused with symptoms of drought.
Capra'nın sıklıkla bu filminin en sevdiği filmi olduğunu söylediği rivayet edilir.Williams has often called this her favorite film.
Çocukken zayıftı ve sıklıkla hasta oluyordu ama buna rağmen derslerinde üstün başarı gösteriyordu.As a child he was frail, often suffering from ill health, yet he excelled academically.
Sıklıkla, bu bir Bakanlar kurulunun yemin törenini de içerir.Frequently, this involves the swearing of an oath of office.
Herzog'la olan profesyonel ilişkisi de sıklıkla fırtınalı geçmişti.Getty's relationship with his own party was often stormy.
Diğer bir önemli aşındırıcı asit kaynağı belirtileri sıklıkla limon suyu somuran hastalarda görülür.Another important source of erosive acids are from frequent sucking of lemon juice.
Gut sıklıkla diğer tıbbi sorunlarla birlikte ortaya çıkar.Gout frequently occurs in combination with other medical problems.
Kanlı agarda üreyen klinik izolatlar sıklıkla beta hemolitiktirler.Primary medical treatments for ET are usually beta-blockers.
Bu yüzden, gürültüyü azaltmaya çalışmak sıklıkla bir titreşimi azaltma problemidir.Hence, attempts to reduce noise are often related to issues of vibration.
Sıklıkla buna ‘asenkron’ sistem denir.This is often referred to as an 'asynchronous' system.
Çoğul ekleri -j (i) ve -t (-d) sıklıkla rastlanır.Part-time BE (E&TC) and part-time ME (EC) are also run.
Fırtınalar öğleden sonraları sıklıkla görülebilir.Thunderstorms are frequent during summer afternoons.
İdrar yolu enfeksiyonları yaşlılarda sıklıkla belirti vermez.Urinary tract symptoms are frequently lacking in the elderly.
Süvari kılıcı Ortaçağ savaşlarında sıklıkla kullanılmış bir silah türüdür.Often the sword was simply the more practical weapon in the average small-scale conflicts.
Thomalla ayrıca tv reklamlarındada sıklıkla görünmektedir.Thomas is also well known on the TV screen.
Bu yaralanma, dirsek üzerine düşme veya dirseğe direkt travma sonucunda sıklıkla görülür.The injury is fairly common and often occurs following a fall or direct trauma to the elbow.
Fakat terim sıklıkları illa ki en iyi metin temsili değildir.However, term frequencies are not necessarily the best representation for the text.
Arlekenlere "Mardi Gras" gibi karnavallarda sıklıkla rastlanır.They have participated in local events, such as Mardi Gras.
Eser sıklıkla tıp tarihindeki en ünlü eserlerden birisi olarak adlandırılır.This work is largely known as one of the most famous medical works of all time.
Hemoglobin A1c sıklıkla HbA1c olarak da kısaltılır.Abnormally low hemoglobin A1C levels.
Otomatik akıl yürütme, otomatik teorem kanıtlayıcıları oluşturmak için sıklıkla kullanılmıştır.Automated reasoning has been most commonly used to build automated theorem provers.
Dünyada yürütme erkinin bu sıklıkla değiştirildiği bir başka ülke yoktur.Without Ammu he has nowhere else to turn.
Sıklıkla sosyal ve psikolojik sorunlara sebebiyet verir.It may result in psychological and social problems.
Beraber sıklıkla konserlere, tiyatrolara ve konferanslara katıldılar.They often attended concerts, plays, and lectures together.
Kuzey bölgelerde kaplıcaların bulunduğu alanda obsidyen oluşumları sıklıkla gözlemlenir.The endangered northern spotted owl is seen occasionally.
Antibiyotikler ikincil bakteriyel enfeksiyonları önlemek amacıyla sıklıkla kullanılmaktadır.Antibiotics are commonly used to prevent secondary bacterial infection.
Anketlerde sıklıkla eleme (niteleyici) sorular içerir.Frequently Asked Questions (FAQs).
Kirk tutkulu ve sıklıkla agresifdir.He is crude and often offensive.
Aile sıklıkla kamu yardımlarına muhtaçtı.The family often relied upon public assistance.
Peyzaj alanlarında da sıklıkla kullanılmaktadır. ^Cheese is also frequently used in some dishes.
Burada sıklıkla fiyort üzerinde gezen buzdağlarına rastlanır.It is often marked with glacial striations.
Heinz İkilemi birçok ahlak sınıflarında sıklıkla kullanılır.The Heinz dilemma is a frequently used example in many ethics and morality classes.
Struve fonksiyonunun düzeni'nde α birkarmaşık sayı'dır ve sıklıkla tam sayıdır.The complex number α is the order of the Struve function, and is often an integer.
Günlük konuşmada, cins ve cinsiyet sıklıkla birbirlerinin yerine kullanılır.In ordinary speech, sex and gender are often used interchangeably.
Bu kanatlar sıklıkla revaklar ve alınlıklarla süslendi.These roofs are often multi-tiered and tiled.
Tütsü aromatik bitki materyallerinden oluşur ve sıklıkla uçucu yağlarla birleştirilir.Incense is composed of aromatic plant materials, often combined with essential oils.
Sıklıkla, gerçek bir tıbbî durumdan çok normal anatomik bir değişiklik olarak görülür.Often their presence is considered normal anatomic variance rather than a true medical condition.
Tüm dünyada sıklıkla görülen bir hastalıktır.It is a notifiable disease that is found worldwide.
Sıklıkla eşyaları çalar ya da diğer küçük şeyler için yaramazlık yapar.He often mistakes things for something else.
Dövizler sıklıkla fiyat belleği olarak kullanılır.Stars are often used as symbols for ratings.
Kiyarüstemi'nin filmleri sıklıkla ruh ve ölümden sonraki yaşam gibi tinsel konulara eğilir.Kiarostami's films often reflect upon immaterial concepts such as soul and afterlife.
Kuşlarda, erkek sıklıkla dişileri etkileyen renkli bir tüy bulundurur.In birds, the male often exhibits a colorful plumage that attracts females.
Sonuç olarak, süt yağı ve mısır şurubu sıklıkla eklenir.Consequently, milkfat and corn syrup are often added.
Çekirdek, işlem yöneticisi ile sıklıkla etkileşim kurar.The kernel often interfaces with the process manager.

İlgili Sayfalar