Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Πόσο συχνά ονειροπολούμε;
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?А як часто люди поринають у думки?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Как часто люди отпускают свои мысли?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?Колко често хората се разсейват?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?ובכן, כל כמה זמן מחשבתם של אנשים נודדת?
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?حسن، كم من الوقت تشرد أذهان الناس؟
Peki insanların aklı ne sıklıkta başka yerlere kayar?どうやら 実に高い頻度で 気が散ってしまってるようです
Prozac ve Wellbutrin. Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.Prozac şi Wellbutrin, antidepresive prescrise în mod curent.
Sadece, üç şeyi sıklıkla kontrol etmenizi... ...öneriyoruz.Cały czas sprawdzamy cię w trzech istotnych kwestiach.
Sadece, üç şeyi sıklıkla kontrol etmenizi... ...öneriyoruz.이를 위해서 세 가지 항목에 대해
Sadece, üç şeyi sıklıkla kontrol etmenizi... ...öneriyoruz.Отже ми лише постійно перевіряємо у вас ці три речі.
Sadece, üç şeyi sıklıkla kontrol etmenizi... ...öneriyoruz.لا بد أن تتحقق باستمرار
Sadece, üç şeyi sıklıkla kontrol etmenizi... ...öneriyoruz.推奨しています
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Artistul Shepard Fairey a folosit frecvent arta existentă în lucrările sale.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı. Bu çalışma şekliХудожник Шепард Фэйри часто использовал существующее искусство в своей работе.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Der Künstler Shepard Fairey benutze häufig schon bestehende Kunst in seinen Werken.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.El artista Shepard Fairey ha usado frecuentemente arte ya existente en su obra.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Họa sĩ Shepard Fairey vẫn thường xuyên dùng lại tác phẩm cũ của người khác trong các bức vẽ của mình.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.예술가인 셰퍼드 페어리는 기존의 작품을 이용한 작업을 자주 했습니다.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Kunstenaar Shepard Fairey gebruikte vaak al bestaande kunst voor zijn werk.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Kunstneren Shepard Fairey har ofte benyttet eksisterende kunstværker i sit arbejde.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.L'artista Shepard Fairey ha usato spesso arte pre-esistente nei suoi lavori.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.L'artiste Shepard Fairey a fréquemment repris des œuvres existantes dans les siennes.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.O artista Shepard Fairey tem usado frequentemente obras existentes no seus trabalhos.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Shepard Fairey często używał w swojej pracy istniejących dzieł.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Úmělec Shepard Fairey často užíval již existující díla ve své práci
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Ο Καλλιτέχνης Shepard Fairey έχει συχνά χρησιμοποιήσει υφιστάμενες τέχνες στο έργο του.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Художникът Шепърд Фейри често използва вече съществуващи творби в своите работи.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.האמן שפרד פיירי עשה שימוש תכוף באמנות קיימת בעבודתו.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.既存の作品を頻繁に 自身の作品に用いてきたが 既存の作品を頻繁に 自身の作品に用いてきたが
Sanıyorum ki tatile çıktığımızda sıklıkla olan budur.Eu tenho a sensação que quando vamos de férias, isto é frequentemente o caso.
Sanıyorum ki tatile çıktığımızda sıklıkla olan budur.J'ai l'impression que
Sanıyorum ki tatile çıktığımızda sıklıkla olan budur.문득 저는 이런 생각이 듭니다, 우리가 휴가를 보낼 때 매우 자주있는 일이죠,
Sanıyorum ki tatile çıktığımızda sıklıkla olan budur.Mám pocit, že se to často stává když jedeme na dovolenou.
Sanıyorum ki tatile çıktığımızda sıklıkla olan budur.Mam wrażenie, że kiedy jedziemy na wczasy, często tak właśnie jest.
Sanıyorum ki tatile çıktığımızda sıklıkla olan budur.Minulla on tunne, että mennessämme lomille on hyvin usein kyse tästä.
Sanıyorum ki tatile çıktığımızda sıklıkla olan budur.יש לי תחושה שכשאנחנו יוצאים לחופשות זה בד"כ המצב,
Sanıyorum ki tatile çıktığımızda sıklıkla olan budur.لديّ ذلك الإحساس أنه عندما نذهب للعطلات فان هذا هو الوضع في أغلب الأحيان،
Sanıyorum ki tatile çıktığımızda sıklıkla olan budur.-大半のケースに言えますが- 休暇とは 記憶の自己のために
Sen ne yapacaksın? Çünkü sınırlar korkular gibidir sıklıkla sadece bir ilizyondur.限界や恐れは
Şimdi, ben bunlar hakkında konuştuğum zaman, insanlar bana sıklıkla soruyor cevap boş değil mi?Ahora, cuando hablo de esto, la gente con frecuencia me dice:
Şimdi, ben bunlar hakkında konuştuğum zaman, insanlar bana sıklıkla soruyor cevap boş değil mi?Gdy o tym opowiadam, ludzie pytają:
Şimdi, ben bunlar hakkında konuştuğum zaman, insanlar bana sıklıkla soruyor cevap boş değil mi?Giờ khi tôi nói về chuyện này, mọi người thường đáp rằng
Şimdi, ben bunlar hakkında konuştuğum zaman, insanlar bana sıklıkla soruyor cevap boş değil mi?Keď o tom rozprávam, ľudia mi často vravia:
Şimdi, ben bunlar hakkında konuştuğum zaman, insanlar bana sıklıkla soruyor cevap boş değil mi?그런데 제가 이런 이야기를 하면 사람들은
Şimdi, ben bunlar hakkında konuştuğum zaman, insanlar bana sıklıkla soruyor cevap boş değil mi?Nos, amikor erről beszélek, sokszor mondják,
Şimdi, ben bunlar hakkında konuştuğum zaman, insanlar bana sıklıkla soruyor cevap boş değil mi?Nun, wenn ich darüber erzähle, fragen mich Leute oft,
Şimdi, ben bunlar hakkında konuştuğum zaman, insanlar bana sıklıkla soruyor cevap boş değil mi?Puhuessani tästä ihmiset sanovat usein:
Şimdi, ben bunlar hakkında konuştuğum zaman, insanlar bana sıklıkla soruyor cevap boş değil mi?Quand je parle de tout ça, les gens me disent souvent :
Şimdi, ben bunlar hakkında konuştuğum zaman, insanlar bana sıklıkla soruyor cevap boş değil mi?Quando falo sobre isto, as pessoas dizem-me:
Şimdi, ben bunlar hakkında konuştuğum zaman, insanlar bana sıklıkla soruyor cevap boş değil mi?Quando parlo di questo, alcune persone mi chiedono spesso,
Şimdi, ben bunlar hakkında konuştuğum zaman, insanlar bana sıklıkla soruyor cevap boş değil mi?Vaak zeggen mensen me:
Şimdi, ben bunlar hakkında konuştuğum zaman, insanlar bana sıklıkla soruyor cevap boş değil mi?Vorbind despre asta, adesea mi se spune:
Şimdi, ben bunlar hakkında konuştuğum zaman, insanlar bana sıklıkla soruyor cevap boş değil mi?Когда я говорю об этом, люди часто спрашивают меня:
Şimdi, ben bunlar hakkında konuştuğum zaman, insanlar bana sıklıkla soruyor cevap boş değil mi?אבל אין בה מזון. מה אפשר לאכול כאן? עלינו למצוא דרך לשלב את שתי אלה
Şimdi, ben bunlar hakkında konuştuğum zaman, insanlar bana sıklıkla soruyor cevap boş değil mi?عندما أتحدث حول هذا الموضوع، فإن الناس غالبا ما يقولون لي،
Şimdi, ben bunlar hakkında konuştuğum zaman, insanlar bana sıklıkla soruyor cevap boş değil mi?「それなら ____が解決策になるのでは?」 ってね
Şimdi, insanların bana James Randi Eğitim Vakfı'nda sıklıkla sorduğu soru şu:As pessoas frequentemente perguntam-nos na James Randi Educational Foundation,
Şimdi, insanların bana James Randi Eğitim Vakfı'nda sıklıkla sorduğu soru şu:Lidé se nás často ptají, nás ve Vzdělávací nadaci Jamese Randiho, zavolají nám a ptají se:
Şimdi, insanların bana James Randi Eğitim Vakfı'nda sıklıkla sorduğu soru şu:Nos, az emberek gyakran kérdezik tőlünk a James Randi Művelődési Alapítványnál, felhívnak és azt mondják: