sıklıkla ile cümle

sıklıkla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ne sıklıkla arkadaşlarınla ​​çalışıyorsun?How often do you study with your friends?
Ne sıklıkla arkadaşlarınla ​​yüzmeye gidiyorsun?How often do you go swimming with your friends?
Sen bir gençken bunu ne sıklıkla yaptın?How often did you do that when you were a teenager?
Gelecek yaz ne sıklıkla yüzmeye gideceğinizi düşünüyorsunuz?How often do you think you'll go swimming next summer?
Ortaokulda iken ne sıklıkla hastalandın?How often were you sick when you were in junior high school?
İlkokul öğrencisiyken ne sıklıkla yüzdün?How often did you swim when you were an elementary school student?
Mükemmelliyetçiler hedeflerine ulaşamadıklarında sıklıkla depresyona girerler.When perfectionists don't reach their goals, they often become depressed.
Tom ve Mary sıklıkla para konusunda endişelenir.Tom and Mary often worry about money.
Saçım uzun olduğu için sıklıkla kız sanıldığım oluyor.I'm often mistaken for a girl because I have long hair.
Ne sıklıkla satranç oynarsın?How often do you play chess?
Ne sıklıkla satranç oynarsınız?How often do you play chess?
Ne sıklıkla banyo yapıyorsun?How long does it take you to take a bath?
Ne sıklıkla pratik yapıyorsun?How often do you practice?
Ne sıklıkla yemek pişirirsin?How often do you cook?
Devlet bürokratları ve şirketler arasındaki ilişkiler sıklıkla birbirine yakındır.Relationships between government bureaucrats and companies are often close.
Günümüzde CP 16'lar halen küçük yapımlarda ve sinema okullarında sıklıkla kullanılmaktadır.CP 16s are still often used in small productions and in film schools.
Sıklıkla öldürdüğü adamın dul eşi tarafından ziyaret ediliyordu ve kadın ona kitaplar getiriyordu.He was often visited by the widow of the man he had killed, and she provided him with further books.
Güneş tanrısı Ra'ya sıklıkla bir altın dağı olarak gönderme yapılırdı.The sun god, Ra, was often referred to as a mountain of gold.
Ancak bu sadece teknik olarak böyledir, ajanlar sıklıkla HQ’ dan talimatlar almaktadırlar.This is only a technicality however, as agents frequently receive instructions from HQ.
İsmine rağmen, parti, sıklıkla "ne liberal ne de demokratik" şeklinde tanımlanmaktadır.Despite the party's name, it is frequently described as "neither liberal nor democratic".
Sıklıkla otobiyografik olarak değerlendirilir ve nispeten "mutlu" bir sona sahiptir.It is often regarded as somewhat autobiographical and has a relatively "happy" ending.
Dahası, sıklıkla İtalyan filmlerinde görülüyordu.Moreover he was frequently seen in Italian films.
Ancak The Beatles'tan farklı olarak Bush, şarkılarını sıklıkla ekzotiklikle doldurup taşırıyor...But unlike the Beatles, Bush often overdecorates her songs with exotica ...
Onun fiziksel görünümü Marilyn Monroe ile sıklıkla karşılaştırmalar yapmıştır.Her physical appearance often drew comparisons with Marilyn Monroe.
Soyadı sıklıkla Little, Liddel, Liddell, Liddle olarak karıştırılırdı.His surname is often misspelled as Liddel, Liddell, or Liddle.
MSN 2.0 yazılımı da kararsız ve sıklıkla beklenmedik şekilde çıktı.The MSN 2.0 software was also unstable and would often quit unexpectedly.
Karakterler, hem iyi hem kötü, sıklıkla onu bilgi almak için döver.Characters, both good and bad, often beat up Willy for information.
Sıklıkla İngiltere'nin ulusal şairi ve "Avon'un Ozanı" olarak anılır.He is often called England's national poet and the "Bard of Avon".
Sitenin anonim topluluğu ve kültürü sıklıkla medyanın dikkatini çekmektedir.The site's anonymous community and culture have often provoked media attention.
Yazılım geliştirmeye genel yaklaşım sıklıkla ne zaman ve nasıl testin yürütüldüğünü belirlemektir.The overall approach to software development often determines when and how testing is conducted.
Linux üniversitelerin ve araştırma merkezlerinin teknik disiplinlerinde sıklıkla kullanılmaktadır.Linux is often used in technical disciplines at universities and research centres.
Mach bir mikrokernelin en eski örneklerinden biri olarak sıklıkla bahsedilir.Mach is often mentioned as one of the earliest examples of a microkernel.
Hem klasik, hem de neo-noir filmler sıklıkla bağımsız filmler olarak karşımıza çıkarlar.Both classic and neo-noir films are often produced as independent features.
Çalışmaları, hayatı boyunca en çok satanlar listelerinde sıklıkla göründü.His works appeared frequently on best sellers lists throughout his life.
Sıklıkla türbin ve kompresör tek bir şaft vasıtasıyla mekanik olarak bağlanır.Often the turbine and the compressor are mechanically connected through a single shaft.
Sıklıkla insanların Hitler hakkında öğrendikleri en iyi kaynak olarak düşünülüyordu.She was often thought of as the best possible source for people to go about Hitler.
Anlatıcı, yaşlı adamın hizmetkârı, ya da daha sıklıkla varsayıldığı üzere oğlu olabilir.The narrator may be a servant of the old man's or, as is more often assumed, his child.
İkili, sıklıkla DJ Premier ile çalışmalar yapmaktadır.The group has frequently collaborated with DJ Premier.
"Ennead" terimi sıklıkla Antik Mısır2ın tüm tanrılarından söz etmek için de kullanılır.The term "ennead" was often extended to include all of Egypt's deities.
Sıklıkla eşi Parvati ya da boğa Nandi ile birlikte görülür.He is often accompanied by his consort Parvati or shown with Nandi the bull.
Pelikanlarla insanlar arasındaki ilişki sıklıkla çekişmeli olmuştur.The relationship between pelicans and people has often been contentious.
Stefani, sıklıkla kullandığı ağır vokal vibratodan kaçındı.Stefani avoids the heavy vocal vibrato that she often uses.
Risk sıklıkla istenmeyen bir sonucun tahmin edilebilir maliyeti olarak hesaplanmaktadır.Risk is often measured as the expected value of an undesirable outcome.
Melamin reçinesi, mutfak eşyaları ve plakalarda (Melmac gibi) sıklıkla kullanılır.Melamine resin is often used in kitchen utensils and plates (such as Melmac).
Sıklıkla ölçülen makineler farklı ölçümlere ayrılır.Often the measured machines split on different measures.
Bu fobi sıklıkla genç yaşta ortaya çıkmasına rağmen, daha sonradan da gelişebilir.Although this phobia is often developed at a young age, it can develop later in life as well.
Yeni arteriyel yollarda, trafik akışını artırmak için kesişimler sıklıkla azaltılır.For new arterial roads, intersections are often reduced to increase traffic flow.
Bir çifte füg sıklıkla aynı anda gelişme gösteren iki konuya sahip olur.A double fugue has two subjects that are often developed simultaneously.
Parti sıklıkla bölgedeki ABD politikalarını eleştirir.AKP often criticizes United States politics in the region.
Örneğin NGC 3593 gökadsı da sıklıkla bu grubun üyesi olarak gösterilmektedir.NGC 3593 is frequently but not consistently identified as a member of this group.
Psikolojide Gestaltizm sıklıkla yapısalcılığa (Structuralism) karşıt olarak görülür.In psychology, gestaltism is often opposed to structuralism.
Sıklıkla birbirleriyle karıştırılırlar.They are often confused with one another.
Dizi Amerika Birleşik Devletleri'nde sıklıkla 'TV-Y7-FV' olarak derecelendirilir.Equivalent to TV-Y7-FV in the United States.
Mezarından çıkarak eski aşığını görmeye gelen kadın teması Poe tarafından sıklıkla kullanılmıştır.A woman returning from beyond the grave to visit her former love is a device often used by Poe.
Diyabetik retinopatide sıklıkla erken uyarı işaretleri yoktur.Diabetic retinopathy often has no early warning signs.
Van Gogh sıklıkla halüsinasyonlar ve kabuslar görüyordu.Van Gogh suffered from hallucinations and nightmares at times.
Sıklıkla Takeshi Kitano ve Susumu Terajima ile birlikte çalıştı.He often worked alongside Takeshi Kitano and Susumu Terajima.
Sıklıkla gözlemleri, olaylara kendi tanıklığı olarak deneyimlerine dayanır.Often his observations were based on his experiences as an eyewitness to events.
Bunun yanında tavuk eti de sıklıkla kullanılır.Chicken meat is also used sometimes.
Üç albüm yayınladı ve sıklıkla diğer müzisyenlerle projelerde iş birliği yapıyordu.She has released three albums, and has often collaborated on projects with other musicians.

İlgili Sayfalar