Ana içeriğe geç
Sözlük

sıklık ile cümle

sıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.אלה תרופות שכיחות נגד דיכאון.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.هذان هما دوائين معروفين لعلاج حالات الإكتئاب.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.私たちの研究対象は遺伝子でしたね
Bunu son zamanlarda sıklıkla düşünüyorum.Aku sering memikirkannya, akhir-akhir ini.
Bunu son zamanlarda sıklıkla düşünüyorum.Ci penso molto, recentemente.
Bunu son zamanlarda sıklıkla düşünüyorum.Gần đây, mình thường nghĩ đến điều đó.
Bunu son zamanlarda sıklıkla düşünüyorum.Ik denk er vaak over de laatste tijd.
Bunu son zamanlarda sıklıkla düşünüyorum.In letzter Zeit denke ich oft darüber.
Bunu son zamanlarda sıklıkla düşünüyorum.In ultimul timp, ma gandesc destul de des.
Bunu son zamanlarda sıklıkla düşünüyorum.Jag tänker på det ofta, den senaste tiden.
Bunu son zamanlarda sıklıkla düşünüyorum.J'y pense souvent en ce moment.
Bunu son zamanlarda sıklıkla düşünüyorum.Ostatnio często o tym myślę.
Bunu son zamanlarda sıklıkla düşünüyorum.Veľa o tom premýšľam.
Bunu son zamanlarda sıklıkla düşünüyorum.Το σκέφτομαι συχνά, τελευταία.
Bunu son zamanlarda sıklıkla düşünüyorum.В последнее время я часто об этом думаю.
Bunu son zamanlarda sıklıkla düşünüyorum..إنني أفكر بذلك كثيرًا، مؤخرًا
Bunu son zamanlarda sıklıkla düşünüyorum.とにかく ありがとうなヘラ
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Họ không thực hiện điều này nhiều như họ nên làm, nhưng họ vẫn thực hiện nó.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.충분하지는 않아도, 하기는 하죠.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.La gente usa el cepillo de dientes y el hilo dental.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Les gens se brossent les dents et utilisent du fil dentaire.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Lidé si čistí zuby a používají zubní nit.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Mensen poetsen hun tanden en gebruiken tandzijde.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Nem teszik annyiszor mint kellene, de megteszik.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Nie robią tego tak często jak powinni, ale mimo wszystko to robią.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Non tanto quanto dovrebbero, ma lo fanno.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Nu o fac atât de mult cât ar trebui, dar o fac.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Pessoas a lavar os dentes e usar fio dental.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Sie tun es nicht so regelmäßig, wie sie sollten, aber sie tun es.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Δεν το κάνουν όσο συχνά θα έπρεπε, αλλά το κάνουν.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Они не чистят так часто, как должны, но всё равно чистят.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Хората си мият зъбите и ги почистват с конец.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.הם לא עושים את זה מספיק, אבל הם עושים את זה.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.صحيح انهم لا يقومون بذلك على النحو الملائم .. ولكنهم يقومون بها على الاقل
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.コネチカット州の歯科医の数人が
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.佢哋雖然做得唔夠多﹐但係都總算有做。
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.1日60分お祈りをする この32人の患者が
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Aici este programul cu cat de frecvent se roaga -- Este o doza.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Aqui hay un cronograma de con que frecuencia, ellos -- es una dósis.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Đây là lịch trình họ -- đó là một liều thuốc
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Ecco la tabella che mostra quanto spesso pregano -- E' una dose.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Hier der Plan, wie oft sie das tun - die Dosis.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Hier hoe vaak ze bidden - één dosis.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.여기 그 빈도에 대한 일정표가 있습니다. 투여량이죠.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Tutaj tabelka jak często się modlą - dawka.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Voici le calendrier de combien de fois ils -- C'est une dose.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Вот частота молитв- равносильно дозе лекарства.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.Това е програмата на честотата... Това е доза.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.הנה לוח הזמנים של התדירות - זו מנה.
Burada da ne sıklıkta dua ettikleri--Bu doz bilgisi.وهذا الجدول يبين التكرارية -- إنها جرعة .
Buradaki her bir pencere bir çizim ve sıklıkla seyahat ettiğim bir dünya.Ainsi, chaque fenêtre est une image et est un monde que je revisite souvent.
Buradaki her bir pencere bir çizim ve sıklıkla seyahat ettiğim bir dünya.Así, cada ventana es una imagen y un mundo al que vuelvo a menudo.
Buradaki her bir pencere bir çizim ve sıklıkla seyahat ettiğim bir dünya.Assim, cada janela é uma imagem e é um mundo que frequentemente revisito.
Buradaki her bir pencere bir çizim ve sıklıkla seyahat ettiğim bir dünya.Daher ist jedes Fenster ein Bild und ist eine Welt, die ich häufig wieder besuche.
Buradaki her bir pencere bir çizim ve sıklıkla seyahat ettiğim bir dünya.Dus elk raam is een beeld en is een wereld waar ik vaak naar terugkeer.
Buradaki her bir pencere bir çizim ve sıklıkla seyahat ettiğim bir dünya.Fiecare fereastră este o imagine şi este o lume pe care o revizitez adesea.
Buradaki her bir pencere bir çizim ve sıklıkla seyahat ettiğim bir dünya.Jadi setiap jendela itu adalah gambar dan merupakan dunia yang sering saya kunjungi kembali.
Buradaki her bir pencere bir çizim ve sıklıkla seyahat ettiğim bir dünya.Każde okno jest obrazem i światem, do którego często powracam.
Buradaki her bir pencere bir çizim ve sıklıkla seyahat ettiğim bir dünya.Každé okno je teda obrazom a svetom, ktorý často navštevujem.
Buradaki her bir pencere bir çizim ve sıklıkla seyahat ettiğim bir dünya.Mỗi chiếc cửa sổ kia là một bức tranh là cả thế giới mà tôi thường xuyên ghé thăm nhiều lần.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod