sıkıntı ile cümle

sıkıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"Bak çevreyi düşündüm, şehri düşündüm, müşteriyi düşündüm, bütçe ve zaman sıkıntısını düşündüm" der.بقولهم "انظروا، أنا قلق بشأن المحتوى وبشأن المدينة وبشأن زبوني
"Bak çevreyi düşündüm, şehri düşündüm, müşteriyi düşündüm, bütçe ve zaman sıkıntısını düşündüm" der.この街のことを心配してます お客様のことが心配です 予算のことを心配してます だから私は納期を守ります」
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Aj, přepálím tě, ačkoli ne jako stříbro, přeberu tě v peci ssoužení.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Aku menguji engkau dalam api penderitaan, seperti perak dimurnikan dalam dapur api
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Ecco, ti ho purificato per me come argento, ti ho provato nel crogiuolo dell'afflizione
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Eis que te purifiquei, mas não como a prata; provei-te na fornalha da aflição,
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Glej, prečistil sem te, a ne kot srebro; izbranega sem te naredil v topilnici bridkosti.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.He aquí que te he purificado, pero no como a plata; te he probado en el horno de la aflicción
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Hľa, prepálim ťa, ale nie ako striebro, preberiem ťa v peci súženia.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Iată, te-am pus în cuptor, dar nu te-am găsit argint; te-am lămurit în cuptorul urgiei.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Ímé, megtisztítottalak, de nem úgy, mint ezüstöt, megpróbáltalak a nyomor kemenczéjében.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Je t`ai mis au creuset, mais non pour retirer de l`argent; Je t`ai éprouvé dans la fournaise de l`adversité.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Katso, minä olen sinua sulattanut, hopeata saamatta, minä olen sinua koetellut kärsimyksen pätsissä.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.보라 내가 너를 연단하였으나 은처럼 하지 아니하고 너를 고난의 풀무에서 택하였노라
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Nầy , ta luyện ngươi , nhưng không phải như luyện bạc ; ta đã thử ngươi trong lò hoạn_nạn .
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Nầy, ta luyện ngươi, nhưng không phải như luyện bạc; ta đã thử ngươi trong lò hoạn nạn.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Oto wypławię cię, ale nie jako srebro; przebiorę cię w piecu utrapienia.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Se, jag har smält dig, men silver har jag icke fått; jag har prövat dig i lidandets ugn.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Se, jeg smelted dig Sølv blev det ikke prøved dig i Lidelsens Ovn.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Ιδου, σε εκαθαρισα, πλην ουχι ως αργυρον σε κατεστησα εκλεκτον εν τω χωνευτηριω της θλιψεως.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Вот, Я расплавил тебя, но не как серебро; испытал тебя в горниле страдания.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.Ето, очистих те, но не като сребро; Изпитах те в пещта на скръбта.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.הנה צרפתיך ולא בכסף בחרתיך בכור עני׃
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.هانذا قد نقيتك وليس بفضة. اخترتك في كور المشقة.
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.我 熬 煉 你 、 卻 不 像 熬 煉 銀 子 . 你 在 苦 難 的 爐 中 、 我 揀 選 你
Bakın, gümüşü arıtır gibi olmasa da sizleri arıttım, Sıkıntı ocağında denedim.我 熬煉你 、 卻 不 像 熬煉銀子 . 你 在 苦難 的 爐中 、 我揀選你
Bana asla sıkıntı vermedin.Du har aldrig været en byrde.
Bana asla sıkıntı vermedin.Du warst nie eine Last.
Bana asla sıkıntı vermedin.Je bent nooit een last geweest.
Bana asla sıkıntı vermedin.Nigdy nie byłaś ciężarem.
Bana asla sıkıntı vermedin.Non sei mai stata un peso.
Bana asla sıkıntı vermedin.Soha nem voltál terhemre.
Bana asla sıkıntı vermedin.Tu n'as jamais été un fardeau.
Bana asla sıkıntı vermedin.Tú nunca has sido una carga.
Bana asla sıkıntı vermedin.Ty jsi nikdy nebyla přítěž.
Bana asla sıkıntı vermedin.Ty si nikdy nebola príťaž.
Bana asla sıkıntı vermedin.Você nunca o foi.
Bana asla sıkıntı vermedin.Ποτέ δεν υπήρξες βάρος.
Bana asla sıkıntı vermedin.Ты никогда не была обузой.
Bana asla sıkıntı vermedin.君は大事な友人だ
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Adj egy kis aqua vitae .-- Ezek a betegségeinket, ezek a gondok, ezek a bánat, hogy nekem a régi.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Anna joitain aqua vitae .-- Nämä surut, nämä murheet, nämä murheet saavat minut vanha.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Berikan saya beberapa riwayat aqua .-- duka ini, ini kesengsaraan, penderitaan ini membuat saya tua.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Daj mi nekaj aqua vitae .-- Te griefs, teh stisk, te žalosti, da me stari.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Daj mi trochę aqua vitae .-- Te smutki, te nieszczęścia, te cierpienia, które mnie życia.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Dajte mi nejaké aqua vitae .-- Tieto Žalý, tieto strasti, tieto starosti ma stará.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Dame un poco de agua de vida .-- Estos dolores, estos problemas, estos dolores me hacen viejos.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Dă-mi nişte aqua vitae .-- Aceste suferinţele, aceste problemele, necazurile acestea ma face sa vechi.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Dammi un po 'acquavite .-- Questi dolori, questi guai, questi dolori mi fanno vecchia.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Dejte mi nějaké aqua vitae .-- Tyto žaly, tyto strasti, tyto starosti mě stará.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Dê-me algum aqua vitae .-- Estas dores, essas desgraças, estas dores me fazem de idade.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Donnez-moi quelques vitae d'aqua .-- Ces chagrins, ces malheurs, ces douleurs me faire vieux.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Geef me wat aqua vitae .-- Deze verdriet, deze ellende, deze zorgen maakt me oud.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Ge mig lite aqua vitae .-- Dessa sorger, dessa elände, dessa sorger gör mig gammal.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Give me some aqua vitae .-- Diese Trauer, diese Leiden, machen diese Schmerzen mich alt.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Giv mig nogle aqua vitae .-- Disse Sorger, disse ulykker, disse sorger gør mig gammel.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Hãy cho tôi một số thủy Sơ yếu lý lịch .-- griefs, những tai ương, những nỗi buồn làm cho tôi cũ.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Дай ми някои жива вода .-- Тези скърби, тези неволи, тези скърби ме правят стар.
Bana bazı aqua vitae .-- Bu acılarımıza, bu sıkıntılardan verin, bu acılarını bana eski olun.Дай мне водка .-- Эти скорби, эти беды, эти горести меня старый.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Čo sa mňa týka, ja hnusiť všetky čestné slušný drie, skúšok a súženia všetkého druhu.

İlgili Sayfalar