sıkıntı ile cümle

sıkıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Vă rog iarăş să nu vă pierdeţi cumpătul din pricina necazurilor mele pentru voi: aceasta este slava voastră).
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Vi prego quindi di non perdervi d'animo per le mie tribolazioni per voi; sono gloria vostra
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Zato prosim, da ne opešate v stiskah mojih za vas, kar je vaša čast.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Δια τουτο σας παρακαλω να μη αθυμητε δια τας υπερ υμων θλιψεις μου, το οποιον ειναι δοξα υμων.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.на Него да бъде слава в църквата и в Христа Исуса във всичките родове от века до века. Амин.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Посему прошу вас не унывать при моих ради вас скорбях, которые суть ваша слава.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.Тимже благаю вас не смутитись горем моїм про вас, котре єсть слава ваша.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.בעבור זאת אבקש שלא תחתו בצרותי למענכם יען כי היא תפארתכם׃
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.لذلك اطلب ان لا تكلّوا في شدائدي لاجلكم التي هي مجدكم.
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.所 以 我 求 你 們 、 不 要 因 我 為 你 們 所 受 的 患 難 喪 膽 . 這 原 是 你 們 的 榮 耀
Bu nedenle, uğrunuza çektiğim sıkıntılar karşısında yılmamanızı rica ediyorum. Bunlar size yücelik kazandırır.所以 我 求 你 們 、 不 要 因我 為 你 們所 受 的 患難喪膽 . 這原 是 你 們 的 榮耀
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.Az irodában nem ez jelenti a valós gondot.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.Ce ne sont pas les vrais problèmes au bureau.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.Das sind nicht die wahren Probleme im Büro.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.Dat zijn niet de echte problemen op kantoor.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.Det är inte det som är problemet på kontoret.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.De udgør ikke de egentlige problemer på kontoret.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.Esos no son los problemas reales de la oficina.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.Hal tersebut bukanlah masalah yang sesungguhnya di kantor.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.이런 것들은 사무실에서의 진짜 문제들이 아닙니다.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.Não são esses os verdadeiros problemas no escritório.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.Những điều này không thực sự là vấn đề tại công sở.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.Non sono questi i veri problemi in ufficio.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.Nu acestea sunt adevaratele probleme la birou.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.To ale nejsou hlavní nástrahy práce v kanceláři.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.To nie są prawdziwe biurowe problemy.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.To nie sú hlavné dôvody rozptýlenia v kancelárii.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.To niso pravi problemi dela v pisarni.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.Δεν είναι αυτά τα πραγματικά προβλήματα στο γραφείο.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.На самом деле не они являются проблемами в офисе.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.Насправді не вони є проблемами в офісі.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.Това не са реалните проблеми в офиса.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.אלו לא הבעיות האמיתיות במשרד.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.ليست هذه هي المشاكل الحقيقية في المكتب.
Bunlar ofisteki gerçek sıkıntılar değil.本当の問題は
Bunu genç, sağlıklı dokulardan alabilirsiniz ama buradaki sıkıntı bağışıklık.Anda bisa memperolehnya dari jaringan muda dan sehat namun penghalangnya adalah sistem kekebalan tubuh.
Bunu genç, sağlıklı dokulardan alabilirsiniz ama buradaki sıkıntı bağışıklık.Bạn có thể lấy chúng từ những mô trẻ và khỏe, nhưng rào cản nằm ở sự miễn dịch.
Bunu genç, sağlıklı dokulardan alabilirsiniz ama buradaki sıkıntı bağışıklık.Je kunt het betrekken van jonge, gezonde weefsels, maar immunologie vormt een belemmering.
Bunu genç, sağlıklı dokulardan alabilirsiniz ama buradaki sıkıntı bağışıklık.젊어서 건강한 조직을 얻을 수 있습니다, 하지만 장애가 되는 것은 면역학이죠.
Bunu genç, sağlıklı dokulardan alabilirsiniz ama buradaki sıkıntı bağışıklık.Man kann es von jungen, gesunden Geweben bekommen, ein Hindernis aber ist die Immunologie.
Bunu genç, sağlıklı dokulardan alabilirsiniz ama buradaki sıkıntı bağışıklık.Można pobrać młode, zdrowe tkanki, ale barierą jest układ immunologiczny.
Bunu genç, sağlıklı dokulardan alabilirsiniz ama buradaki sıkıntı bağışıklık.Můžete ji získat z mladých, zdravých tkání, ale překážkou je imunologie.
Bunu genç, sağlıklı dokulardan alabilirsiniz ama buradaki sıkıntı bağışıklık.Poate fi obţinut din ţesut tânăr, sănătos, însă bariera e imunologică.
Bunu genç, sağlıklı dokulardan alabilirsiniz ama buradaki sıkıntı bağışıklık.Puoi prenderlo da tessuti sani e giovani, ma la barriera è immunologica.
Bunu genç, sağlıklı dokulardan alabilirsiniz ama buradaki sıkıntı bağışıklık.Se puede obtener de tejidos jóvenes y saludables, pero la barrera es la inmunología.
Bunu genç, sağlıklı dokulardan alabilirsiniz ama buradaki sıkıntı bağışıklık.Може да се вземе от млади, здрави тъкани, но бариерата е имунологията.
Bunu genç, sağlıklı dokulardan alabilirsiniz ama buradaki sıkıntı bağışıklık.Неважко отримати молоді, здорові тканини, проте перешкодою є імунітет.
Bunu genç, sağlıklı dokulardan alabilirsiniz ama buradaki sıkıntı bağışıklık.Нетрудно обеспечить молодые и здоровые ткани. Но тут есть препятствие - иммунитет.
Bunu genç, sağlıklı dokulardan alabilirsiniz ama buradaki sıkıntı bağışıklık.ניתן להשיג רקמות מצעירים בריאים, אבל המחסום הוא תורת החיסון.
Bunu genç, sağlıklı dokulardan alabilirsiniz ama buradaki sıkıntı bağışıklık.しかし ここには免疫学的な障壁があります ガラクトシルまたはギャルエピトープと
Bununla her gün uğraşma sıkıntısı, çok sinir bozucu olabiliyor diyelim,As frustrações quotidianas de lidar com isso podem ser muito irritantes.
Bununla her gün uğraşma sıkıntısı, çok sinir bozucu olabiliyor diyelim,Az ebből adódó, mindennapos frusztrációk eléggé idegesítőek tudnak lenni.
Bununla her gün uğraşma sıkıntısı, çok sinir bozucu olabiliyor diyelim,Codzienne problemy z elektrycznością są bardzo irytujące i frustrujące.
Bununla her gün uğraşma sıkıntısı, çok sinir bozucu olabiliyor diyelim,Dit vervelende probleem bezorgt ons dagelijks een hoop overlast. Stroomuitval is niet leuk.
Bununla her gün uğraşma sıkıntısı, çok sinir bozucu olabiliyor diyelim,Frustrările zilnice legate de problema asta pot fi extrem de enervante.
Bununla her gün uğraşma sıkıntısı, çok sinir bozucu olabiliyor diyelim,Každodenná frustrácia z tohto problému môže byť, povedzme, veľmi nepríjemná.
Bununla her gün uğraşma sıkıntısı, çok sinir bozucu olabiliyor diyelim,매일 매일 이 문제를 다루며 겪는 좌절은 말 그대로 정말 짜증났습니다.
Bununla her gün uğraşma sıkıntısı, çok sinir bozucu olabiliyor diyelim,Las frustraciones cotidianas de lidiar con esto pueden ser, digamos, muy molestas.
Bununla her gün uğraşma sıkıntısı, çok sinir bozucu olabiliyor diyelim,Le frustrazioni quotidiane per affrontarli possono essere, diciamo, molto spiacevoli.
Bununla her gün uğraşma sıkıntısı, çok sinir bozucu olabiliyor diyelim,Les frustrations quotidiennes que cela entraîne peuvent être, disons, très ennuyeuses.

İlgili Sayfalar