sıklıkla ile cümle

sıklıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Soya proteini bazlı formüller, inek sütü veya laktoza alerjisi olan bebeklerde sıklıkla kullanılır.Soy protein based formulas are frequently used for infants allergic to cow's milk or lactose.
Davranışlar sıklıkla tekrarlanır ve alışkanlık haline getirilir.The behavior is often repeated and habitual.
Bu flaşlar sıklıkla hasta için rahatsız edici bir acı hissi yaratır.These flashes often create an uncomfortable stinging sensation for the patient.
Hayatının geri kalanında Phil Donahue talk showunda sıklıkla görünmeye başladı.For the rest of his life, White appeared frequently on Phil Donahue's talk show.
Düşük seviye radyasyonun sonuçları sıklıkla radyolojik olma yerine psikolojiktir.The consequences of low-level radiation are often more psychological than radiological.
Russell gençlik çağında çok yalnızdı ve sıklıkla intihar eğilimindeydi.Russell's adolescence was very lonely, and he often contemplated suicide.
Yerel müzikler sıklıkla plak şirketlerinden kiralanan karaoke mekanlarında görülür.Local music often appears at karaoke venues, which is on lease from the record labels.
Vitrektomi sıklıkla diğer tedavi yöntemleriyle birleştirilir.Vitrectomy is frequently combined with other modalities of treatment.
Yumuşatıcılar sıklıkla hidrofobik olduğundan, genellikle bir emülsiyon formunda meydana gelirler.As softeners are often hydrophobic, they commonly occur in the form of an emulsion.
Yağlı ton eti bu stilde sıklıkla kullanılır.Fatty tuna is often used in this style.
Dünya tarihi boyunca, daha geniş Foraminiferler sıklıkla değiştirilir.In the course of Earth history, larger Foraminifera are replaced frequently.
EC ve TDS terimleri, sudaki çözünmüş katıların miktarını ölçmek için sıklıkla kullanılır.The terms EC and TDS are both often used to quantify the amount of dissolved solids in water.
Gerçek dünyada kanıtlar sıklıkla karmaşık ve çok yönlüdür.In real-world situations, evidence is often complex and mixed.
Sıklıkla komşularını konu olarak kullanarak çizmeye devam etti.He continued to draw, often using his neighbours as subjects.
Halperin sıklıkla, kardeşi Edward ile ortak çalışmalarda yer aldı.Halperin often worked in collaboration with his brother Edward.
Bu yüzden, İran'da sıklıkla yıkıcı depremler yaşanır.As a result, earthquakes in Iran occur often and are destructive.
Sıklıkla anglesit ve selestit mineralleriyle birlikte bulunur.It is often associated with the minerals anglesite and celestine.
Antik Yunan ve Roma zamanında, mendiller bugünkü şekilde sıklıkla kullanılırdı.In the times of ancient Greece and Rome, handkerchiefs were often used the way they are today.
Hamur ve benzeri malzemeler kil animasyonunda sıklıkla kullanılır.Plasticine and similar materials are often used in clay animation.
Mayınlar sıklıkla karmaşık düzenlemeler ile döşenir.Mines were often laid in complex arrangements.
Yaz devam ederken "Taliban'ın merkezinde" saldırılar da gelişen sıklıklarla arttı.As the summer of 2003 continued, Taliban attacks gradually increased in frequency.
Yurtsuzlar sıklıkla sınır dışı edilebilirler.Foreigners may even be deported.
Sıklıkla kullanıcı girişi ve etkileşim mekanizmalarının çalışma biçimini belirtirler.Frequently they specify how user input and interaction mechanisms work.
Koanlar sıklıkla paradoksal ya da dilbilimsel açıdan anlamsız görünür.Koans often appear to be paradoxical or linguistically meaningless dialogues or questions.
Şarap kadehleri sıklıkla uzun bir ayağa sahipti ki bulaşık kabı biçimli sehpa üzerinde duruyordu.Wine cups often had a tall foot which rested on dish-shaped stands.
Güç ve enerji, sıklıkla karıştırılır.The terms power and energy are frequently confused.
TFT paneller genel radyografide sayısal radyografi uygulamalarında sıklıkla kullanılmaktadır.TFT panels are frequently used in digital radiography applications in general radiography.
Sıklıkla kendinden şüphelendiği anlar yaşar fakat sonunda güçlü bir şekilde ortaya çıkar.She often has moments where she doubts herself, but comes out strong and resolved in the end.
Sıklıkla günde 18 saat çalıştığı söylenir.He must work 18 hours a day ...
Eski literatürde, çifte bozunma terimine sıklıkla rastlanılmaktadır.In older literature, the term double decomposition is frequently encountered.
WPA protokolü IEEE 802.11i standardını sıklıkla uygular.The WPA protocol implements much of the IEEE 802.11i standard.
Eklenme ürünleri sıklıkla Lewis asit ve bazları arasında meydana gelir.Adducts often form between Lewis acids and Lewis bases.
İlk önce az sıklıkla kullanılan parçalar çıkarılır.More frequently the printed parts must be cut out.
Bunlar gibi, kuruluş zamanından beri birçok çalışma hala duruyor ve sıklıkla kullanılıyor.These, like many other works from the founding period, still stand, and remain widely used.
Sıklıkla ondan sadece yedi yıl once ilan edilen İngilizlerin Magna Carta’sı ile karşılaştırılır.It is often compared to England's Magna Charta.
Yahudiler sıklıkla birçok Avrupa ülkesinde katledilmiş ve buralardan sürülmüştür.Jews were frequently massacred and exiled from various European countries.
Bu inanışa uygun olarak tanrıların adları sıklıkla işlevleri ya da çıkış yerleri ile bağlantılıdır.In keeping with this belief, the names of deities often relate to their roles or origins.
Sıklıkla aperatif ya da başlangıç olarak yenilir.They must eat almost constantly or starve.
Fin politikacıları sıklıkla diğer Kuzey Avrupa ülkelerini ve İskandinav ülkelerini taklit ettiler.Finnish politicians have often emulated other Nordics and the Nordic model.
Seçilim deneyleri ve deneysel evrim yaklaşımları sıklıkla kullanılmaktadır.Selective breeding and experimental evolution approaches are also being used more frequently.
Bunlar moleküler mekanizmalarında sıklıkla kullanıan kuvvetl alanlarının önemli bir parçasıdır.Both sets of forces are essential parts of force fields frequently used in molecular mechanics.
Tasarımcılar sıklıkla farklı renkleri kullanırlar.Sometimes the layers display different colors.
Palladio, villalarının cephelerini sıklıkla Roma tapınağı cephelerinin üzerine tasarladı.Palladio would often model his villa elevations on Roman temple facades.
Rönesans döneminde İtalyan sanatında bu renk sıklıkla kullanılmış bir kızıl toprak rengidir.Historically, Venetian red was a red earth color often used in Italian Renaissance paintings.
Boz ayıların postları sıklıkla tam olarak kahverengi değildir.Brown bears are often not fully brown.
Granola, özellikle keten tohumu içeriyorsa, sindirimi iyileştirmek için sıklıkla kullanılır.Granola, particularly if it includes flax seeds, is often used to improve digestion.
Sıklıkla, bu iki yolların aynı frekansta olmaları gerekmektedir.Often, these two buses must operate at the same frequency.
Bölgede sıklıkla meydana gelen depremler de yapıyı tehdit eden bir diğer ögedir.Another threat is the earthquakes that happen frequently in the region.
Modern örnekler sıklıkla sentetik kızıl demir oksit ile üretilirler.Modern versions are frequently made with synthetic red iron oxide.
İlgili terimler "tehdit" ve "tehlike" zarara yol açan olgular için sıklıkla kullanılmaktadır.The related terms "threat" and "hazard" are often used to mean something that could cause harm.
Bilim insanları fillerin ne kadar duyguya sahip olduğu konusunda sıklıkla tartışırlar.Scientists often debate the extent that elephants feel emotion.
McMurdo istasyonundaki bilim insanları sıklıkla yalancı güneş görürler.Americans from the nearby McMurdo Station are often invited.
Bipolar bozukluk çalışmalarındaki yanlış tanı sıklıkla major depresyon olduğu ortaya çıkmıştır.Studies have found that bipolar disorder has often been misdiagnosed as major depression.
Bu durum sıklıkla öngörülemeyen ve kontrol edilemeyen bir şekilde gerçekleşmektedir.This often occurs pre-consciously and without thinking.
Perimenopoz sırasında, şiddeti azalmadan önce belirtileri sıklıkla daha kötüye gider.During perimenopause symptoms often get worse before decreasing in severity.
Bu sebepten ötürü sıklıkla Bizans'ın Marcus Aurelius'u olarak adlandırıldı.For this reason, he has been called the Byzantine Marcus Aurelius.
Kurbağa korkusu sıklıkla kurbağaların vahşice ölüşüne tanık olduktan sonra ortaya çıkmaktadır.Phobia against frogs often happens after seeing frogs die violently.
Berliner Weisse sıklıkla çanak biçimindeki bardaklarla servis edilir.Berliner Weiße is often served in a schooner.
Bugün Yenikale'nin kalıntıları turistler tarafından sıklıkla ziyaret edilmektedir.Today ruins of Yeni-Kale is often visited by tourists.
Buradaki başarılı performansı ile San Francisco'da sıklıkla konuk sanatçı olarak sahne almıştır.Following this successful performance, she became a frequent guest singer in San Francisco.

İlgili Sayfalar