Ana içeriğe geç
Sözlük

sıklık ile cümle

sıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Otomatik akıl yürütme, otomatik teorem kanıtlayıcıları oluşturmak için sıklıkla kullanılmıştır.Automated reasoning has been most commonly used to build automated theorem provers.
Dünyada yürütme erkinin bu sıklıkla değiştirildiği bir başka ülke yoktur.Without Ammu he has nowhere else to turn.
Sıklıkla sosyal ve psikolojik sorunlara sebebiyet verir.It may result in psychological and social problems.
Beraber sıklıkla konserlere, tiyatrolara ve konferanslara katıldılar.They often attended concerts, plays, and lectures together.
Kuzey bölgelerde kaplıcaların bulunduğu alanda obsidyen oluşumları sıklıkla gözlemlenir.The endangered northern spotted owl is seen occasionally.
Antibiyotikler ikincil bakteriyel enfeksiyonları önlemek amacıyla sıklıkla kullanılmaktadır.Antibiotics are commonly used to prevent secondary bacterial infection.
Anketlerde sıklıkla eleme (niteleyici) sorular içerir.Frequently Asked Questions (FAQs).
Kirk tutkulu ve sıklıkla agresifdir.He is crude and often offensive.
Aile sıklıkla kamu yardımlarına muhtaçtı.The family often relied upon public assistance.
Peyzaj alanlarında da sıklıkla kullanılmaktadır. ^Cheese is also frequently used in some dishes.
Burada sıklıkla fiyort üzerinde gezen buzdağlarına rastlanır.It is often marked with glacial striations.
Heinz İkilemi birçok ahlak sınıflarında sıklıkla kullanılır.The Heinz dilemma is a frequently used example in many ethics and morality classes.
Struve fonksiyonunun düzeni'nde α birkarmaşık sayı'dır ve sıklıkla tam sayıdır.The complex number α is the order of the Struve function, and is often an integer.
Günlük konuşmada, cins ve cinsiyet sıklıkla birbirlerinin yerine kullanılır.In ordinary speech, sex and gender are often used interchangeably.
Bu kanatlar sıklıkla revaklar ve alınlıklarla süslendi.These roofs are often multi-tiered and tiled.
Tütsü aromatik bitki materyallerinden oluşur ve sıklıkla uçucu yağlarla birleştirilir.Incense is composed of aromatic plant materials, often combined with essential oils.
Sıklıkla, gerçek bir tıbbî durumdan çok normal anatomik bir değişiklik olarak görülür.Often their presence is considered normal anatomic variance rather than a true medical condition.
Tüm dünyada sıklıkla görülen bir hastalıktır.It is a notifiable disease that is found worldwide.
Sıklıkla eşyaları çalar ya da diğer küçük şeyler için yaramazlık yapar.He often mistakes things for something else.
Dövizler sıklıkla fiyat belleği olarak kullanılır.Stars are often used as symbols for ratings.
Kiyarüstemi'nin filmleri sıklıkla ruh ve ölümden sonraki yaşam gibi tinsel konulara eğilir.Kiarostami's films often reflect upon immaterial concepts such as soul and afterlife.
Kuşlarda, erkek sıklıkla dişileri etkileyen renkli bir tüy bulundurur.In birds, the male often exhibits a colorful plumage that attracts females.
Sonuç olarak, süt yağı ve mısır şurubu sıklıkla eklenir.Consequently, milkfat and corn syrup are often added.
Çekirdek, işlem yöneticisi ile sıklıkla etkileşim kurar.The kernel often interfaces with the process manager.
Sıklıkla, dünyanın “kurtlar sofrası” olduğu inancına güçlü bir şekilde bağlanmışlardır.Domestic terrorism is often linked to "lone wolf" terrorism.
Bu teknik, geometrik grup teorisinde sıklıkla kullanılır.In continuum mechanics, this theorem is often used for material elements.
Son yıllarda sıklıkla uygulanmaya başlanmıştır.It was frequently performed during the next few years.
Naksalitler ve diğer hükümet karşıtı gruplar sıklıkla "aşırılar" olarak anılmaktadır.Naxalites, and other anti-government militants, are often referred to as "ultras".
Aurora borealis sıklıkla gündönümlerinde oluşur.In Stockholm, the aurora borealis can occasionally be observed.
Dişi yumurtlamadan önce bir ay boyunca çiftler sıklıkla çiftleşir.Pairs copulate frequently throughout the month before eggs are laid.
1930 ve 1932 yılları arasında sıklıkla göründü.They appeared in 1930 and 1932.
LaBelle sıklıkla "Godmother of Soul" (Soul Müziğin Vaftiz Annesi) lakabıyla anılır.LaBelle is commonly identified as the "Godmother of Soul".
Agrobacterium tumefaciens ise bu türde sıklıkla çalışılan türlerdir.Agrobacterium tumefaciens is the most commonly studied species in this genus.
Sıklıkla, posttravmatik stres bozukluğu ve depresyon birlikte vuku bulmaktadır.Post-traumatic stress disorder and depression often co-occur.
Bu sıklıkla, Dünya'nın yüzeyinde isteğe bağlı keyfi bir noktadır.'This year, more than ever, the wish for Peace on Earth holds great meaning.
Kutuplardaki buz örneklerinin içinde hava hidratlarına a sıklıkla rastlanır.Air hydrates are frequently observed in polar ice samples.
Zırhlı yelekler sıklıkla seramik plakalar ile güçlendirilmiştir.These officers are often constables issued with Taser weapons.
Geçişlerdeki enerji düzeyleri çok büyük mesafeli sıklıklarda emisyona neden olur.The energy states of the transitions can lead to emissions over a very large range of frequencies.
Göğüs radyografisi tanı konarken sıklıkla kullanılır.A chest radiograph is frequently used in diagnosis.
Eru’nun Çocukları onu az sıklıkla görürlerdi.He sees his children very infrequently.
Narayan, 2000'lerde sıklıkla Hindistan dışında performansta bulundu.Narayan performed less frequently in the 2000s and rarely in the 2010s.
Kafa içi basınç sıklıkla artmıştır.Pressure head is increased.
Etobur ile Carnivora (Etçiller) kavramları sıklıkla karıştırılır.The lituus and the buccina are frequently confused.
Hava sıcaklığı gün içerisinde sıklıkla değişmektedir.The weather is very variable from day to day.
Ardından 2011 Mısır Devrimi'nde sıklıkla kullanılmaya başlandı.The slogan also became used frequently during the 2011 Egyptian revolution.
Çeşitli terörist eylemlerde de sıklıkla kullanılmıştır.In those at high risk both interventions are often used.
İttifaklar sıklıkla yer değiştiriyordu.Soldiers changed jobs frequently.
1936’da Maltsev sıklık kuramını kanıtladı.In 1936 Maltsev proved the compactness theorem.
Vokal ve rap tekniği yönünden sıklıkla Atlantalı rapçi Future'a benzetilmektedir.His rapping technique and vocals have been compared to that of Atlanta-based rapper Future.
Bu polimer zincirleri sıklıkla birkaç milyonluk monomer birimlerini barındırır.Each polymer chain will have several thousand repeating units.
Kişi başına GSYİH, sıklıkla bir ekonomideki yaşam standardının bir göstergesi olarak kullanılır.GDP per capita is often used as an indicator of living standards.
Kaynak işleminin tam olarak gerçekleşmesi için, sıklıkla özel ekleme yöntemleri de kullanılmaktadır.The precise temperature at which the test is performed is often specified as well.
Müze sıklıkla sanat eserleri ve diğer koleksiyonları geçici serigilerine ev sahipliği yapmaktadır.The museum hosts frequent temporary exhibits of artwork and other collections.
Disk şifreleme sıklıkla amaca özel tasarlanmış kipler kullanır.Disk encryption often uses special purpose modes specifically designed for the application.
Sıklıkla süsler veya diğer sanatsal heykeller içerir.It is often used to highlight art or other artifacts.
Günlük dilde ise tasarruf sıklıkla, masrafları kısmak anlamına gelmektedir.And if that costs money sometimes, then it costs money.
Alisiklik bileşik, hem alifatik hem de siklik olan organik bir bileşiktir.An alicyclic compound is an organic compound that is both aliphatic and cyclic.
Günlük kullanımda kütle ve ağırlık sıklıkla karıştırabilmektedir.In everyday usage, mass and "weight" are often used interchangeably.
Sıklıkla Ulusal Ragbi Ligi hazırlık maçlarına ev sahipliği yapmaktadır.Also, rugby union clubs sometimes play preseason matches.
Faz geçişleri sıklıkla iki özelliğide gösterir.The back often showed two large animals.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod