Bu değerlendirme çalışmalarda sıklıkla kullanılmış olup Avrupa model anketinden elde edilebilir.Tento orientační bod se ve studiích často používá a je odvozen z evropského vzorového dotazníku.
Bu değerlendirme çalışmalarda sıklıkla kullanılmış olup Avrupa model anketinden elde edilebilir.To merilo se je pogosto uporabljalo v študijah in lahko izhaja iz vzorca evropskega vprašalnika.
Bu değerlendirme çalışmalarda sıklıkla kullanılmış olup Avrupa model anketinden elde edilebilir.Toto kritérium sa často používa v štúdiách a môže byť odvodené od európskeho vzorového dotazníka.
Bu deneyi birkaç defa tekrar ederseniz rakkamların ne sıklıkta çıktığını bulursunuz.Değişkenin sıklığını...Můžeme si ten experiment zkusit. Toto ukazuje četnost této náhodné veličiny.
Bu durum, sıklıkla düşmanın müttefiklerinizden birinin imha noktasının içine manevra yapmasına yol açar.Cela poussera souvent l'ennemi à se déplacer vers une zone couverte par l'un de vos alliés.
Bu durum, sıklıkla düşmanın müttefiklerinizden birinin imha noktasının içine manevra yapmasına yol açar.Oft führt dies dazu, dass sich der Gegner in die Abschusszone eines eurer Verbündeten bewegt.
Bu kadar kötü bir iş olmasının sebebi, size sıklıkla ateş edenler olmasıydı.Beh, il motivo è che spesso qualcuno ti spara contro.
Bu kadar kötü bir iş olmasının sebebi, size sıklıkla ateş edenler olmasıydı.De reden dat het zo'n slechte baan is, is dat een groot deel van de tijd, iemand op je aan het schieten is.
Bu kadar kötü bir iş olmasının sebebi, size sıklıkla ateş edenler olmasıydı.Der Grund ist, dass oft jemand auf Sie schießt.
Bu kadar kötü bir iş olmasının sebebi, size sıklıkla ateş edenler olmasıydı.Dlatego, że często ktoś do ciebie strzela. Dlatego, że często ktoś do ciebie strzela.
Bu kadar kötü bir iş olmasının sebebi, size sıklıkla ateş edenler olmasıydı.Důvod, proč to je špatná práce je ten, že po vás někdo pořád střílí.
Bu kadar kötü bir iş olmasının sebebi, size sıklıkla ateş edenler olmasıydı.É um emprego tão mau porque se vive num tiroteio constante.
Bu kadar kötü bir iş olmasının sebebi, size sıklıkla ateş edenler olmasıydı.왜냐하면 시도 때도 없이 누군가가 당신을 향해 총을 쏘기 때문이죠.
Bu kadar kötü bir iş olmasının sebebi, size sıklıkla ateş edenler olmasıydı.La razón por la que es tan mal trabajo es que habrá alguien que te estará disparando a cada rato.
Bu kadar kötü bir iş olmasının sebebi, size sıklıkla ateş edenler olmasıydı.Les raisons à cela c'est que, constamment, on vous tire dessus.
Bu kadar kötü bir iş olmasının sebebi, size sıklıkla ateş edenler olmasıydı.Nos, azért olyan rossz munka, mert a legtöbbször valaki éppen lő rád.
Bu kadar kötü bir iş olmasının sebebi, size sıklıkla ateş edenler olmasıydı.Ο λόγος που είναι άσχημη δουλειά, είναι επειδή συχνά κάποιος σε πυροβολεί.
Bu kadar kötü bir iş olmasının sebebi, size sıklıkla ateş edenler olmasıydı.А плоха она тем, что очень часто в тебя стреляют.
Bu kadar kötü bir iş olmasının sebebi, size sıklıkla ateş edenler olmasıydı.Причината това да е лоша работа, е че има някой, който стреля по теб много често.
Bu kadar kötü bir iş olmasının sebebi, size sıklıkla ateş edenler olmasıydı.הסיבה לכך שזה ג'וב כזה גרוע היא, שבחלק גדול מהזמן יורים עליך.
Bu kadar kötü bir iş olmasının sebebi, size sıklıkla ateş edenler olmasıydı.السبب لكونه عمل سيء هو لوجود شخص يطلق عليك النار طيلة الوقت.
