sıkıntı ile cümle
sıkıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.והציקותי לאריאל והיתה תאניה ואניה והיתה לי כאריאל׃
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.وانا اضايق اريئيل فيكون نوح وحزن وتكون لي كاريئيل.
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.我 終 必 使 亞 利 伊 勒 困 難 . 他 必 悲 傷 哀 號 、 我 卻 仍 以 他 為 亞 利 伊 勒
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.我 終必 使 亞利 伊勒困難 . 他 必 悲傷哀號 、 我 卻 仍 以 他 為亞 利伊勒
Ama sıkıntı üzüntüyle aynı şey değildir.Ale niewygoda to nie powód do smutku.
Ama sıkıntı üzüntüyle aynı şey değildir.Ma inconveniente non è sinonimo di tristezza.
Ama sıkıntı üzüntüyle aynı şey değildir.Mas inconveniente não é sinónimo de tristeza.
Ama sıkıntı üzüntüyle aynı şey değildir.Men obekväm är inte samma sak som sorglig.
Ama sıkıntı üzüntüyle aynı şey değildir.Men ubekvem er ikke det samme som sørgelig.
Ama sıkıntı üzüntüyle aynı şey değildir.-mutta hankaluus ei ole sama kuin surullisuus.
Ama sıkıntı üzüntüyle aynı şey değildir.Pero eso no significa que tenga mala suerte.
Ama sıkıntı üzüntüyle aynı şey değildir.Αυτό όμως δεν συνεπάγεται θλίψη.
Ama sıkıntı üzüntüyle aynı şey değildir.Но недостаток - это не то, что грусть.
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.A keď sa vo svojej úzkosti obrátil k Hospodinovi, Bohu Izraelovmu, a keď ho hľadali, dal sa im najsť.
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.ali ko so se v stiski svoji obrnili h GOSPODU, Bogu Izraelovemu, in ga iskali, so ga našli.
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.Dar în mijlocul strîmtorării lor s'au întors la Domnul, Dumnezeul lui Israel, L-au căutat, şi L-au găsit.
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.Da vendte de i sin trengsel om til Herren, Israels Gud, og søkte ham, og han lot sig finne av dem.
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.Ha megtért volna az õ nyomorúságában az Úrhoz, Izráel Istenéhez: megtalálták volna azok, a kik õt keresik.
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.Ješto, kdyby se v úzkosti své k Hospodinu Bohu Izraelskému byli obrátili a hledali ho, byliť by ho nalezli.
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.그 환난 때에 이스라엘 하나님 여호와께 돌아가서 찾으매 저가 그들의 만난바가 되셨나니
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.Men i sin nöd omvände de sig till HERREN, Israels Gud, och när de sökte honom, lät han sig finnas av dem.
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.men i sin Trængsel omvendte det sig til HERREN, Israels Gud, og søgte ham, og han lod sig finde at dem.
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.Pero cuando en su tribulación se volvieron a Jehovah Dios de Israel y le buscaron, él se dejó hallar por ellos
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.Quando, porém, na sua angústia voltaram para o Senhor, Deus de Israel, e o buscaram, o acharam.
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.но когато в бедствието си се обърнаха към Господа Израилевия Бог и Го потърсиха, Той биде намерен от тях.
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.но когда он обратится в тесноте своей к Господу Богу Израилеву и взыщет Его, Он даст им найти Себя.
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.וישב בצר לו על יהוה אלהי ישראל ויבקשהו וימצא להם׃
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.ولكن لما رجعوا عندما تضايقوا الى الرب اله اسرائيل وطلبوه وجد لهم.
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.但 他 們 在 急 難 的 時 候 歸 向 耶 和 華 以 色 列 的 神 、 尋 求 他 、 他 就 被 他 們 尋 見
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.但 他 們在 急難 的 時候歸 向 耶和華 以色列 的 神 、 尋求 他 、 他 就 被 他 們尋見
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.A šli sme do školských zariadení, kde sa dnes firmy dostávajú na školy po celej Amerike, ktoré sú bez peňazí.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.Fomos a bairros escolares onde as empresas estão a abrir caminho em escolas falidas por toda a América.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.그리고 기업체들이 예산이 부족한 미국 전역의 학교들에 진출하는 것도 담았습니다.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.Odwiedziliśmy też dzielnice edukacyjne, gdzie firmy zaczynają wkraczać do spłukanych szkół w całej Ameryce.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.Und wir fuhren in Schulbezirke, in denen Firmen sich ihren Weg bahnen in verarmte Schulen, in ganz Amerika.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.We gingen naar schooldistricten in heel Amerika waar bedrijven hun weg vinden naar scholen met te weinig geld.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.И мы были в школьных районах, где сейчас компании прокладывают дорожку в небогатые школы по всей Америке.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.И отидохме в училищните райони, където сега компаниите настъпват в закъсалите за пари училища в цяла Америка.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.והגענו למחוזות חינוכיים שבהם חברות עושות את דרכן לבתי ספר עניים בכל רחבי אמריקה.
Amerika'da şirketlerin günümüzde erişmeye çalıştıkları para sıkıntısı olan okullara gittik.アメリカ中の財政難の学校に 企業たちは進出しています 驚くのは今までのプロジェクトで反響が多かったり
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.iba že mi Svätý Duch osvedčuje po mestách a hovorí, že ma čakajú putá a súženie.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.오직 성령이 각 성에서 내게 증거하여 결박과 환난이 나를 기다린다 하시나
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.kun, at den Helligånd i hver By vidner for mig og siger, at Lænker og Trængsler vente mig.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.men bare at den Hellige Ånd i by efter by vidner for mig og sier at bånd og trengsler venter mig.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.Než že Duch svatý po městech, kudyž jsem šel, osvědčuje mi, pravě, že vězení a soužení mne očekávají.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.Numai, Duhul Sfînt mă înştiinţează din cetate în cetate că mă aşteaptă lanţuri şi necazuri.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.nur daß der heilige Geist in allen Städten bezeugt und spricht, Bande und Trübsal warten mein daselbst.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.razen da mi sveti Duh po vseh mestih priča in pravi, da me čakajo vezi in stiske.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.senão o que o Espírito Santo me testifica, de cidade em cidade, dizendo que me esperam prisões e tribulações.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.seulement, de ville en ville, l`Esprit Saint m`avertit que des liens et des tribulations m`attendent.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.So soltanto che lo Spirito Santo in ogni città mi attesta che mi attendono catene e tribolazioni
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.Tylko że Duch Święty po miastach świadczy, powiadając, że mię więzienie i uciski czekają.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.πλην οτι το Πνευμα το Αγιον μαρτυρει εν παση πολει λεγον, οτι δεσμα και θλιψεις με περιμενουσι.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.Тільки що Дух сьвятий по городам сьвідкує слово, що кайдани мене та муки ждуть.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.только Дух Святый по всем городам свидетельствует, говоря, что узы и скорби ждут меня.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.אפס כי רוח הקדש מעיד בכל עיר ועיר לאמר כי מוסרות וצרות נכונו לי׃
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.غير ان الروح القدس يشهد في كل مدينة قائلا ان وثقا وشدائد تنتظرني.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.但 知 道 聖 靈 在 各 城 裡 向 我 指 證 、 說 、 有 捆 鎖 與 患 難 等 待 我
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.但 知道 聖靈 在 各 城裡 向 我 指證 、 說 、 有 捆鎖與 患難 等待 我
Ancak sıkıntı şu ki, bir zincirleme etki olduğunda, tamamı sıkıntıya girer.Co je možná problém všech těchto bank, že je to kaskáda, po které jedou.