sıkıntı ile cümle
sıkıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?患難臨 到 他 、 神豈 能 聽 他 的 呼求
Bebek bakıcılığı sıkıntısı olan ülkenin başka bir yerine taşınmak zorunda kalırlar mıydı?Ar trebui să se mute în altă zonă a ţării unde e nevoie de babysitteri?
Bebek bakıcılığı sıkıntısı olan ülkenin başka bir yerine taşınmak zorunda kalırlar mıydı?Có nên chuyển đến một vùng khác đang thiếu hụt người giữ trẻ ?
Bebek bakıcılığı sıkıntısı olan ülkenin başka bir yerine taşınmak zorunda kalırlar mıydı?¿Deberían mudarse a otra parte del país donde faltaran cuidadores de niños?
Bebek bakıcılığı sıkıntısı olan ülkenin başka bir yerine taşınmak zorunda kalırlar mıydı?Deviam mudar-se para outra parte do país onde há falta de "babysitters"?
Bebek bakıcılığı sıkıntısı olan ülkenin başka bir yerine taşınmak zorunda kalırlar mıydı?Devraient-ils se déplacer dans une autre partie du pays qui manque de baby-sitters?
Bebek bakıcılığı sıkıntısı olan ülkenin başka bir yerine taşınmak zorunda kalırlar mıydı?Dovrebbero trasferirsi da qualche altra parte dove c'è carenza di baby-sitter?
Bebek bakıcılığı sıkıntısı olan ülkenin başka bir yerine taşınmak zorunda kalırlar mıydı?보모 수요에 대한 공급이 크게 미치지 못하는 곳으로 이사가야 하는 걸까요?
Bebek bakıcılığı sıkıntısı olan ülkenin başka bir yerine taşınmak zorunda kalırlar mıydı?Może powinni przeprowadzić się do innej części kraju, gdzie występuje deficyt opiekunów dla dzieci?
Bebek bakıcılığı sıkıntısı olan ülkenin başka bir yerine taşınmak zorunda kalırlar mıydı?Sollte sie in einen anderen Landesteil ziehen, wo Babysitter knapp sind?
Bebek bakıcılığı sıkıntısı olan ülkenin başka bir yerine taşınmak zorunda kalırlar mıydı?Πρέπει να κινηθεί προς ένα άλλο μέρος της χώρας όπου υπάρχει έλλειψη σε μπέιμπι-σίτερς;
Bebek bakıcılığı sıkıntısı olan ülkenin başka bir yerine taşınmak zorunda kalırlar mıydı?Должны ли они переезжать в другую часть страны, где нянь не хватает?
Bebek bakıcılığı sıkıntısı olan ülkenin başka bir yerine taşınmak zorunda kalırlar mıydı?Можливо варто переїхати у іншу частину країни, де є потреба у нянях?
Bebek bakıcılığı sıkıntısı olan ülkenin başka bir yerine taşınmak zorunda kalırlar mıydı?Трябва ли да се премести в друга част от страната, където има недостиг на детегледачки?
Bebek bakıcılığı sıkıntısı olan ülkenin başka bir yerine taşınmak zorunda kalırlar mıydı?האם עליו לעבור לאזור אחר של המדינה שבו קיים מחסור בשמרטפים?
Bebek bakıcılığı sıkıntısı olan ülkenin başka bir yerine taşınmak zorunda kalırlar mıydı?هل عليهم الانتقال إلى جزء آخر من البلد حيث يوجد حصاص في الحاضنات؟
Bebek bakıcılığı sıkıntısı olan ülkenin başka bir yerine taşınmak zorunda kalırlar mıydı?ベビーシッターが不足している 地域へ引っ越すべきか? このようなデータは 日常的に得られ
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Có lẽ Ðức Giê-hô-va sẽ đoái xem sự hoạn nạn ta, lấy phước trả lại thế cho sự rủa sả mà ta bị ngày nay.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Có_lẽ Ðức_Giê - hô-va sẽ đoái xem sự hoạn_nạn ta , lấy phước trả lại thế cho sự rủa_sả mà ta bị ngày_nay .
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››En misschien zal de HERE mijn schuld zien en mij toch zegenen ondanks deze vervloekingen."
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Forse il Signore guarderà la mia afflizione e mi renderà il bene in cambio della maledizione di oggi»
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››혹시 여호와께서 나의 원통함을 감찰하시리니 오늘날 그 저주 까닭에 선으로 내게 갚아 주시리라 하고
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Måske vil HERREN se til mig i min Nød og gøre mig godt til Gengæld for hans Forbandelse i Dag!"
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Morda pogleda GOSPOD mojo revo in mi poplača GOSPOD z dobrim za to, da me kolne danes.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Možno, že Hospodin pohliadne na moju krivdu a že mi odplatí Hospodin dobrým za jeho zlorečenie tohoto dňa.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Mungkin TUHAN akan memperhatikan penderitaan ini dan memberkati aku sebagai ganti kutukan itu.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Netalán reá tekint az Úr az én nyomorúságomra, és jóval fizet még ma nékem az Úr az õ átka helyett.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Poate că Domnul se va uita la necazul meu, şi-mi va face bine în locul blestemelor de azi.``
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Porventura o Senhor olhará para a minha aflição, e me pagará com bem a maldição deste dia.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Snać wejrzy Pan na utrapienie moje, a odda mi Pan dobrem za złorzeczenia jego dzisiejsze.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Snad popatří Hospodin na ssoužení mé, a odplatí mi Hospodin dobrým za zlořečenství jeho dnes.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Vielleicht wird der HERR mein Elend ansehen und mir mit Gutem vergelten sein heutiges Fluchen.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››Може би Господ ще погледне онеправданието ми, и Господ ще ми въздаде добро вместо неговото проклинане днес.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››может быть, Господь призрит на уничижение мое, и воздаст мне Господь благостью за теперешнее его злословие.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››אולי יראה יהוה בעוני והשיב יהוה לי טובה תחת קללתו היום הזה׃
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››لعل الرب ينظر الى مذلتي ويكافئني الرب خيرا عوض مسبته بهذا اليوم.
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››或 者 耶 和 華 見 我 遭 難 、 為 我 今 日 被 這 人 咒 罵 、 就 施 恩 與 我
Belki RAB sıkıntımı görür de, bugün okunan lanetlerin karşılığını iyilikle verir.››或者 耶和華 見 我 遭難 、 為 我 今日 被 這人 咒罵 、 就 施恩 與我
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.(21:12) Не удаляйся от меня, ибо скорбь близка, а помощника нет.
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.(22:12) Ne t`éloigne pas de moi quand la détresse est proche, Quand personne ne vient à mon secours!
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.Al mio nascere tu mi hai raccolto, dal grembo di mia madre sei tu il mio Dio
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.Bij mijn geboorte werd ik aan U opgedragen; al sinds die tijd bent U mijn God.
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.Janganlah jauh, sebab bahaya sudah dekat, dan tidak ada yang menolong
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.나를 멀리하지 마옵소서 환난이 가깝고 도울 자 없나이다
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.Não te alongues de mim, pois a angústia está perto, e não há quem acuda.
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.Na teba som uvrhnutý od narodenia; od života mojej matky si ty mojím silným Bohom.
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.Na tebeť jsem uvržen od narození svého, od života matky mé Bůh můj ty jsi.
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.Na tobie spolegam od narodzenia swego; z żywota matki mojej tyś Bogiem moim.
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.Ne bivaj daleč od mene, ker je blizu stiska, ker ni pomočnika.
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.No te alejes de mí, porque la angustia está cerca, y no hay quien ayude
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.Nu Te depărta de mine, căci s'apropie necazul, şi nimeni nu-mi vine în ajutor.
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.På dig är jag kastad allt ifrån modersskötet; du är min Gud allt ifrån min moders liv.
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.På dig er jeg kastet fra mors liv; fra min mors skjød er du min Gud.
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.Sei nicht ferne von mir, denn Angst ist nahe; denn es ist hier kein Helfer.
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.sinun huomaasi minä olen jätetty syntymästäni saakka, sinä olet minun Jumalani hamasta äitini kohdusta.
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.Születésem óta a te gondod voltam; anyám méhétõl fogva te voltál Istenem.
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.Vær mig ikke fjern, thi Trængslen er nær, og ingen er der, som hjælper!
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.Xin chớ đứng xa tôi , vì sự gian_truân hầu gần , Chẳng có ai tiếp_cứu cho .
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.Xin chớ đứng xa tôi, vì sự gian truân hầu gần, Chẳng có ai tiếp cứu cho.
Benden uzak durma! Çünkü sıkıntı yanıbaşımda, Yardım edecek kimse yok.Μη απομακρυνθης απ' εμου διοτι η θλιψις ειναι πλησιον διοτι ουδεις ο βοηθων.