Bu kadar kötü bir iş olmasının sebebi, size sıklıkla ateş edenler olmasıydı.襲われるから
Bu kanun maddelerinin sağladıkları haklar ne sıklıkla kullanılıyor diye bir baktım. ..A jen, abyste měli představu, jak často se tohle děje, trochu jsem se na to předtím kouknul.
BU maymunların daktiloda yazdığına benzer. Bu talimatlardan her biri yaklaşık olarak eşit sıklıkta görünür.Cada una de estas instrucciones aparece con casi la misma frecuencia.
BU maymunların daktiloda yazdığına benzer. Bu talimatlardan her biri yaklaşık olarak eşit sıklıkta görünür.Fiecare din aceste instrucțiuni apare cu aproximativ aceeași frecvență.
BU maymunların daktiloda yazdığına benzer. Bu talimatlardan her biri yaklaşık olarak eşit sıklıkta görünür.Minden egyes utasítás nagyjából ugyanolyan gyakorisággal fordul elő.
BU maymunların daktiloda yazdığına benzer. Bu talimatlardan her biri yaklaşık olarak eşit sıklıkta görünür.Всяка една от тези инстукции има приблизително една и съща честота.
Bu nedenle Kuran'da sıklıkla atıfta bulunulan olaylar ve dolayısıyla그래서 저는 꾸란에서 계속 언급되는 역사적 사실과 그 대강의 구조를
Bu nedenle Kuran'da sıklıkla atıfta bulunulan olaylar ve dolayısıylaאז הכרתי את המאורעות שאליהם מתייחס הקוראן לעיתים תכופות,
Bu nedenle Kuran'da sıklıkla atıfta bulunulan olaylar ve dolayısıylaولذلك كنت أعرف الأحداث التي يشير اليها القرآن باستمرار،
Bu nedenle Kuran'da sıklıkla atıfta bulunulan olaylar ve dolayısıyla引き合いにだす出来事や その枠組みは知っていました
Bunların fosillerinden sıklıkla bulmak mümkünIn effetti, si possono trovare fossili interi per provarlo.
Bunların fosillerinden sıklıkla bulmak mümkünJest dużo całych skamielin. Ten jest młody.
Bunların fosillerinden sıklıkla bulmak mümkün그리고 전체 화석도 찾아 볼 수 있죠.
Bunların fosillerinden sıklıkla bulmak mümkünMan konnte komplette Fossilien von ihnen finden.
Bunların fosillerinden sıklıkla bulmak mümkünOn pouvait même en trouver des fossiles complets.
Bunların fosillerinden sıklıkla bulmak mümkünȘi pot fi găsite usor dovezi fosile ale acestuia.
Bunların fosillerinden sıklıkla bulmak mümkünY se puede encontrar fósiles enteros de este dinosaurio.
Bunların fosillerinden sıklıkla bulmak mümkünВы могли бы найти ископаемые свидетельства этого.
Bunların fosillerinden sıklıkla bulmak mümkünМоже да се намерят техни цели скелети.
Bunların fosillerinden sıklıkla bulmak mümkünואתם למעשה יכולים למצוא שרידי מאובנים שלהם.
Bunların fosillerinden sıklıkla bulmak mümkünو توجد احفوريات كثيرة تدل على ذلك
Bunların fosillerinden sıklıkla bulmak mümkünこれは子供の化石です
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.Ce sont des antidépresseurs couramment prescrits.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.Chúng là các loại thuốc trầm cảm thường được kê đơn cho bán cho những bệnh nhân.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.Dessa är vanliga antidepressiva läkemedel.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.Dette er almindeligt udskrevne antidepressiv medicin.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.Dies sind üblicherweise verschriebene Antidepressiva.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.Dit zijn vaak voorgeschreven antidepressiva.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.Ezek rendszeresen felírt antidepresszánsok.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.Ini adalah obat antidepresi yang biasa diresepkan.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.Jsou to hojně předepisovaná antidepresiva.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.이들은 일반적으로 처방되는 항우울제 입니다.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.São antidepressivos receitados frequentemente.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.Son antidepresivos recetados comúnmente.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.To powszechnie przepisywane antydepresanty.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.Είναι κοινώς συνταγογραφούμενα αντικαταθλιπτικά.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.Това са широко предписвани антидепресанти.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.Це доволі часто виписувані антидепресанти.
Bunlar sıklıkla reçetelendirilen antidepresanlardır.Это часто выписываемые антидепрессанты.