sıkıntı ile cümle
sıkıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Co se mne týče, já hnusit všechny čestné slušný dře, zkoušek a soužení všeho druhu.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Da parte mia, ho abomino tutte le fatiche d'onore rispettabile, prove e tribolazioni di qualsiasi genere.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Din partea mea, am detesta toate trudeşte onorabili respectabil, încercări şi necazuri de orice fel.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.För min del avskyr jag alla hederliga respektabla mödor, prövningar och vedermödor av alla slag som helst.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.For mit vedkommende, afskyr jeg alle hæderlig respektable slider, prøvelser og trængsler af enhver art.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Kar se mene tiče, sem abominate vse častno ugleden naporov, poskusi, in napora vseh vrst whatsoever.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.제가 생각하기 에는요, 난 존경하는 존경 짐승을 잡는 그물, 시련과 고난을 싫어하다 무엇이든지 모든 가지.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Por mi parte, abomino todos los afanes honorable respetables, las pruebas y tribulaciones de todo tipo.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Về phần tôi, tôi không thích tất cả các toils đáng kính đáng kính, thử nghiệm, và đau khổ của mỗi loại gì.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Z mojej strony mogę nienawidzić wszystkich honorowy szacunku trudów, prób i ucisków każdego rodzaju.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Από την πλευρά μου, μισώ όλους τους αξιότιμους αξιοσέβαστη κοπιάζει, δοκιμές και δοκιμασίες των κάθε φύσεως.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.За моя страна, аз ненавиждам всички почтен уважаван труди, изпитания и премеждия независимо от всякакъв вид.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Зі свого боку, я ненавиджу всіх чесних респектабельний трудиться, випробувань і негараздів будь-якого роду.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Со своей стороны, я ненавижу всех честных респектабельный трудится, испытаний и невзгод любого рода.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.כשלעצמי, אני מתעבות כל עמלה מכובד מכובד, משפטים, והניסיונות מכל סוג שהוא.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.من جهتي ، أنا مقت كل الشرفاء الشراك محترمة ، والمحاكمات ، والمحن من كل نوع.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.いかなるあらゆる種類の。 私は自分自身の世話をするためにできることとしては、世話をすることなく、全く同じくらいです。
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.(90:15) Воззовет ко Мне, и услышу его; с ним Я в скорби; избавлю его ипрославлю его,
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.Będzie mię wzywał, a wysłucham go; Ja z nim będę w utrapieniu, wyrwę go, i uwielbię go.
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.Bude volať na mňa, a ohlásim sa mu. Ja budem, s ním v jeho súžení, vytrhnem ho a oslávim ho.
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.Cînd Mă va chema, îi voi răspunde; voi fi cu el în strîmtorare, îl voi izbăvi şi -l voi proslăvi.
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.Él me invocará, y yo le responderé; con él estaré en la angustia. Lo libraré y lo glorificaré
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.Han skal påkalle mig, og jeg vil svare ham; jeg er med ham i nøden, jeg vil utfri ham og føre ham til ære.
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.kalder han på mig, svarer jeg ham, i Trængsel er jeg hos ham, jeg frier ham og giver ham Ære:
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.저가 내게 간구하리니 내가 응답하리라 저희 환난 때에 내가 저와 함께하여 저를 건지고 영화롭게 하리라
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.Mi invocherà e gli darò risposta; presso di lui sarò nella sventura, lo salverò e lo renderò glorioso
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.Quando ele me invocar, eu lhe responderei; estarei com ele na angústia, livrá-lo-ei, e o honrarei.
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.Segítségül hív engem, ezért meghallgatom õt; vele vagyok háborúságában: megmentem és megdicsõítem õt.
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.Vzývati mne bude, a vyslyším jej; já s ním budu v ssoužení, vytrhnu a oslavím jej.
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.Той ще Ме призове, и Аз ще го послушам; С него ще съм, когато е в бедствие; ще го избавя и ще го прославя.
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.יקראני ואענהו עמו אנכי בצרה אחלצהו ואכבדהו׃
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.يدعوني فاستجيب له. معه انا في الضيق. انقذه وامجده.
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.他 若 求 告 我 、 我 就 應 允 他 . 他 在 急 難 中 、 我 要 與 他 同 在 . 我 要 搭 救 他 、 使 他 尊 貴
Bana seslenince onu yanıtlayacağım, Sıkıntıda onun yanında olacağım, Kurtarıp yücelteceğim onu.他 若 求告 我 、 我 就 應允 他 . 他 在 急難 中 、 我 要 與他 同在 . 我 要 搭救 他 、 使 他 尊貴
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Acaso Deus lhe ouvirá o clamor, sobrevindo-lhe a tribulação?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Apakah Allah akan mendengar tangisnya bilamana kesulitan menimpa dia
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Ascolterà forse Dio il suo grido, quando la sventura piomberà su di lui
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Bo li Bog mogočni slišal njegovo vpitje, ko pride stiska nadenj?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Či počuje silný Bôh jeho krik, keď prijde na neho úzkosť?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?¿Escuchará Dios su clamor, cuando le sobrevenga la calamidad
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Est-ce que Dieu écoute ses cris, Quand l`angoisse vient l`assaillir?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Hører mon Gud hans Skrig, når Angst kommer over ham?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Hører vel Gud hans skrik når trengsel kommer over ham?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Îi ascultă Dumnezeu strigătele, cînd vine strîmtoarea peste el?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Izali Bóg usłyszy wołanie jego, gdy nań ucisk przyjdzie?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Khi sự hoạn nạn xảy đến cùng hắn, Ðức Chúa Trời há sẽ nghe tiếng của hắn sao?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Khi sự hoạn_nạn xảy đến_cùng hắn , Ðức_Chúa_Trời há sẽ nghe tiếng của hắn sao ?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?환난이 그에게 임할 때에 하나님이 어찌 그 부르짖음을 들으시랴
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Kuuleeko Jumala hänen huutonsa, kun ahdistus häntä kohtaa?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Månne Gud skall höra hans rop, när nöden kommer över honom?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Meghallja-é kiáltását az Isten, ha eljõ a nyomorúság reá?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Meinst du das Gott sein Schreien hören wird, wenn die Angst über ihn kommt?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Zal God naar zijn hulpgeroep luisteren als hij in moeilijkheden komt?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Zdaliž volání jeho vyslyší Bůh silný, když na něj přijde ssoužení?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Αρα γε θελει ακουσει ο Θεος την κραυγην αυτου, οταν επελθη επ' αυτον συμφορα;
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Услышит ли Бог вопль его, когда придет на него беда?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?Ще послуша ли Бог вика му, Когато го сполети беда?
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?הצעקתו ישמע אל כי תבוא עליו צרה׃
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?أفيسمع الله صراخه اذا جاء عليه ضيق.
Başına sıkıntı geldiğinde, Tanrı feryadını duyar mı?患 難 臨 到 他 、 神 豈 能 聽 他 的 呼 求