Ana içeriğe geç
Sözlük

sıklık ile cümle

sıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bizde sonra gider bu mercanları inceler ve bunun ne sıklıkla karşımıza çıktığını bulmaya çalışırız.Poți merge apoi să studiezi coralii și să îți dai seama cât de des vezi acest lucru.
Bizde sonra gider bu mercanları inceler ve bunun ne sıklıkla karşımıza çıktığını bulmaya çalışırız.Sie können dann die Korallen untersuchen und schauen, wie oft Sie so etwas finden.
Bizde sonra gider bu mercanları inceler ve bunun ne sıklıkla karşımıza çıktığını bulmaya çalışırız.Si può quandi andare a studiare i coralli per capire quanto spesso ciò accada.
Bizde sonra gider bu mercanları inceler ve bunun ne sıklıkla karşımıza çıktığını bulmaya çalışırız.Tanulmányozni lehet a korallokat, megvizsgálni, hogy hányszor történt ilyen.
Bizde sonra gider bu mercanları inceler ve bunun ne sıklıkla karşımıza çıktığını bulmaya çalışırız.Uno puede ir y estudiar los corales e averiguar cuán a menudo puede ver esto.
Bizde sonra gider bu mercanları inceler ve bunun ne sıklıkla karşımıza çıktığını bulmaya çalışırız.Vous pouvez ensuite aller étudier les coraux et déterminer à quelle fréquence vous voyez cela.
Bizde sonra gider bu mercanları inceler ve bunun ne sıklıkla karşımıza çıktığını bulmaya çalışırız.Έπειτα μπορούμε να μελετήσουμε τα κοράλλια και να υπολογίσουμε πόσο συχνά το συναντάμε αυτό.
Bizde sonra gider bu mercanları inceler ve bunun ne sıklıkla karşımıza çıktığını bulmaya çalışırız.Можно заняться изучением кораллов и подсчитать, как часто эти события случались.
Bizde sonra gider bu mercanları inceler ve bunun ne sıklıkla karşımıza çıktığını bulmaya çalışırız.След това можете да отидете да проучвате коралите и да разберете колко често се случва това.
Bizde sonra gider bu mercanları inceler ve bunun ne sıklıkla karşımıza çıktığını bulmaya çalışırız.ואז אפשר בעצם ללכת לחקור אלמוגים ולהבין באיזו תדירות רואים את הדבר הזה.
Bizde sonra gider bu mercanları inceler ve bunun ne sıklıkla karşımıza çıktığını bulmaya çalışırız.وتستطيع أن تذهب وتدرس الشعب المرجانية بعد ذلك واكتشف كيف تشاهد هذا غالباً.
Bizde sonra gider bu mercanları inceler ve bunun ne sıklıkla karşımıza çıktığını bulmaya çalışırız.どれだけ頻繁に起こるかわかります そこで 80年代に考えられたのは
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz.Celkom často vyrábame krátke videá.
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz.Chúng tôi cũng hay làm những đoạn phim nhỏ.
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz.Facciamo abbastanza spesso piccoli film.
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz.Facem mici filme destul de des.
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz.Fazemos frequentemente curtas metragens.
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz. Fon müziği hakkında her zaman çok tartışırız.Al crear estos vídeos siempre discutimos sobre la banda sonora.
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz. Fon müziği hakkında her zaman çok tartışırız.Często je robimy, zawsze kłócimy się co do muzyki.
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz. Fon müziği hakkında her zaman çok tartışırız.Wir machen oft kleine Filme und immer streiten wir uns über den Soundtrack.
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz. Fon müziği hakkında her zaman çok tartışırız.Мы очень часто делаем видеоклипы, и по поводу звукового сопровождения у нас всегда идут споры.
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz.Gyakran csinálunk kicsi filmecskéket.
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz.저희는 종종 짧은 영화를 만들곤합니다.
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz.Nous faisons souvent des petits films.
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz.We maken heel vaak filmpjes.
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz.Φτιάχνουμε συχνά μικρές ταινίες.
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz.Често правим малки филмчета.
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz.לעיתים קרובות אנחנו מכינים סרטים קטנים.
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz.نحن غالباً ما نصنع أفلام قليلة
Biz sıklıkla küçük filmler yapıyoruz.サウンドトラックで いつも口論になります
Böyle işte... Sıklıkla söylüyorum:A tak... říkám to docela často...
Böyle işte... Sıklıkla söylüyorum: Bazı çok zorlanarak başlamış ilişkilerimiz var.En dus zeg ik redelijk vaak dat we snel heel geforceerde relaties hebben.
Böyle işte... Sıklıkla söylüyorum:Por isso digo muitas vezes
Böyle işte... Sıklıkla söylüyorum:Und deshalb sage ich sehr häufig:
Böyle işte... Sıklıkla söylüyorum:И так...я весьма часто говорю
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.5つ星の豪華なホテルに泊まるチャンスがありまして
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.Arra az időre tudom visszavezetni, amikor sok időt töltöttem hotelekben.
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.Cela remonte a un temps où je passais beaucoup de temps dans les hôtels.
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.Dobbiamo andare indietro ad un tempo quando stavo spesso in hotel.
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.Es fing an als ich sehr oft in Hotels geschlafen habe.
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.Het gaat terug naar de tijd dat ik heel vaak in hotels verbleef.
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.제가 자주 호텔에 머무르던 시절로 돌아가게 됩니다.
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.Musimy cofnąć się do czasu, kiedy często nocowałem w hotelach.
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.Quay trở lại khi tôi rất thường xuyên ở khách sạn.
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.Remonta a uma altura em que eu ficava frequentemente em hotéis.
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.Se remonta a una época en que vivía siempre en hoteles.
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.Totul a început într-o vreme când stăteam foarte des în hoteluri.
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.Začalo to, když jsem často pobýval v hotelích.
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.Με πάει πίσω σε μια εποχή που έμενα συχνά σε ξενοδοχεία.
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.Все началось в то время, когда мне часто приходилось останавливаться в отелях.
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.Идва от едно време, когато много често отсядах в хотели.
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.זה התחיל עוד כשהייתי מרבה להתאכסן במלונות.
Bu çok eskilere, otellerde sıklıkla kaldığım dönemlere dayanıyor.يرجع الأمر إلى زمن كنت فيه أبيت في الفنادق كثيرا
Bu da çok matematiksel bir terim. Sıklıkla, a'dan b'ye kapalı bir aralık, deriz.Das ist noch ein anderer mathematischer Begriff. und es klingt sehr abstrakt.
Bu değerlendirme çalışmalarda sıklıkla kullanılmış olup Avrupa model anketinden elde edilebilir.Cet étalon a souvent été utilisé dans les études et se trouve dans le questionnaire modèle européen.
Bu değerlendirme çalışmalarda sıklıkla kullanılmış olup Avrupa model anketinden elde edilebilir.Denne benchmark er ofte blevet anvendt i undersøgelser og kan udledes af det europæiske modelspørgeskema.
Bu değerlendirme çalışmalarda sıklıkla kullanılmış olup Avrupa model anketinden elde edilebilir.Detta mått har ofta använts i studier och kan härledas ur det europeiska modellformuläret.
Bu değerlendirme çalışmalarda sıklıkla kullanılmış olup Avrupa model anketinden elde edilebilir.Deze maatstaf wordt veel gebruikt in studies en kan worden afgeleid uit de Europese modelenquête.
Bu değerlendirme çalışmalarda sıklıkla kullanılmış olup Avrupa model anketinden elde edilebilir.Ezt a fajta, az európai mintakérdőívből eredeztethető behatárolást gyakran használják a tanulmányokban.
Bu değerlendirme çalışmalarda sıklıkla kullanılmış olup Avrupa model anketinden elde edilebilir.Tätä vertailuarvoa käytetään tutkimuksissa usein, ja se on peräisin eurooppalaisesta mallikyselylomakkeesta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod