Bu veri, haritaları, ayrıca zaman serisi veya sıklık dağılımlarını da içerir.These data include maps, but also time series or frequency distributions.
Sıklıkla eşi Parvati ya da boğa Nandi ile birlikte görülür.He is often accompanied by his consort Parvati or shown with Nandi the bull.
Pelikanlarla insanlar arasındaki ilişki sıklıkla çekişmeli olmuştur.The relationship between pelicans and people has often been contentious.
Stefani, sıklıkla kullandığı ağır vokal vibratodan kaçındı.Stefani avoids the heavy vocal vibrato that she often uses.
Risk sıklıkla istenmeyen bir sonucun tahmin edilebilir maliyeti olarak hesaplanmaktadır.Risk is often measured as the expected value of an undesirable outcome.
Melamin reçinesi, mutfak eşyaları ve plakalarda (Melmac gibi) sıklıkla kullanılır.Melamine resin is often used in kitchen utensils and plates (such as Melmac).
Sıklıkla ölçülen makineler farklı ölçümlere ayrılır.Often the measured machines split on different measures.
Bu fobi sıklıkla genç yaşta ortaya çıkmasına rağmen, daha sonradan da gelişebilir.Although this phobia is often developed at a young age, it can develop later in life as well.
Yeni arteriyel yollarda, trafik akışını artırmak için kesişimler sıklıkla azaltılır.For new arterial roads, intersections are often reduced to increase traffic flow.
Bir çifte füg sıklıkla aynı anda gelişme gösteren iki konuya sahip olur.A double fugue has two subjects that are often developed simultaneously.
Parti sıklıkla bölgedeki ABD politikalarını eleştirir.AKP often criticizes United States politics in the region.
Örneğin NGC 3593 gökadsı da sıklıkla bu grubun üyesi olarak gösterilmektedir.NGC 3593 is frequently but not consistently identified as a member of this group.
Psikolojide Gestaltizm sıklıkla yapısalcılığa (Structuralism) karşıt olarak görülür.In psychology, gestaltism is often opposed to structuralism.
Sıklıkla birbirleriyle karıştırılırlar.They are often confused with one another.
Dizi Amerika Birleşik Devletleri'nde sıklıkla 'TV-Y7-FV' olarak derecelendirilir.Equivalent to TV-Y7-FV in the United States.
Mezarından çıkarak eski aşığını görmeye gelen kadın teması Poe tarafından sıklıkla kullanılmıştır.A woman returning from beyond the grave to visit her former love is a device often used by Poe.
Diyabetik retinopatide sıklıkla erken uyarı işaretleri yoktur.Diabetic retinopathy often has no early warning signs.
Van Gogh sıklıkla halüsinasyonlar ve kabuslar görüyordu.Van Gogh suffered from hallucinations and nightmares at times.
Sıklıkla Takeshi Kitano ve Susumu Terajima ile birlikte çalıştı.He often worked alongside Takeshi Kitano and Susumu Terajima.
Sıklıkla gözlemleri, olaylara kendi tanıklığı olarak deneyimlerine dayanır.Often his observations were based on his experiences as an eyewitness to events.
Bunun yanında tavuk eti de sıklıkla kullanılır.Chicken meat is also used sometimes.
Üç albüm yayınladı ve sıklıkla diğer müzisyenlerle projelerde iş birliği yapıyordu.She has released three albums, and has often collaborated on projects with other musicians.
Soya proteini bazlı formüller, inek sütü veya laktoza alerjisi olan bebeklerde sıklıkla kullanılır.Soy protein based formulas are frequently used for infants allergic to cow's milk or lactose.
Davranışlar sıklıkla tekrarlanır ve alışkanlık haline getirilir.The behavior is often repeated and habitual.
Bu flaşlar sıklıkla hasta için rahatsız edici bir acı hissi yaratır.These flashes often create an uncomfortable stinging sensation for the patient.
Hayatının geri kalanında Phil Donahue talk showunda sıklıkla görünmeye başladı.For the rest of his life, White appeared frequently on Phil Donahue's talk show.
Düşük seviye radyasyonun sonuçları sıklıkla radyolojik olma yerine psikolojiktir.The consequences of low-level radiation are often more psychological than radiological.
Russell gençlik çağında çok yalnızdı ve sıklıkla intihar eğilimindeydi.Russell's adolescence was very lonely, and he often contemplated suicide.
Yerel müzikler sıklıkla plak şirketlerinden kiralanan karaoke mekanlarında görülür.Local music often appears at karaoke venues, which is on lease from the record labels.
Vitrektomi sıklıkla diğer tedavi yöntemleriyle birleştirilir.Vitrectomy is frequently combined with other modalities of treatment.
