sıkıntı ile cümle
sıkıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ama çekim günü biterdi ve ben karışık, sıkıntılı benliğime geri dönerdim.但系當拍攝完結時, 我重回到 果個粗燥,蠢鈍嘅我。
Ama çoğu insan bundan yararlanamıyor. Aksine bunun sıkıntısını yaşıyorlar.Проте більшость з нас цього досягти не вдалось.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Deși când sunt într-un submersibil, știu că nu sunt total neobservabilă.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Kiedy siedzę w łodzi, niestety wiem, że bardzo rzucam się w oczy.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.제가 잠수함에 앉아 있을 때 제가 얼마나 눈에 띄는지 알고 있죠.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Mais quand je suis dans un sous-marin, je sais que je ne suis pas non intrusive.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Meski saya hanya duduk di dalam kapal selam, Saya sadar keberadaan saya sangat menggangu.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Quando siedo in un sommergibile pero', so per certo che non sono per nulla discreta.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Wanneer ik echter in een duikbootje zit, weet ik dat ik helemaal niet onopvallend ben.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Когато седя в подводница обаче, знам, че изобщо не съм ненатрапчива.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.Однако, когда я сижу в батискафе, я знаю, что вмешиваюсь в жизнь подводного мира.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.כאשר אני יושבת בתא-צלילה, אני יודעת שאני כלל לא מוסתרת.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.علي الرغم أني حين أجلس في الغاطسة، أعلم إني لست خفية على الاطلاق.
Ama denizaltının içinde otururken şunu biliyorum ki çevreye epey sıkıntı veriyorum.目立たないどころではありません まばゆい光と騒がしいスクリューの音があるので
Ama diğerleri onun suçlu geçmişinden bahsetmekte bir sıkıntı görmedi:Pero otros no tuvieron escrúpulos en Twitter sobre recordar su pasado criminal:
Ama hâlâ bu sıkıntının kaynağını aramaya yanaşmakta zorlanıyorlar.لكنهم لا زالوا يكافحون في العودة والبحث عن جذور المشكلة الحقيقية
Ama petrol fiyatları düştü ve herkes enerji sıkıntısını unuttu.Akonáhle cena ropy klesá, všetci zabúdajú na nedostatok energie...
Ama petrol fiyatları düştü ve herkes enerji sıkıntısını unuttu.Ale cena ropy spada i wszyscy zapominają o kolejkach na stacjach benzynowych.
Ama petrol fiyatları düştü ve herkes enerji sıkıntısını unuttu.Con esta crisis energética nace el movimiento ecologista.
Ama petrol fiyatları düştü ve herkes enerji sıkıntısını unuttu.Dar prețurile la petrol scad și toată lumea uită de deficituri de energie.
Ama petrol fiyatları düştü ve herkes enerji sıkıntısını unuttu.I prezzi del petrolio crollano e tutti si dimenticano delle carenze energetiche.
Ama petrol fiyatları düştü ve herkes enerji sıkıntısını unuttu.하지만 유가가 하락하자 다들 에너지가 부족하다는 사실을 잊습니다.
Ama petrol fiyatları düştü ve herkes enerji sıkıntısını unuttu.Maar olieprijzen dalen en iedereen vergeet de energietekorten.
Ama petrol fiyatları düştü ve herkes enerji sıkıntısını unuttu.Mas com as jazidas do médio oriente, o preço do petróleo desce e toda a gente esquece as falhas de energia.
Ama petrol fiyatları düştü ve herkes enerji sıkıntısını unuttu.Цены на нефть падают, и все забывают о нехватке электричества.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Ale ty bądź czułym we wszystkiem, cierp złe, wykonywaj uczynek kaznodziei, usługiwania twego zupełnie dowódź.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Ale ty buď triezvy vo všetkom trp, čo prijde zlé, konaj dielo evanjelistu, vykonaj svoju službu.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.De te józan légy mindenekben, szenvedj, az evangyélista munkáját cselekedd, szolgálatodat teljesen betöltsd.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Du derimod, vær ædru i alle Ting, lid ondt, gør en Evangelists Gerning, fuldbyrd din Tjeneste!
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.그러나 너는 모든 일에 근신하여 고난을 받으며 전도인의 일을 하며 네 직무를 다하라
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Men vær du edru i alle ting, lid ondt, gjør en evangelists gjerning, fullfør din tjeneste!
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Mutta ole sinä raitis kaikessa, kärsi vaivaa, tee evankelistan työ, toimita virkasi täydellisesti.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Pero tú, sé sobrio en todo; soporta las aflicciones; haz obra de evangelista; cumple tu ministerio
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Ti pa bodi trezen v vsem, trpi nadloge, opravljaj delo evangelista, izpolnjuj službo svojo.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Tu, porém, sê sóbrio em tudo, sofre as aflições, faze a obra de um evangelista, cumpre o teu ministério.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Συ δε αγρυπνει εις παντα, κακοπαθησον, εργασθητι εργον ευαγγελιστου, την διακονιαν σου καμε πληρη.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Медникарят Александър ми стори много зло; Господ ще му върне по делата му;
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Но ты будь бдителен во всем, переноси скорби, совершай дело благовестника, исполняй служение твое.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.Ти ж тверезись у всьому, терпи лихо, роби дїло благовісника, службу твою знаною вчини.
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.אבל אתה היה ער בכל סבל הרעות ועשה מלאכת המבשר ומלא את שרותך׃
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.واما انت فاصح في كل شيء. احتمل المشقات. اعمل عمل المبشر. تمم خدمتك
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.你 卻 要 凡 事 謹 慎 、 忍 受 苦 難 、 作 傳 道 的 工 夫 、 盡 你 的 職 份
Ama sen her durumda ayık ol, sıkıntıya göğüs ger, müjdeci olarak işini yap, görevini tamamla.你 卻要 凡事 謹慎 、 忍受 苦難 、 作傳 道 的 工夫 、 盡 你 的 職份
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.Ale sovriem Ariela, a bude vzdychania a stenania, a bude mi jako Ariel.
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.Apoi voi împresura pe Ariel; plînsete şi gemete vor fi în ea şi cetatea va fi ca un Ariel pentru Mine.
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.Bấy giờ ta sẽ làm cho A-ri-ên thắt ngặt; tại đó sẽ có tang chế than vãn; nhưng nó vẫn còn làm A-ri-ên cho ta.
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.da bringer jeg Ariel Trængsel, da kommer Sorg og Kvide, da bliver du mig et Ariel,
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.dann will ich den Ariel ängsten, daß er traurig und voll Jammers sei; und er soll mir ein rechter Ariel sein.
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.Então porei Ariel em aperto, e haverá pranto e lamentação; e ela será para mim como Ariel.
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.És én megszorítom Árielt, és lesz fájdalom és siralom, és lesz nékem, mint Áriel.
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.Io metterò alle strette Arièl, ci saranno gemiti e lamenti. Tu sarai per me come un vero Arièl
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.Jednak ucisnę Aryjela, i będzie smutek i żałość, bo mi będzie jako Aryjel.
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.내가 필경 너 아리엘을 괴롭게 하리니 네가 슬퍼하고 애곡하며 내게 아리엘과 같이 되리라
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.Pero yo pondré a Ariel en aprietos, y será una ciudad de dolor y lamento; ella será para mí un Ariel
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.Puis j`assiégerai Ariel; Il y aura des plaintes et des gémissements; Et la ville sera pour moi comme un Ariel.
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.vendar pripravim v stisko Ariela in bo v njem žalovanje in javkanje. In bode mi pravi Ariel.
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.Však předce ssoužím Ariele. I nastane žalost a zámutek, nebo mi bude jako Ariel.
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.Want Jeruzalem zal dan haar naam (Vuurhaard) eer aandoen. Het zal een altaar worden, bedekt met bloed.
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.Но Я стесню Ариил, и будет плач и сетование; и он останется у Меня, как Ариил.
Ama seni sıkıntıya sokacağım. Feryat, figan edeceksin, Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.Тогава Аз ще притесня Ариил, И ще има в него тъга и скръб, И той ще Ми бъде наистина като огнище Божие.