Yumuşatıcılar sıklıkla hidrofobik olduğundan, genellikle bir emülsiyon formunda meydana gelirler.As softeners are often hydrophobic, they commonly occur in the form of an emulsion.
Yağlı ton eti bu stilde sıklıkla kullanılır.Fatty tuna is often used in this style.
Dünya tarihi boyunca, daha geniş Foraminiferler sıklıkla değiştirilir.In the course of Earth history, larger Foraminifera are replaced frequently.
EC ve TDS terimleri, sudaki çözünmüş katıların miktarını ölçmek için sıklıkla kullanılır.The terms EC and TDS are both often used to quantify the amount of dissolved solids in water.
Gerçek dünyada kanıtlar sıklıkla karmaşık ve çok yönlüdür.In real-world situations, evidence is often complex and mixed.
Sıklıkla komşularını konu olarak kullanarak çizmeye devam etti.He continued to draw, often using his neighbours as subjects.
Halperin sıklıkla, kardeşi Edward ile ortak çalışmalarda yer aldı.Halperin often worked in collaboration with his brother Edward.
Bu yüzden, İran'da sıklıkla yıkıcı depremler yaşanır.As a result, earthquakes in Iran occur often and are destructive.
Sıklıkla anglesit ve selestit mineralleriyle birlikte bulunur.It is often associated with the minerals anglesite and celestine.
Antik Yunan ve Roma zamanında, mendiller bugünkü şekilde sıklıkla kullanılırdı.In the times of ancient Greece and Rome, handkerchiefs were often used the way they are today.
Hamur ve benzeri malzemeler kil animasyonunda sıklıkla kullanılır.Plasticine and similar materials are often used in clay animation.
Mayınlar sıklıkla karmaşık düzenlemeler ile döşenir.Mines were often laid in complex arrangements.
Yaz devam ederken "Taliban'ın merkezinde" saldırılar da gelişen sıklıklarla arttı.As the summer of 2003 continued, Taliban attacks gradually increased in frequency.
Yurtsuzlar sıklıkla sınır dışı edilebilirler.Foreigners may even be deported.
Sıklıkla kullanıcı girişi ve etkileşim mekanizmalarının çalışma biçimini belirtirler.Frequently they specify how user input and interaction mechanisms work.
Koanlar sıklıkla paradoksal ya da dilbilimsel açıdan anlamsız görünür.Koans often appear to be paradoxical or linguistically meaningless dialogues or questions.
Şarap kadehleri sıklıkla uzun bir ayağa sahipti ki bulaşık kabı biçimli sehpa üzerinde duruyordu.Wine cups often had a tall foot which rested on dish-shaped stands.
Güç ve enerji, sıklıkla karıştırılır.The terms power and energy are frequently confused.
TFT paneller genel radyografide sayısal radyografi uygulamalarında sıklıkla kullanılmaktadır.TFT panels are frequently used in digital radiography applications in general radiography.
Sıklıkla kendinden şüphelendiği anlar yaşar fakat sonunda güçlü bir şekilde ortaya çıkar.She often has moments where she doubts herself, but comes out strong and resolved in the end.
Sıklıkla günde 18 saat çalıştığı söylenir.He must work 18 hours a day ...
Eski literatürde, çifte bozunma terimine sıklıkla rastlanılmaktadır.In older literature, the term double decomposition is frequently encountered.
WPA protokolü IEEE 802.11i standardını sıklıkla uygular.The WPA protocol implements much of the IEEE 802.11i standard.
Eklenme ürünleri sıklıkla Lewis asit ve bazları arasında meydana gelir.Adducts often form between Lewis acids and Lewis bases.
İlk önce az sıklıkla kullanılan parçalar çıkarılır.More frequently the printed parts must be cut out.
Bunlar gibi, kuruluş zamanından beri birçok çalışma hala duruyor ve sıklıkla kullanılıyor.These, like many other works from the founding period, still stand, and remain widely used.
Sıklıkla ondan sadece yedi yıl once ilan edilen İngilizlerin Magna Carta’sı ile karşılaştırılır.It is often compared to England's Magna Charta.
Yahudiler sıklıkla birçok Avrupa ülkesinde katledilmiş ve buralardan sürülmüştür.Jews were frequently massacred and exiled from various European countries.
Bu inanışa uygun olarak tanrıların adları sıklıkla işlevleri ya da çıkış yerleri ile bağlantılıdır.In keeping with this belief, the names of deities often relate to their roles or origins.
Sıklıkla aperatif ya da başlangıç olarak yenilir.They must eat almost constantly or starve.